19 Şub 2010

Gerçek Yolculuk Geri Dönüştür...


Kısa bir aradan sonra merhaba.

Geçen haftasonu Hong Kong'a gittim. Neredeyse son dakikaya kadar (teşekkürler THY) Ela ve benim için rezervasyonumuz vardı. Son üç gün, Hong Kong'un soğuk ve yağışlı olacağını duyduktan sonra, Ela'yı götürmemeye karar verdim. (Annemle babam, kayınpeder , kayınvalide bunu duyunca çok rahatlayıp sevindiler.) Süreyi kısalttık. Toplam beş gün ayrı kalmış olduk. Gitmeden önce böyle bir ayrılığın olası etkilerini, gidenleri, gitmeyenleri, yabancı kaynakları araştırmıştım. Gerekli önlemleri aldık. Annem(anne anne yani iki anne) bir süredir bizdeydi. Bakıcı ablamız(gündüz annesi) sağolsun, Ela ona alışkındı. Teyzemiz, anne yarımız, burdaydı. Babam bir gün izin alıp geldi. Ela'nın düzeni bozulmayacak, rutini aynen uygulanacak, yemesi içmesi değişmeyecek... Toplamda 2.89 anne ve bir dede ile Ela'yı bıraktım. Memelere veda bir süredir yaklaşmıştı, son hafta tamamlandı. Ela ile dans ettiğimiz şarkıları, baktığımız hayvan resimlerini anneanneye teslim ettim. Gitmeden yazmadım. Hem fırsat olmadı, hem de olası ters bir yorumu kaldıracak durumda değildim açıkcası. İnsan zaten kafasında acabalarla, endişelerle dönenirken, olmadık bir lafa haddinden fazla tepki verip, üzülebiliyor. Risk almak istemedim.

Yolculuk günü Ela ile vedalaştık. Gitmeden ona küçük bir hediye aldım. Kimseler yokken verdim. Onu bir yerlere koyduk beraber. Giderken el salladım. Yolda ağladım. Sonra sonra açıldım. Arkamda kızım kalmış, sevgiliye gidiyorum. Hepsi bir arada olsun artık. Az kaldı... Ben gittikten sonra gidip kapıya bakmış arkamdan. O gün biraz zor uyumuş. Diğer günler, uyanınca benim resmime bakıp günaydın demişler. Her gün parka gitmişler. Ela çok yadırgamamış, bir sorunla karşılaşmamışlar. Ben yokken bakıcı ablamız her gün 9a kadar kalmış ve bir gece bizde kalmış, olur da gece uyanırsa diye. Anneannemiz zevkle mutlulukla kahkahalarla zaman geçirmiş, babam Ela ile oynamış. Parkta başkasının topuyla oynarken Ela, sahibi gelip alınca gidip bi tane top almış. Teyzemiz ilgilenmiş, beraber diş fırçalamışlar. Annem her gün mail yazıp neler yediğini, neler yaptığını anlattı ordayken. Ben de okudum.

Geldim, kapıyı açtım sabahın köründe. Ela uyanıkmış. Geldi. Sarıldık. İlk an durduk karşılıklı. Sonra sarmaş dolaş olduk. Kucağımdan inmek istemedi. Yatağa gidip çiçeklere baktık. Normalde onda yatak, yastık meme çağrışımı vardı. Hatırladı ama istemedi. Ona aldığım oyuncakları, eşyaları çıkardık. İyice koklaştık, öpüştük. Nasıl özlemişim miniğimi. Çok şükür. Ela'ya aldığım kıyafeti giydirdik, bir içim su oldu minik tavşan.

12 saatlik uçak yolculuğunun ardından hala sallanıyorum. Çok fazla türbülans vardı. O kadar kıtalar arası uçuş yaptım, hiç bu kadar sallanmamıştım. Ama rahatsız edici değildi. Korkmadık uçakça. Hafif ama sürekli sallanma hali. Online checkin sağ olsun, üç sıra boş koltuk bulmuştum. Yan yatma fırsatım oldu. Giderken yanımda çocuklu bir aile vardı, Ela'dan küçük. O ağladıkça, bana verin diyesim geldi.

Sevgiliyle kavuştuk. Sevgililer günü, Lunar takvim kullananların yılbaşı, kaplan yılı hoşgeldin ve artık sevgili ile kavuşma günü. Çok özlemişiz çok. Onu görünce bir süredir nasıl (Ela ile oynadığımız zamanlar hariç) nemrut bir insana dönüştüğümü anladım. İnsanın hayat enerjisi yavaş yavaş çekiliyor uzaktayken, insan anlamıyor. Deli danalar gibi gezdik. Ela'nın videolarını götürmüştüm, izledik. Sürekli ne yapıyor anlattık. Planlar yaptık. Yedik, içtik. Yol boyu, gidiş ve dönüşte durmadan okudum. Philosophical baby bitti, çok güzel kitap. Conspiracy of the Rich'i dönüş yolunda yarıladım. Blink'e başladım.

En son iki yıl önce sevgiliyle gezmiş, tozmuş, başbaşa kalmıştık. Sonra hamilelik, doğum. Sonra uzaklık girdi. Anne gerçekten mutlu. İyi ki gitmişim... Gezi yazısı şeklinde yazmayı planlıyorum. Resimler de var. Sonra kitapları yazmak istiyorum.

Ama önemli olan bunlar değil.

Yeni bir insan, yeni bir anne olarak döndüm. Uzaktan bakmanın faydası var. Blogları, anneleri, kendi anneliğimi, kendi annemi, hayatı, istekleri sorguladığım bir dönem geçirdim. Tek doğru, tek yanlış yok. Hong kong'da dağın başındaki Buda'yı gezerken ve popomuz donarken(NŞA biz sevgiliyle üşümeyengillerdenizdir normalde), minik bebeler annelerinin slinglerinde çıplak bacak salınıyorlardı, hiç de rahatsız gözükmüyorlardı. Tek doğru yok. Tek yanlış yok. Philosophical babyye bakacak olursak "tek bir hareketle çocuğun psikolojisini sonsuza kadar bozmak" diye bir şey yok.

Hayırlısıyla gittik döndük. Bizi özleyip, merak edenlere selam olsun.

22 yorum:

Ayşe dedi ki...

elos'u goturmedigini bilmiyordum- hosgeldin arkadasim, ozledim valla okumayi seni...

Allah Elos'a da babasiyla kavusmayi nasip etsin sag salim.

cok opuyorum...

p.s. jetlag konusunda kolay gelsin.. hem bu sefer batiya degil, doguya gittin, acaba nasil etki oluyor... :)

Ozgur dedi ki...

Hoşbulduk Ayşe'cim. Götürmedim, süreyi kısa kestim. Evet evet amin, artık kavuşalım yeter...

Son dönem uykularım öyle bozuktu ki, jetlag çok etkilemedi. Bugün uyumasam akşama kadar dedim ama başarılı olamadım. Bakalım. :)

Ben de özledim. Sanki aylardır yokmuşum gibi.

ilknur malcı dedi ki...

ursula le guin :)

olmuş bitmiş maşallah.
ela bu kadar emin ellerdeyken iyi etmişsin
öptük

İlk dedi ki...

Ne kadar guzel olmus! Cok iyi yapmissin gitmekle, yine ornek aldigim bir hikayen daha oldu :)

Tez zamanda ailecek bir arada olursunuz umarim.

Bu arada Ela, o elbiseyle lokum gibi olmus. Soylemeden gecmek olmaz :)
Saglicakla kalin!

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

hoşdöndünüz..
uzakdoğu maceralarını merakla bekliyoruz.

sirâr dedi ki...

velkam velkam özgür anne,doğu uzak mı gerçekten?
***bekliyoruz heybenden çıkacakları :))

Anne Duru dedi ki...

Hosgeldinnn !!elos anneye kavustu darisi babanin basina:)
artik bi gorussek plsss

Damla dedi ki...

Hoşgelmişsin :)

Çin'li Ela süper olmuş. Blink çok güzel olmuş, şimdi benim de canım çekti.

Memeden de daha yeni kesmenin duygusallığı üstündeyken zor gelmiştir tabi vedalaşmak, Ela'ya değil de sana. Kısa ayrılıklar, kavuşmalar güzel. Hiçbirimizi sevdiklerinden, çocuklarından ayrı düşürmesin.

Ah o farklı toplumlara göre şekillenen aile yapılarını, farklı ebeveynlikleri, ve bir anneye temel doğru gözükenin başka bir uçtakine nasıl ters geldiğini anlatan GEO dergimi bir bulabilsem. Daha hamile kalmadan önce okumuştum. Bir tane doğru olur mu hiç. Hele yetenek, genetik işlerine prim vermeyi boşvereli beri, farklı doğrular olmasa herkes aynı olurdu, ne tadı kalırdı diye düşünmeye başladım.

Yediğini içtiğini de anlat, gezdiğini gördüğünü de, heyecanla bekliyoruz :)

GüCüBe dedi ki...

Hoşgeldin Özgüranne,

Elanın kıyafeti çok hoş olmuşş.

Fotoğrafları merak ediyorum.

Sevgiler..

FADİŞ dedi ki...

Ne güzel söylediniz, tek doğru, tek yanlış yok. Hoş geldiniz, gezi notlarınızı okumayı bekliyorum.

meltem dedi ki...

Hosgeldiniz efem.
Cin diyarlarindan gelen kirmizi Elos'a cok yakismis, masallah.
Ayrilik deneyimi ilgiyle okuyorum. Bizim de sevgiliyle bir haftasonu kacasimiz var, zor ama arada yapilmali diyorum. Tiz babanizla da kavusmaniz dilegiyle.
Sevgiler
Meltem

Ozgur dedi ki...

Teşekkürler İlknur'cum...

Ozgur dedi ki...

İlk, teşekkür ederim. İhtiyacımız varmış...

Ozgur dedi ki...

Teşekkürler Hülya, hoşbulduk...

Ozgur dedi ki...

Doğu uzak gerçekten... 9 saat gidiş, 12 saat dönüş...
:)

Ozgur dedi ki...

Anne Duru, evet evet, az kaldı...

Ozgur dedi ki...

Damla,

Memeye doymuşum sanırım. Bırakınca çok kötü hissetmedim (henüz.) Yola çıkınca fena oldum, havaalanında açıldım. Zaten bu havaalanlarında ne varsa, havası suyu mudur, adım attığım anda kendimi iyi hissetmeye başlıyorum. Ama bir gün daha uzun olsa dayanamazmışım. 3-4 günü geçmemeli gibi geliyor şu an. Çıktım bavullar filan geldi, koşa koşa geldim.

Çok özlemişim. Çok.

Geo dergisini merak ettim. Belki internette bir yerlerde eski sayı vardır...

sevgiler. Dönmek gibisi yok!

Ozgur dedi ki...

Hoşbulduk Gücübe:)
En kısa zamanda!

Ozgur dedi ki...

Fadiş, okudukça bu fikrim iyice oturuyor...

Ozgur dedi ki...

Meltem,

Daha önce toplantılarım olduğunda eve Ela uyuduktan sonra döndüğüm oluyordu. Bir gün ayrılık gibi bir şey. Her bebek, her ortam farklı tabi. En doğrusunu sen bilirsin...

sevgiler.

mehtap dedi ki...

Geldiginizi gorunce pek bi sevindim, sanki uzaklardan bi akrabam gelmis gibi oldum. Ela'ya cok yakismis yeni cicileri, siz de aldiniz mi kendinize, benim cok hosuma gidiyor onlarin kiyafetleri. En kisa zamanda fotograflari da goruruz ins, hele bi koklasin, hasret giderin, ben buralardayim, bekliyorum haberlerinizi....

Opuyorum cok ikinizi de....

olmadık işler peşinde dedi ki...

Hoş geldin:)
Havaalanlarının özgürleştirme hissini bende çok yoğun yaşarım.

Kısa bir süre için de olsa herşeyi geride bırakıp uzaklaşmak çok iyi gelmiştir eminim. Boyut değiştirmek gibi:) Gıptayla okudum...

Gezi notlarını merakla bekliyorum.
Sevgiler