17 May 2010

Yazmaya Yazmaya Ne Hale Geldik...

Yazmadıkça birikti. Suçluluk hislerim tavan yaptı. Seni çok ihmal ettim blog kardeş. Nurturia'da anı defteri çıktı, mertlik bozuldu. Hep oraya yazıyorum, Ela'nın dediklerini, yaptıklarını.

Neler oldu.... Daha Karadeniz'de yaşadıklarımızı bile anlatamadım. Önce deniz kıyısı, sonra kent ormanı, sonra çayır çimene yayılışlarımızı. Yeşin tonu, anneanne kokusu, dedeyle elele gezmeler, babayla top kovalamacalar. Dede ve babanın "blogcular bunu da çekin" dediği birbirinden güzel görüntüler. Görev bilinci yüksek anneannenin dere tepe aşıp o görüntüleri çekmesi.

Geldik, bi oturamadık sanki.

Geçen haftanın önemli olaylarından biri nutruria buluşmasıydı. Kirazsevdası'nın gece gelemeyeceği belli olunca önce kaçak buluşma yaptık bizim evde. Sinem ve Emir, İlkay ve Doruk geldiler. Ela çok sevindi tabi. Beraber para gidecektik ama Ela bir uyudu, pir uyudu. Uyanamayınca yalan oldu park işi. Meğer sadece anne ve ilkay sürpriz park buluşması ayarlamışlar. Hemen organize olduk, Can ve Sadece anne de geldiler. Cıvıl cıvıl olduk, çok güzel olduk. Sonrasında park sefasını geç olarak yaptık, içimiz dışımız kum. Koşturarak ev, sonrasında kızımı bakıcı ablamıza ve babasına teslim ederek kaçak anne olmaca. Akşam dışarı çıkma huyumuz yok, akşam dışarı mı çıkılır canım:) Ama çıktık ve birbirinden güzel annelerle tanıştık. Çok feci eğlendik.

Ertesi gün bakıcı ablamız hastalandığı için Ela ile başbaşa başladık güne. Allah'tan ciddi bir şey değildi, yorulmuş, sıkılmış, bağışıklık zayıflamış muhtemelen. İlkay ve Doruk'u aradık, noooolursunuz gelin yaptık. Sağolsunlar "yeter bıktık sizden" demediler geldiler:) Çook sevindik. Bi gün önce doyamamıştık açıkcası Ela uyuyunca. Bu defa Ela ve Doruk (maşallah!) kumlarda pek güzel oynadılar. Kum olayına bayılıyorum. Çocukların nakliye konusundaki ciddiyetine de. Hemen kümeleniyorlar bir köşeye, kürekler, kamyonlar, tırpanlar ortak. Daha büyük çocuklarda benimmmm hissi var ama bizimkilerde daha yok. Büyük çocuklarla oynarken biraz itişme oluyor ama idare ediyoruz şimdilik. Fakat çok sıcak... Bizim kız park delisi de oldu. Havalar böyle gidersen ne yapacağız bilmiyorum.

Cuma günü karşıda toplantım vardı, döndüm pazara gittim derken, bu haftayı doğru dürüst mesai yapmadan geçirmiş oldum. Geceleri çalıştım gerçi ama telafi edemedim henüz. Bu hafta sıkı tutmalı diyicem ama yolculuk var. Antalya bekle bizi. Babaanne ve dede havuzu almışlar, terlik almışlar. Bikini için bizi bekliyorlar. Bakalım su kuşu Ela formunu koruyor mu deniz sevgisi konusunda? Göreceğiz.

Bu haftasonu güzel geçti... Dün sevgili ve kardeş fazla mesaideydi. Bunun için sevgili erkenden kalkmış, Ela'yla oynamışlar, bakkala gitmişler, kahvaltı yapmışlar, eğlenmişler. Beni uyutmuşlar ki enerjik olayım. (İyi ki şu anneler günü yazısını yazmışım oley. Anneleri uyutun!)  Sonra kalktım. Babayı işe yolladık, kızımla yollara düştük. Yürüdük yürüdük, parka gittik. Kimsecikler yok. Dolaştık dolaştık. Yolları öğrenmiş minik, mesela başka bir yoldan geldik yine de parkın ne tarafta olduğunu anlayıp ağladı, beni çok şaşırttı. Sonra gündüz uykusuna yatınca bana bir şaşkınlık çöktü. Hangi işi yapsam? İşlerden iş beğen. Mutfağı düzenleme niyetim vardı ne zamandır, daldım. Bezelye ayıklamıştım, haşladım, enginarları dondurdum, yemek yaptım. Sonra Damla ile Prima'nın baby showuna gidelim demiştik. Önce Ela uyudu, geç uyandı. Sonra Ilgaz derken gittik ama geç gittik. Gittik döndük. Bu bile Ela'yı çok eğlendirdi. Koşturdu, balon aldı. Trombolin vardı orta yerde. İlk başta nedir anlamadı ama bir çocuk zıplayınca çıkıp o da zıpladı ve beni yine şaşırttı. Kızım çok büyüdü, zihnim onun gelişim hızına yetişemiyor...

Akşam dolapları yerleştirme işine girişmiştim ona devam ettim. Fark ettim ki giyecek hiç bir şeyim yok. Alışverişe çıkıla!

Pazar, sabah krep yaptım. Güzel kahvaltı, ardından sokaklarda dolandık sonra da Kozzy'ye gittik. Çok yakında açılan alışveriş merkezi. Biz alışverişe gitmeyince, alışveriş bize geldi bi nevi. Ela ilk kez gezmek üzere bir alışveriş merkezine gitti. (Sanırım daha önce bir kez kısa süreliğine girip çıkmıştı.) Çok ilgisini çekti. Elele gezdik. Oyuncakçıya girip oyuncaklarla oynadık. Ataricideki atlara, otobüslere baktık. Eve geldik.  Öğlenden sonra bi de babayla gittiler. Akşam da balık almaya üçümüz gittik. Migrostaki kamyon şeklindeki sepetlere oturdu Ela bayıldı. Elinde direksiyon. Aldık balıkları filan ama akşam çok kalabalıktı afakanlar bastı biraz beni.

Geldik yemeğimizi yedik, cuk cuk, sohbet, uyku...

Ben de kalan işleri yaptım. Büyük işler başarmış gibiyim ama aslında  sürekli dağılan şeyleri toplama, sürekli kirlenen bulaşıkları yıkama, hayatın gereksiz döngüsü, ev işlerinin rutin çemberi, bir sürü emek, ortada toplasan başlangıç noktasından geç ama yirmi lira alma durumu. Yoruldum. Geleyim bir yazı yazayım dedim.

Nurturia'da da paylaştığım bir anımızı buraya yazayım:


"teyzesine geçen buluşmayı anlatırken...
Anne: emir
ela: emiiy
anne: doruk
ela: doook
anne: can
ela: dan
ela: iştebizüç....
biz: ????? Çıkardığı sesler ona denk gelince teyzeyle küçük çapta bi şok. tesadüf ama muhabbete devam etti minik..."

Uzun uzun söyleniyor, kendince laf sayıyor. Aaaba, araba, meaba(merhaba) diyor.

Bugün mama sandalyesinden kalkmak istedi
teyzesi: Ela'cım baba ellerini yıkamaya gitti, gelince seni alacak.
Ela: baba? (hadi canımm tonlamasıyla)

Kapıları açıyor. Her yere tırmanabiliyor, şempaze modu onaylandı, ama hala yataktan atlamayı denemedi. Bizim yatağa filan da çok rahat tırmanıyor, iniyor.

Kaydırağa kendi çıkacakmış! Hem yardım istiyor, hem yardım edince sinirleniyor. Kaydırak merdivenleri niye delikli?

Kaka/Kitap/Yemek bittiğinde ellerini yana açıp "bitt" diyor.

Bir süredir kakası gelince elimizden tutup tuvalete götürüyor. Bezli zamanlarımız çok azaldı. Tamamen geçmek için fırsat bekliyoruz. Pazardan bir sürü atlet/kilot aldık. Çok heyecanlı...

Babasıyla gizli gizli su aktarmaca oynamışlar ben uyurken. Aktivite insanları işte. Bi baktım halıda bi ıslaklık. Sandığım şey diilmiş:) Oyunmuş...

Allah büyün çocuklara sağlık, mutluluk ve huzur versin.

iyi geceler...

4 yorum:

Ayşe dedi ki...

canim benim. tam ne komik zamani simdi...
uzakta olmanin en fena yani bu... arkadaslarimin, kuzenlerimin cocuklari buyuyup gidiyorlar, hicbirini goremiyorum. 6 aydan 6 aya, o da vakit olup da gorebilirsem. :(

kirazsevdasi dedi ki...

masallah Ela'nin dilgelisimi super, kendi de super zati :)
operiz onu.

FADİŞ dedi ki...

Oh ne güzel. Çok güzel bir hafta sonu geçirmişsiniz.

aysema dedi ki...

İyi ki doğdun,iyi ki doğurdum, iyi ki benim kızımsın... Seni, sizleri çok çok seviyoruz.