3 Mar 2010

Özet Geçiyorum

Ela:

Sabah erken kalkıp oynadık, akşam oynadık. Zihnim yeni oyun, yeni oyun bul bull bulll diye deliriyor. Nurturia arkadaşlarımız sağ olsun önerileri aldık, deniyoruz yavaş yavaş. Öğlen toplantım vardı. Dışarı çıkmışken optimuma gittim ordan. Sonra Migros'a uğradım. Organik tavuk bulamıyorum, ey organik tavuk gelirsen masaya vur lütfen. Normal tavuklardan çok soğudum. Kendim yiyorum da Ela'ya yediresim gelmiyor. Ama akşam fırında tavuk yaptım sebzeli. Hapur hupur yedik karşılıklı. Neden daha önce yapmadım acaba diye kafayı vurdum duvarlara. Acayip pratik, lezzetli ve sağlıklı. Ayrıca parmak boyası aldım. Evde portakal sıkıyoruz, onu belki pipetle içer diye pipet aldım. Fazla bişi almadım. Sadece Ela için alışveriş yaparken çok mutlu oluyorum. Böyle içim titriyor. Tabi acele acele ve panik halinde yapmıyorsam.

Geçenlerde nerde okudum, çocuğunuza bir şey verin, sonra bir şey daha verin, ikisi elindeyken bir şey daha verin gibi bir oyundan bahsetmiş. Ben de bugün bowling labutlarından birini uzattım, aldı. Öbürünü uzattım, onu da aldı. Sonra üçüncüyü uzattım. Sağ elindekini atıp bunu aldı. Düşeni alıp geri uzattım. Sağ eldekini alıp bunu uzattı. Bi süre bunu yaptıkça ikimizi de gülme tuttu. İlk o güldü, ben daha çok güldüm öyle maymunlaştık. Sonra üçünü birden tutmak için uğraştı. Olmayınca bacaklarıyla da sarılarak tutmaya çalıştı. Neticede bana birinci labutu verdi. Aldım. İkinciyi verdi, öbür elime aldım. Üçüncüyü verdi. O da benimle oynadı uyanık asker. Öyle olsun bakalım. Kutuları kutu içine koyduk. Hediye paketleri yaptık, açtık.

Ben:

Dün Ortaköy'e gittim, bugün de dışardaydım. Havalar güzelleşti. Güneş moral veriyor. Hareket etmek iyi geliyor, nerde hareket, orda bereket... Evde çalışmak giderek zor hale geliyor. Ben evdeyim bunu bildiği için sürekli olduğum yere geliyor kızım.

Biz:

Yorgun ama mutluyuz. Vardı başka söyleyeceklerim hepsini unuttum. Lost ne bölümdü ama. Üf... Kara duman gecikir, belki hiç gelmez...

14 yorum:

Defnenin Annesi dedi ki...

Organik tavuk veya et bulursan banada haber verirmisin. Bende ariyorum ama yok...

aysema dedi ki...

Buradan bir kuzu göndersem mi?

Sizi çok seviyoruz.

ilknur malcı dedi ki...

hmmm ben duymamıştım organik tavuk.marka belirtirsen sevinirim özgür.

öptüm

Tibet'in annesi dedi ki...

organik tavuk kaldı mı? bulursan haber ver, gerçek tavuğun tadını unuttuk artık :(

Adsız dedi ki...

Organik tavuğu Ankara'da Tansaşta gördüm. Markası neydi neydi galiba Banvit. Aldım ama denemedim. Bütün tavuk şeklinde satılıyor ve diğerlerinden büyük. Bu sene tavuklar çok geç pişiyor. Ben ki tavuk delisiyimdir hiç tavuk yapasım gelmiyor.Organik tavuğu pişirmeye vakit gerekecek gibi gözüküyor diğer tavuklar bu kadar geç pişer olduysa organiği daha da geç pişer diye düşünüyorum.

Toprak Büyürken dedi ki...

Bu akşam bende denicem bu oyunu... merak ettim tepkisini... Ela gibi güler mi yoksa sinirlenir mi acaba ???

k.i.s.d. dedi ki...

Özgüüür büyüyünce kolaylaşıyor mu zorlaşıyor mu nedir ayol? Fenalarla birlikte Saldırayla Bunalgül komple bizdeler. Diş mi çıkarıyor nedir oyh durumundayız.

Organik tavuk burda çok var. Kesip gönderelim ehhiihii:)

Biz de komşularla kuzuya girmeye karar verdik, burda satın aldığımız etler köseleden hallice.

Hmm, Lost Lost olalı böyle zulüm görmedi yau. Nasıl kıydın ah karaduman sen tapınağa? Nasıl kıydın Jarrah sen caponuma, hippim John Lennon'uma! ah! ah!

ah!

dağlar kızı dedi ki...

Biz küçükken köyde yaşardık bir ara.
Sonra evimizin bahçesi vardı.
Bahçeye domates, maydanoz, biber, soğan, mısır filan ekerdik.
Köşesindeki kümeste de tavuk yetiştirirdik.
Yumurta toplardık sabahları.
Sonra keser, yerdik tavukları zaman zaman.
Ne güzel günlerdi, ne organik zamanlar...
Yok mi'irim ne varsa eskilerde var...
Valla!!!

Ozgur dedi ki...

Defnenin annesi, bizim burda Tansaş'a geliyomuş ama hemen koşup alıyolar mı anlamadım. Denk gelemedim bi türlü...

Aysema, olur ama kuzu diyince aklıma keçiler geldi çok fena oldum:((

ilknur, Mudurnu'yu biliyorum. Bir de banvitin varmış sanırım.

Tibet'in annesi, kayınpeder köy tavuğu yapar bazen. Bildiğimiz tavuk başka bir hayvan sanki.

Adsız, artık pişiricez napalım...

Toprak büyürken, yazsana sonra, merak ettim ben de:)

Ozgur dedi ki...

Kisd,
Bence büyüdükçe kolaylaşıyor. Biraz da insana neler kolay geliyor, neler zor onunla alakalı sanırım. Mesela yemek yedirmek bana kolay gelmiyor. Kendi yiyorsa oley. Yaşasın büyümek. Ağladığında ne diyor diye düşünmek zor geliyor. Şimdi istediğini gösteriyor. Oley. İstediği yere kendi gidiyor, o kısım güzel. Ama kurcalama şeysi de artıyor o oranda. Bakış açısına göre değişir...

Ya Sayid'in durumu çok fasarya geldi. Şimdi bu adam adada namaz kılacak kadar müslümandı, sana şeytan kaçmış abicim dersen ona demez mi bi euzü, eşşedü demez mi... Ama adam hint güzeli. Ona bişi demiyorum. Japon dogen de iyiydi de çevresi kötüydü işte:P

Ozgur dedi ki...

Dağlar kızı, göçmek lazım buralardan...

olmadık işler peşinde dedi ki...

oh be Özgür, sevdim ben bu özet formatını. kız çocuk nasıl oluyor bilmiyorum ya, Ela'yı okumak hoşuma gidiyor o yüzden. böyle olunca okuması kolay. öbürü zor.. (yaşlı kadınlar gibi, devam edeyim mi??? :)))

Ozgur dedi ki...

valla OIPciğim aklımda sen vardın özet derken:) Arada böyle de yazarız napalım:) :))) Ama hep beni çizioysun yaw, arada başkalarını da çiz:)

Yazmak iyidir... dedi ki...

Organik tavuğun hangi gün hangi markette satıldığını biliyorum, mail atarsan söylerim.