25 Mar 2010

Erol Evgin Hayranlığı

http://www.metacafe.com/watch/511575/erol_evgin_iste_oyle_bir_sey/

Küçükken annemle öğle uykusuna yatardık. Daha doğrusu yorgun annem uyumak isterdi. Ben de onunla oynamak isterdim. O gecenin dördüne kadar yazılı okumuş olurdu. Gündüz boş bir ders bulmuş gelmiş olurdu, ya da benimle zaman geçirmek için öğleden sonrayı ya da bir günü boş bırakmış olurdu. Ekmek almaya üşenip evde ekmek, puaça yapardık. Bir keresinde tamamen beni özgür bırakmıştı. Zeytinli, unlu puaça yapmak için. Berbat bir şey olmuştu. Demek kiii kafadan atarak yemek olmuyor, en azından temel bilgileri bilmek lazım. Un su oranına dikkat etmek lazım. Ne özgüvenmiş bendeki. Böyle böyle gelişmiş herhalde. Alan açtıkça serpilecek yer bulmuşum... Dantellerle sehpaları silmeler, teyzemi kandırıp bulaşık yıkamaya çalışmalar.

Aslında şunu anlatacaktım. Öğlen uykusu denen şey bana çok tersti küçükken. Aman uyumayayım neyse. Annemle yatmışız beraber yatağa. Karyolanın başında küçük bir radyo var. Tıngır tıngır Erol Evgin çalıyor. Annem onu beğeniyor, babam kıskanıyor şakadan. Kaç evde konuşuldu bunlar o dönem? Annem uyukluyor, ben annemi uyandırmadan, annemin kollarının sınırından çıkmadan oynuyorum uyansam da. Uyandırmıyorum, zaten kolların sınırından uzaklaşırsam kendiliğinden uyanıyor o nasılsa.

Pazar sabahları sabahın köründe ama gerçekten köründe kalkıp annemlerin yatağına dadanıyorum. Babam beni kapıp ortalarına koyuyor. Oyun peşindeyim, özlemişim onları. Ama uykuları var, bir pazar günü. Babam üstümü örtmeye çalışıyor, bacakları dikip örttürmüyorum. Her şey, yaptığımız her şey oyuna dönüşüyor...

Aktivite yapardı benim annem. Tuz seramiği diye bir şey vardı, oyun hamuru deniyor. Un, tuz, su. O kadar. Neler yapardık. O iş yaparken ben çevrede dolanırdım. Flash kart yoktu, annem oturup çizerdi ama kağıtlara. Camdan kopya çıkarırdı bazen.

Erol Evgin çalardı arka planda. Nedense en çok o kalmış aklımda. Sitedeki o karadeniz manzaralı, balkonlu evde. Tv vardı herhalde ama açılmazdı. Gündüz program da yoktu sanki siyah beyaz. Trt günleri.

12 Eylül olmuştu. Sokaklara yazı yazanlar tutuklanmıştı. Seçimler olmuştu, ben de annemlerle gidip arabanın içinde beklemiştim. Cami gibi bir yerde oy vermişlerdi o seçimlerde. Videolar youtubelar yoktu. Komşularımızla tanışırdık, görüşürdük. Hop diye geçiverirdim o yana.

Erol Evgin çalardı...

Hani bir yağmur yağar da bazen
Hani gökgürler ya arkasından
Hani şimşekler çakar peşinden
İşte öyle bir şey

Seni düşündüm dün akşam yine
Sonsuz bir umut doğdu içime
Bir de kendimi düşündüm sonra
Bir garip duygu çöktü omzuma

Hani ıssız bir yoldan geçerken
Hani bir korku duyar da insan
Hani bir şarkı söyler içinden
İşte öyle bir şey

Hani eski bir resme bakarken
Hani yılları sayarda insan
Hani gözleri dolar ya birden
İşte öyle bir şey

Seni düşündüm dün akşam yine
Sonsuz bir huzur doldu kalbime
Bir de kendimi düşündüm sonra
Bir garip duygu çöktü omzuma

Hani yıldızlar yanıp sönerken
Hani bir yıldız kayar ve insan
Hani bir telaş duyar ya birden
İşte öyle bir şey

Hani bir yağmur yağar da bazen
Hani gökgürler ya arkasından
Hani şimşekler çakar peşinden
İşte öyle bir şey
İşte öyle bir şey
İşte öyle bir şey...

14 yorum:

HUYSUZ dedi ki...

benim annem nur yoldaş dinlerdi o zamanlar... hey gidi!

aysema dedi ki...

Durup dururken ben niye ağladım ki sanki!
Mutluluk bazen işte böyle ağlatabiliyor kişiyi...

"Hani eski bir resme bakarken
Hani yılları sayar da insan
Hani gözleri dolar ya birden
İşte öyle bir şey..."

Hepinize, ama hepinize çokkk teşekkür ediyorum. Beni hep mutlu ettiğiniz için.

Dilerim yıllar sonra bir gün Eloş da senin için böyle güzel notlar düşer anılar denizine...

Sizleri seviyorum. En çok da Elacığımı...

Gökşen dedi ki...

Hep mi geçmişe özlem duyar bu insanoğlu? Sizi bilemem ama bazen bu yaşadığım günün de geçmiş olup da özlenen olduğunu düşündükçe günün tadını çıkarmadığım için kızıyorum kendime. Ama yalan mı ne güzeldi TRT'de Red Kid'ler, Ankara Radyosu, sokakta ip atladığımız günler, komşuların aşure dağıttığı günler...

kirazsevdasi dedi ki...

anneyi ellerinden opuyoruz!

irem dedi ki...

ne guzel anlatmissin ozgur, pek mutlu etti hepimizi..

KUZEY TAN dedi ki...

bende erol evginle evlenme hayalleri kurardım. Şuanda 30 lu yaşlardaki, küçük kızlar o zamanlar hep böyle düşünürmüş. Nüket Duru ile "bizden size" sunarlardı. Hep izlemek için yalvarırdım.
yurtta kalırken hep başka evlere bakıp
"Evlerin ışıkları bir bir yanarken
Bendeki karanlığı gel de bana sor
" mırıldanıyordum.

Ozge dedi ki...

harika bir yazi:)

Seren dedi ki...

Büyüyünce Erol Evgin 'le evleneceğimi sanırdım...şimdiki gibi yakışıklı! popçu furyası yok ya o zamanlar Engin Çağlar ve Erol Evgin evlenmek istediğim iki adamdı benim de :)

Vuslat dedi ki...

Ben Erol Evgin'i peruğu,jestleri ve mimikleri yüzünden hiçbir zaman sevmedim. 2-3 önce Beyaz Show'da müthiş bir Erol Evgin programı hazırlanmıştı. O zaman eski fotoğraflarına bakınca hayran kaldım. İşyerine gittiğimde "Erol Evgin aslında fena değilmiş" dediğimde insanların "E herhalde...yuh yani yeni mi farkettin" dediklerini hatırlarım.Gerçekten de atlamışım...O yıllarda herkes Erol Evgin'den benim gibi hazzetmez sanırdım.Vaktinde yeterince kredi vermedim diye vicdan azabıyla sonradan sevmeye kalkıştım ama bu sefer de Pınar Altuğ'yla sunduğu programdaki performansına takıldım. Sahte bir adam gibi geldi...Sadece saçı, oturması, kalkması değil ...Ne bileyim işte kendisi...Ama eskiyi hatırlatıyor mu hatırlatıyor...O şarkı eskilere götürüyor mu götürüyor..Öğleden sonra uykularından nefret etmek mi? Evet, listeye beni de ekle...Kızın da kendin gibi oldu mu dersen, evet oldu!!

Ozgur dedi ki...

Huysuz :) Hey gidi hey.

Aysema:) Ne diyim ki... seni çok seviyoruz.

Gökşen, aslında geçmişe özlem değil bu. Kendi çocukluğumu kızıma not geçme çabası, kendi çocukluğuma bakıp kızımın bugünlerde neler hissedebileceğini anlama çabası...

Ozgur dedi ki...

Kiraz:)

İrem, sevindim:)

KuzeyTan'ın annesi, evet yurtta insana öyle bir haller oluyor. Hatırlıyorum ben de:) Anket yapılsa o dönem kimle evlenmek isterdiniz diye %85 Erol Evgin çıkacağına eminim.

Ozgur dedi ki...

Teşekkürler Özge,

Seren, di mi yaaa:)

Vuslat, o programa bir kez dahi bakamadım. Sadece Erol Evgin değil daha fikir aşamasında problemli olduğunu düşündüğümden... irrite olduğumdan...

olmadık işler peşinde dedi ki...

Hey gidi hey... En sevdiğim yerden yazmışsın:)) Eski günler, klasik Türkçe pop parçalar, çocukluk anıları... eline sağlık, çok güzel bir yazı olmuş:)

yeliz dedi ki...

"Hani eski bir resme bakarken
Hani yılları sayar da insan
Hani gözleri dolar ya birden
İşte öyle bir şey..."
çok hüzünlendirir beni. o kadar zaman ailmden ayrı kalmıştım koymamıştı da ne zaman evlendim, isatnbula yerleştim tekrar, bigün bulaşık yıkıyorum bu şarkı radyoda çalmaya başladı. babamı hatırladım, ağla ağla içim çıkmıştı. bi de 1983 seçimlerini ben de hatırlıyorum, oy sırasına birlikte girmiştim annemlerle. vay nostalji oldu, güzel oldu be