25 Şub 2010

Hong Kong III


Ne zormuş gezi yazısı yazmak. Sen gak diyene kadar gündem değişmiş oluyor. Ama madem niyet ettim, niyet eyledim yazayım mutlaka. Belki başka gidenler olur onlara bir faydam olur.

En son peak tramda kalmıştık sanırım. Bize illa bu Victoria's Peak'a gece gidin, güneş batarken gidin dediler. İnternette de öyle. En son bindiğimiz bir taksideki çinli şöför dili döndüğünce akşam gidin akşam diyince bu kadar adam yanılıyor olamaz dedik. Biraz da yorgunluktan akşama doğru tram önündeki sıraya girdik. Hong kong ulaşım araçlarını da ilginçleştirip turist atraksiyonu olarak tanıtmada başarılı. Bizim tünel gibi.



Tram bildiğin finüküler. 45 ila 37.5 derece arası bir eğimle dümdüz bir tepeyi çıkıyor. Sonra da geri geri iniyor. Oktopus kart geçiyor. O korkunç sırada en medeni halinle bekliyorsun. Ne zamanki trama binecekler platforma çıkıyor, orada bir izdiham var. Bir şekilde (sevgilinin ince hesabı sağ olsun tam kapı önünde açıldı) biniyoruz ve oturmayı başarıyoruz. Çıkışta manzara muhteşem ama tepede...


Gerçekten dedikleri kadar varmış. Meğer biz şehir manzarası görmemişiz.

Tepede bir alışveriş merkezi var. Anı ürünleri, lokantalar. Bu arada alışveriş merkezinin tuvaletlerinde bildiğimiz alaturka tuvalet vardı. (Alaturka tuvalet konusunda ilginç bilgiler için wikipediayı okumanızı öneririm. Bu tuvaleti ağırlıklı kullananlarda hemaroid olmuyormuş. ) Bu işe çok sevindim, umumi yerlerde alaturka en hijyenik gelmekte bana. Acıkmıştık, lokantada yemek yedik. Sonra tram terasa çıktık. Manzara muhteşemdi. Güzel çekemedik, çok kalabalıktı. Görmeye değermiş. Dönüşte çok üşüdük. Yine tepe, yine soğuk. Sling içinde bebeler. Dönüşü tramla yaptık yine. Dolandık, fotoğraflar çektik. Central'da orda burda dolaştık.

Son gün alışveriş günü. Ladies Markete gittik. Bana bizim bildiğimiz pazardan farklı gelmedi. Kozyatağı semt pazarının kıyafet ve çanta kısmını al. Ürünler bile hemen hemen aynıydı. Pazarlık inanılmaz. Kendime inanamayarak çatır çatır pazarlık yaptım. Gerçi muhtemelen bana öyle geliyor. Memnun bir şekilde sattıklarına göre sandığım kadar olmamalı. Ordan cadde boyunca yürüdük. Applestorela bir işimiz vardı onu hallettik. Bu arada elektronik Hong Kong'da Türkiye'ye göre ucuz ama sudan ucuz gibi bir durum yok. Bir de güvenilir yerden almak lazımmış. O bölgede dolaştık durduk. Yorulunca meyveli tatlılar yapan bir yere oturduk. Enteresan şeyler içtik. O gün de öyle caddelerde kaybolarak geçti. Akşam havalaanına gittik. İlk gün rastladığımız Alman ekip benim uçakla İstanbul'a dönüyormuş. Onlarla sohbet. Pasaporttan geçtikten sonra sevimli Hong Kongluların anketini yanıtladım. Havalanı güzel. Kitapçıdan bir dolu kitap aldım, yol boyu okudum. (Hala okuyorum) Sonra ayrılmanın hüznü...

Dönüş uçağı çok daha konforlu. Sayısız film, oyun. Tek sorun hava kötü ve cidden sallanıp durduk. Geldikten sonra bir gün boyunca çevrem hafif hafif sallanıyormuş gibi geldi.

İzlenimlerimi toparlamam gerekirse... Hong Kong'a gitmek Çin'e gitmek değil. Sevgili o konuyu çok net olarak belirtti. Keşke Çin'e de gidebilseydik vize işini halledip. Güzel bir seyahat oldu. Kendimi evimde hissettim. Bir Avrupa şehrinden daha çok zaman zaman. İnsanlar genel olarak çok doğal geldiler bana. Yüz ifadeleri yabancı gelmedi, rahatsız etmedi.

Yine de... İnsanın evi gibisi yok. Döndüğüme sevindim. Sevgili de gelsin artık. Ela da, ben de çoook özledik.


12 yorum:

İlk dedi ki...

Gezi harikaymis! Tez zamanda sevgiliyle kavusursunuz umarim (bu ayri gayri yasama hallerini iyi bilirim :( ).

Bu arada yeni sablon cok guzel olmus, ferah ferah. Ben de ozendim dogrusu!

Ela'ya opucukler, sevgiler.

Seren dedi ki...

Özgür bitti mi şimdi gezi yazısı yaa...Bu arada şablonu sevdim ben :)

olmadık işler peşinde dedi ki...

Hemen sıcağı sıcağına yazman iyi olmuş. ara verince detayları unutuyor insan. eline sağlık, biz de gezmiş kadar olduk:)
Allah kavuştursun!

ilknur malcı dedi ki...

ahh yine bir çıpıda okudum :)

Mehtap(Zeynep Erva'nin annesi) dedi ki...

Super bi gezi olmus. Esim hep derdi oralara da gidelim ama ben pek hevesli degildim, taki sizin yazinizi okuyana kadar... Simdi artik bayagi bi cazip gelmeye basladi, yalniz ben yemek konusunda pimpirikliyim, Degisik tarzda yemek deneme gibi bi yetenegim yok ne yazik ki. Yemek yemege duskun oldugum icin de bu konu daha cok dusunduruyor beni, gerci belki bu sebeple zayiflarim biraz:)))

Saka bi yana sayfalarca yazsaniz da bi cirpi da okurdum yine yazilarinizi, cok zevkli, akiskan bi yaziminiz var.

En kisa zamanda esinizie de kavusursunuz ins.

Opuyorum cok Elos'u...

Ozgur dedi ki...

İlk amin amin:) Teşekkürler. Tam oturtamadım hala şablonu arayıştayım. Saçını değiştirmek gibi bişey...

Ozgur dedi ki...

Seren bitti valla ben de bittim. Zor işmiş.:) Sevgiler...

OIP, aynen. 3 gün geçince bile yazması zor oldu. Çok teşekkür ederiz.

Teşekkürler İlknur'cum.

Mehtap, Hong Kong'da Çin yemeği yemek için özel çaba sarf ettik desem? İtalyan'dan Fransız'a JApon'a resmen yemek başkenti gibi bir şey. Ne ararsan var. Her köşe başı Subway, McDonalds, Burger, Starbucks. O kısımları yazmamışım bak. Ben denemeye meraklıyım. O açıdan kasarım genelde.

Benden Bizden dedi ki...

Cok guzel gezmissiniz, ne guzel :)

Allah kavustursun sizi en kisa zamanda...

Sevgiler

meltem dedi ki...

Özgürcüm, yorum için dizi sonunu bekledim. Bizimle paylaştığın için çok teşekkürler.Çok güzel bir dizi olmuş.Aldın bizi götürdün oralara.
Geçen akşam kocaman bir dünya haritasına bakarak gezecek, görecek ne çok yer var, biz küçücük bir coğrafyaya sıkışmışmış, kalmışız dedim kendime.
Sevgiler
Meltem

Ozgur dedi ki...

Teşekkürler Benden Bizden:)

Meltem, değil mi ya. Görecek tanıyacak ne çok yer var. Gerçi bu hong Kong gezisi biraz turistik oldu bizim koşullar nedeniyle ama. En güzeli şöyle bir kaç hafta ara sokaklarda gezmek, insanları görmek. Ne kadar ortak noktamız var şaşırmak. Dünyaya yeni gözlerle bakmak....


sevgiler çok

anneyazar dedi ki...

Sayende güzel bir Hong Kong turu yaptık sağol varol. Bir an önce sen kocişine Ela babisine kavşsun gönüller bir samanlık seyran olsun..)

Orçun Başlak dedi ki...

Hong Kong'da ve Çin'de yaşadığım deneyimlerimi paylaştığım bir blog yazımı sizinle paylaşmak isterim. Keyifle okumanız dileğiyle.

Çok okuyan mı, çok gezen mi ? Bir Çin ve Hong Kong Gezi Yazısı