15 Nis 2010

Kaç Çocuk Yapmalı? Yorumlardan Sonrası...

Kaç Çocuk Yapmalı?

Benim bir kız kardeşim, eşimin abisi var. İki kız, iki erkek durumundayız. Belki de ondan bana hep çocuk olacaksa en az iki tane olmalı gibi gelmiştir. Kardeşim ben sekiz yaşındayken doğdu. O kadar çok istemiştim ki kardeşimin olmasını. Arkadaşlarımın hep kardeşi var, genelde 2-3 kardeşti arkadaşlarım. Pek özenirdim. Oh ne güzel, kimse olmasa bile oyun oynuyorlar, birbirlerini koruyorlar... Sekiz yıl kadar tek çocuk olarak büyüdüm. Anneanne, babane ve dedeler, teyzeler vardı hayatımızda. İlk doğan torunlar ve çocuklara ilgi daha fazla ve farklı oluyor. Her yaptığı çok orjinalmiş gibi geliyor, oysa bütün çocuklar aşağı yukarı aynı şeyleri yapıyor. Bunun bence hem iyi, hem kötü yönleri var. İyi yönü, ilgi sevgi sıcak, güzel. Kötü yanı, buna alışma ve hayatta bunu bekleme halleri. İkinci çocuk (bence) çekirdek ailede daha fazla zaman geçiriyor. Zor. Kendinin o kadar da özel olmadığını kabullenmek zor. (Aynı şeyi doğum  günü kutlamaları için düşünüyorum. Kalabalık, özenli kutlamalar iyi, sevildiğini bilmek güzel, eğlenceli. Ama aynı şekilde büyüdükçe aynı şekilde sürdürememe durumunda sıkıntı yaşanabilir. Kendini fazla özel hissetmek... Düşünmek lazım.) Atılan her adımın, iyi ve kötü yanları var. Tek doğru yok...

İkinci çocuklar ya da küçükler, bence birincilerden daha rahat büyüyor. Anne baba daha stressiz oluyor. İlişkileri daha oturmuş oluyor, ekonomik durum iyiye gitmiş olabiliyor, ne yapacaklarını daha iyi biliyorlar. Şimdi düşünüyorum, bir sürü kitap okudum ya, yok Tracy, yok bezsiz bebek, o yöntem, bu yöntem. Ama aslında sorun ne yapacağımı tam bilememekti. İnsan en iyisini yapmak istiyor. Anne ve Bebişi'nin yorumunda bir şey vardı dikkatimi çeken. Kayınvalidesinin ilkokul mezunu olmakla beraber son derece özgüvenli mutlu çocuklar yetiştirdiğinden söz ediyor. Bence bu söylediği çok önemli. Bir yöntemi izlemek değil annelik. Bebeğin bezi 12 aylıkken bırakması ya da üç yaşında bırakması pratik sorunlar. Asıl mesele mutlu, huzurlu, potansiyelinin farkında, iyi insanlar yetiştirmek. Annenin karakteri, evdeki ortam çok önemli. (Herhangi bir yöntem üzerinde anne ego yapmaya başlamışsa bıraksın yöntemi filan. Daha az anne, daha çok insan olmaya çalışsın... Aynaya daha çok bakmak ve kendinle yüzleşmek etkili sonuçlar verebilir.)

Yorumlar konunun benim sandığımın ötesinde herkesin aklında olduğunu gösterdi. Kendimi yalnız hissetmedim, çok memnun oldum. Enine boyuna tartışılmış oldu hem. Çok ama çok teşekkür ederiz yorumlaırnız için. Kocaman sevgiler...

Çocukla Çocuk, yaş farkı farketmez, iki çocuk zor oluyor ama kalabalık aile güzel demiş. :)

Ayşe arkadaşım en az iki, kısmetse üç:) demiş.

Adsız yorum ilginçti. Sanırım ne olacaklarını düşünmeden çok çocuk doğurmak ve başbakan'ın "üç çocuk" yorumu üzerine yazılmış. Açıkcası ne olacaklar diye düşünmeden çocuk sahibi olmak bizim için mümkün değil.

Yelish, kardeşler önemli demiş. Tespit: Kardeşiyle sıkı ilişki içinde olanlar kardeş fikrine daha sıcak bakıyor? Ne dersiniz?

Sezer, tam kozadan çıkmışken geri mi döneceğiz demiş. Haklı iki sevgili elele gezeydik bi kaç kere:)

Hilal, benim kız da 15 aylık. Aynı durumdayız...

Benden Bizden... İşin ekonomik yönü önemli. Bu konuda önce uzun uzun yazdım, sonra sildim. Hayırlı doğumlar öncelikle.

Senem, ben de saklıyorum kalanları. Karar vermeden dağıtamadım:)

Başak, bir çocuk hiç bir şey diyor annem. Öyle mi gerçekten?

Zssm, kardeşin yerini kimse tutmaz di mi...

Nihan, sizin iş zormuş. Ama ne kadar güzel bir tablo anlattığın.

Tibet'in annesi, ah ah o üç çocuk meselesi komik zaten. :)

İlknur Malcı, yoruldun arkadaşım... haklısın.

Kuzununannesi, o da bir bakış açısı aslında. Kardeşin duymaz, eloğlu duyar hesabı diyorsun di mi. Kardeşler diye yakın olacaklar diye bir garanti yok...

Yeliz, karar verdiniz mi kesin?

Defnenin annesi, sorma işin bir başka yönü o. Okul konusu çok kafamı karıştırıyor benim de.

Anne İşte, hayırlısı olsun. Devlet bize karışana kadar okulları düzeltsin. Dün Ela'nın babasıyla konuşurken ya ikiz olursa dedim, çok korktu:)

Kremali'nin annesi, mail bekliyorum senden:) Adalet evet zor bir konu olabilir ama nedense o konuyu göze alabiliyorum. Kardeşlik eşitlik değil, kardeşlik ya. Ona güveniyorum biraz belki...

Dağlar kızı, "hamile kalırsam hoplaya zıplaya doğururum" evet, ben de:)

Yasemin, hayatta hiç bir şeyin garantisi yok. Neler etkili acaba kardeşlerin ilişkilerinin iyi olmasında. Merak ediyorum doğrusu. Anlıyorum söylediğini, belki ilk çocuk anaokuluna başlayınca daha çok vakit kalır, ne dersin?

Fadiş, amin..  Kuzenlerinin olması büyük şans. Biz kuzen için beklemedeyiz, hayırlısı:) (Beklemede derken daha ortada bişi yok...)

Gücübe, naaptın sipariş vermişsin:))

Günebakan, senin tecrübelerin çok önemli.  Bence bir yazı yaz, çok seviyorum yazdıklarını okumayı...

Vuslat, kardeşimle aramda sekiz yaş var, çok tavsiye ederim:) Ama hazır olmak çok önemli...

Blogcuanne, takipteyiz, güzel anne:)

Alkan, genleri saçalım diyosun sanırım? Ya hanım da saçmak isterse? sevgiler:)

Missred's diary, "evliliği kötü gittiği halde çocuk yapmak" bana çok ters geliyor...

Ozge, evet bir de o var. Benim de çok güzel geçti. Tekrar yaşamak isterim o duyguyu...

Anne ve Bebişi, hayatta hiç bir şeyin garantisi yok. Bu yazıyı yazarken aklıma gelen üç arkadaşım vardı, üç kardeş. Küçükken oynardır beraber. Anne çalışmıyor, tek maaş. İlk çocuk kızdı, onu düz liseye gönderdiler. İkinci oğlan kolejde okudu. Üçüncü çocuk da devlet okuluna gitti diye hatırlıyorum. Tuhaf bir durumdu. Onlar tek çocuk yapsaymış keşke.

Ela büyüyünce nasıl bir okula göndereceğim bilemiyorum. Annemler, babamlar okurken sanki uçurum bu kadar büyük değildi gibi geliyor. Ben de, kardeşim de burs kazandık hep. Devlet okullarında okuduk. Çok acayip şeyler yaşadığımız da oldu ama genel olarak iyi bir eğitim aldığımızı düşünüyorum. Bu hala mümkün mü şüphelerim var. Bir sonraki yazım bununla ilgili olacak. Şartlar zorlanır elbette. Çocuk istiyor bir yanım hem de çok ama... ama.. Öyle işte.

A.y, doğum yapar yapmaz ben de daha pozitiftim hatırlıyorum. Kardeşimle aramda sekiz yaş var benim de. Hükümete gelince bir araba dolusu lafım var kendilerine de şimdi yeri değil. :)

İlknur, Evde verebildiğimiz ilgi de bazen imkanla ilgili olabiliyor. Altı ay ücretsiz izin kullanabildim mesela, imkan olmasa ve ikincide kullanamazsam... Bilmiyorum. Demek istediğini anlıyorum tabi. Bakalım ne yapacağız. Öyle şeyler dileme yahu, bence başka bir şeyi dile getirmek istemiş...

Işık Örsel İmir, bir seferde çözmüşsünüz ne güzel:))))

Missred's diary, bir sonraki yazı bu konuda olsun. Orda da kafam çok karışık...

Nuray Ege, kolay doğumlar şimdiden.


Çok teşekkürler arkadaşlar...

11 yorum:

GüCüBe dedi ki...

Ne yaptığımı aşama aşama yazıyorum özgürannem :=)

Damla dedi ki...

İsterim ki 4 tane olsun ama 2. bile yetişeceğinin garantisi yok. Kriter para, enerji ve yaş tabi. Para okutayım, bunu alayımdan çok yine enerji için gerekli. Yani gerekli destek imkanlarını ve benim anne olmak dışında yapmak istediklerime imkan tanıyacak genişlikte olmazsa o çocuklar için enerjik ve mutlu bir anne olamayacaksam o zaman Ilgaz tek büyüyecek, tamam iki diyelim :)

İlknur dedi ki...

Dun aslinda biraz alelacele yazdigim icin aciklayayim. Imkan mutlaka gerekli gunumuz turkiyesinde bunu goz ardi etmek aptallik olur ama herseyin en superini vermek zorunda da degiliz cocuklarimiza. Bazi seyler icin kendilerinin ugrasmalari azim etmeleri hayatla basa cikabilmeyi ogrenmeleri gerek. Herkesin cok cok iyi maddi imkani olacak diye bir kaide yok. Daha dogrusu maddi imkan bir cocuk yetistirmede onemli bir yerde durmuyor. Paraya pula bogulmus cocuk mutlu ozguvenli saglam karakterli olur diye bir cikarim yapmak mumkun degil.

Bu tabi ki senin benim ya da basbakinin ona buna empoze edebilecegi seyler degil. Ozellikle basbakan kismina ayri bi takigim ulke meselelerin herbiri cozuldu de elalemin yatak odasina mi karismak kaldi geriye. Her ailenin kendi icinde dusunup tasinmasi gereken
seyler bunlar. Maddi gucun vardir ama manevi gucun eksiktir istemezsin. Sirf manevi gucune guvenip te on cocuk ta yapmazsin ama. Uzun cok uzun mesele.

Dun yazdigim Adsiz icin bir dilek degildi aslinda. Kendi tercihi istemezse istemez ama neyi kacirdiginin da farkina varmaz demek istemistim. Bu aralar ayyuka cikan su adsiz yorum birakip agzina geleni soyleme seyi beni acayip rahatsiz ediyor. Sen kac cocuk dogurmali derken bize sorupta ona gore karar almak maksadiyla onu yazmadin. Dogru duzgun ben cocuk istemiyorum cunku bu bu sebeplerden deseydi takilmazdim o kadar. Hele burada birbirini takip eden annelerin hicbirinin saldim cayira mevlam kayira mantiginda olmadigi cok acik. Yazim tarzi gozume batti anlayacagin.

meltem dedi ki...

Biraz gecikmeliyiz malum uzaktan laf yetiştiriyorum.

İkinci çocuk, otuzların ilk yarısında olsam hiç düşünmeden atılacağım bir serüven. Bu kadar güzel olduğunu bilseydim, Borges'in şiiri gibi oldu. 40'a iki buçuk kala daha bir enine boyuna düşünüyorum.Yapacaksam hemen işe girişmek lazım ama hazır mıyım tekrar bilmiyorum.
İlk hamileliğim çok kolay geçti ikincisinin aynı olacağı garanti değil. Tek çoçukla bile hep kendimi son plana atıyorum ikinciyle saç baş darma dağın gezebilirim.Mutlu anne olma durumları sağlıklı ve mutlu çocuk yetiştirmek için onemli

Öte yandan İdil'imin ilk aylarına doyamadım. Çok gergin geçti. O günlerde ikinci mi asla diyordum. Şimdi ikinci bir bebiş olursa farklı olur diyorum. Ama ikinci idil gibi mi olur? Aynı mı sevilir?
Sonra biz sevgili olarak nasıl oluruz? Herkesin kafasındaki sorular.

Ustune ustluk benim tiroid bezi de grevde. Sonuc olarak ay sonunda doktoruma gıdıyorum konuşmaya. Bir bilene soralım sonra karar verilir. Zaten yapacaksak karar bu yaz sonuna kadar verilmeli. Belki ikinci de idil gibi kendi kendini davet eder, biz de memnuniyetle hoşgeldin deriz.

Yelish dedi ki...

Cok dogru bir tespit ( her zamanki gibi ) :)

Ozgur dedi ki...

Yaz GücüBe:)

Damla, iki iyi iki:)

İlknur, Anladım demek istediğini. Yazı olunca insan bazen tersten anlıyor ya da düğmesine basıyor. Ben şaka yaptığını ya da kinaye yaptığını düşündüğüm için ters gelmedi adsız yorum:)

Öte yandan haklısın. İlla herşeyin mükemmelini veremeyiz, zaten bizim tek çocuğa verecek kadar imkanımız olduğu da şüpheli. Her özel okula gönderip, istedği her şeyi alamayız. Mümkün değil. Zaten doğru da değil. Ama nasıl desem... Burslu okudum dersanede, devlet okulunda okudum. Devlet üniversitesine gidip yurtta kaldım. Yine de annemler benim ve kardeşim için çok para harcadılar. Ki bu bahsettiğim 80ler, daha reklamlar bu kadar palazlanmamıştı, henüz TRT vardı. Ve İstanbul'da yaşamıyorduk. Hayat daha sade ve güzeldi.

Şimdi birebir aynı imkanı sağlamak için karı koca toplam gelirimiz şu ankinin 6 katı filan olmak zorunda. Demek istediğim illa bir okula gidecek. Çalışmam için bakıcısı olacak. Olmasa ben çalışamam gelirimiz düşer. Evet öyle de yaşanır ama bu defa oturduğun yerden fedakarlık edeceksin, semt değiştireceksin filan.

Yani demek istediğim konfor için değil aslında. Okul, eğitim işi çok önemli. Neden dersen... Önemli. Aile geleneği diyelim. Çocuğu bakkalın yanına çıkar veremem hayatı öğrenmesi için. Çok iyi bir fikir olduğunu düşünsem de. İyi bir eğitim, okul, farklı düşünceler, yaratıcılık, okumak, edebiyat bunlar kızımın hayatında olsun istiyorum. Matematiği sevebilme ihtimali olsun hayatında. İlla matematikçi olmasın ama olanağı olsun istiyorum.

Para önemli değil diyebilmek için paraya ihtiyacım var:)

Meltem, bugün nurturiada bir şey yazınca aklım başıma geldi. Kalbime sorsam evet, hormonlara sorsam hemen, aklıma sorsam hele bi dur... sevgiler çok.

Yelish, teşekkür ederim:)

Turner dedi ki...

Insanin iki eli var bi yandan...

Ozgur dedi ki...

Turner: giiir kanıma:)

NiLaY dedi ki...

benim de 2 yaşında bir kızım var.. 3 kardeş olarak kalabalık bir ailede büyümeme ve kızımında kardeşsiz kalmasını istemememe rağmen hem maddi hem de manevi olarak 2 çocuğa birden yetemiyceğimi düşünüp vazgeçiyorum.. çalıştığım için 15 aylıkken yuvaya bıraktığım kızımdan sonra bu sefer arkamda iki çocuk bırakarak işe gitmek istemiyorum.. bir de ne bileyim eskiden tek çocuk olanlar hep yalnız hissederdi kendini sokaklarda oynarken diğerlerinin hep kardeşi vardı çünkü, ama artık tek çocuk okadar çok var ki diyip kendimi de avutmuyor değilim hani :)

Girno dedi ki...

Özgür anne,

İlk kızım doğduğu günden beri kafamda bu soru döndü durdu, her yerde tartışmaya açtım, yazını kaç gündür okudum ama bir türlü fırsat bulamadım, şimdi hazır iki bıcırımda uyumuşken, tam da evde "kuzuların sessizliği" sağlanmışken yazayım dedim.
İstanbul çok zor bir şehir, ikinci bir bebeğe bakabilmek de en az okadar zor. Ama sadece o mutluluğu görmek için bile yapmalısın diyorum. Biz eşimle hep istiyorduk aslında şartlarımız tam daha iyi olacakken zorladık. Şöyle ki, ben tam çalışmaya başlayacak, doktora tezimi tamamlayacaktım. Ama dedik hem yaşları arasında hem de anne babayla çocuk arasında uçurum olmasın, hiç planlamadan, ölçmeden, istiyormuyuz ikinci çocuğu evet dedik ikimizde, bilinçli olarak yaptık. Bir de ben şundan çok korktum, yıllar geçince pişman olmaktan, ya bu defteri kapatacaktım, ya da hemen olmalıydı. Kızım tam 4,5 yaşındayken kardeşi geldi. Sevincini, sana anlatamam. Şuan da miniğim 9 aylık ve beraber ufak ufak vakit geçiriyorlar. Bu dünyada yalnız kalmayacakları için çok seviniyorum :)

Cocukla Cocuk dedi ki...

sonuna kadar katılıyorum Özgür Annem, asıl mesele mutlu, huzurlu, iyi bireyler yetiştirmekte. Bir çok yorumda bahsedildiği gibi okullar eğitim sistemi o kadar garipleşti ki, bizim dönemimizde fırsat eşitliği vardı sanki değil mi? bana mı öyle geliyor yoksa . durum böyle olunca da çok daha fazla düşündürüyor 2. çocuk kararı