12 Oca 2010

Anlar.

Düzenin dışına çıktığımız anları hatırlarız en çok. Okulu kırdığımız günü. Kaçırdığımız uçağı. Gecenin ortasında uyandığımızda annemizin bizi yedirmek içim mutfağa götürdüğünde elimize alıp bırakmadığımız ve onlarla uyuduğumuz mandalinaları. Detayları unutmayız. Gecenin köründe annem ve teyzem kahvaltı yapıyoruz, her nasılda gece kalkmama ses çıkarılmamış ve sırf onlarla daha çok kalabilmek için açım dememe inanılmış. Bitince yatmaya itirazım yok. Teyzem annem ve ben çok eğleniyoruz beraber. Bugün kızım teyzesi ve ben çok eğlendik Ela uyanınca. Acıkmıştı gerçekten, derdini anlıyoruz. Parmağıyla mutfak, mutfakta önce su. Daha sonrasında yemek istedi. Bi güzel yedi meyveyi, uyumakta zorlandı ama elinde mandalinalarla öylece teyzesinin kucağında bir güzel. Unutulmaması gereken bu anlar çok değerli. Düzen olduğu için değerli çünkü olmadığında bozmanın ne anlamı var. Plan yapmadan plan yapınız. Ne olursa olsun plan yapınız ama illa olacak diye tutturmayınız adamın asabını bozmayınız. Olursa ne güzel, olmazsa napalım. Denk gelirsek görüşelim, birbirimizi hafife almayalım, ciddiye alalım ama ciddi olmayalım. Demek istediğim aslında ince çizgileri sevelim. İnce çizgiler olmasa, hassas dengeler olmazsa ne tadı kalırdı inceliklerin. Neyi hatırlardık o zaman. Hafıza seçici geçirken her şeyi hatırlamak mümkün değil. Saldım çayıra yapmadan, mümkün mertebe öğrenerek ama kasmadan. Saate bakarak ama bağımlısı olmadan. Planlar yaparak ama teslim olmadan yaşanacak hayat, kendi koyduğumuz kuralları esneterek ama ortadan kaldırmadan.... Esnemek dediğin nedir ki zaten... Bugün az önce tutunamayanları tekrardan okudum ben...





5 yorum:

kirazsevdasi dedi ki...

dun konustular heralde,
biz de hic adetimiz olmadigi halde 11 gibi uyanip bir portakal partisi verdik, kabuklarla oynadik, sonra tekrar yattik.

dağlar kızı dedi ki...

Korkmaya başladım ben bu blog bebekleri telapatisinden:) Hepsi birlik olup, bize daha ne oyunlar oynayacaklar bakalım! Çok tatlılar maşallah... Yemelik olmuşlar tam.

Yazı da nefis olmuş bu arada, eline sağlık Özgür'cüm...

yeliz dedi ki...

yaa evet detaylar hatırlanır hep, rutinler değil, ne doğru demişsin. ben de çocukluğumun detaylarını unutmuyorum.
bu arada ada, doruk ve ela nefis görünüyor, ela erkeklerin arasında tam bir küçük hanımefendi. bu kız çok acayip tatlı olacak özgür, demedi deme:)

Hilal dedi ki...

Yazı yine enfes. bir de ödül var sana sevgili özgür anne. Çocuk ruhu ödülü. Lütfen gelip bak:)

Ozgur dedi ki...

Kirazım çok ilginç. İki elde iki mandalin...

Dağlar kızı, çok fenalar çok...

Yeliz'im o tokayı takınca hiç bi şeye hayır diyemez oluyorum:)

Çok teşekkür ederim Hilal, çok duygulandım:)