18 Haz 2010

Annem, Babam

Birazdan arkadaşımla buluşmak için çıkacağım, çok az zamanım var. Annelik böyle bir şey işte, "az zamanda çok işler yapma" sanatı. Ülkeyi de anneler yönetse, ne ateşimiz çıkar, ne beslenmemiz gdolanır. (Gerçi ilk fikir ayrılığında kelleler gidebilir de:) Belli olmaz.

Şunu söyleyip gitmeye karar verdim. Dünyada benim için en değerli iki insan annem ve babam. Onları çok seviyorum. Okudukça daha çok, öğrendikçe daha çok, kendi çocuğumu sevdikçe daha çok, onları torunla beraber görünce daha çok. Anne olunca anlanan şeylerden biri buymuş.

Bizim eğitimimiz için araştırdıkları okullar, her daim okul aile birliğinde etkin roller, her toplantıda işin içinde olmalar. Dün Montessori anaokulu toplantısındaydık eşimle birlikte. Çıkışta bir an işte bu bizimkilere göre bir iş tam diye düşündüm. Eğitimci oldukları için biraz da. Bakalım biz onların yaptıklarını yapabilecek miyiz...

Duygusalım bugünlerde biraz.

http://ruyalargercekoldu.blogspot.com/2010/06/tenis-sampiyonasi-zonguldakta.html

6 yorum:

FADİŞ dedi ki...

Allah onları yanıbaşımızdan eksik etmesin.

OzGe dedi ki...

abimle ve begüm ile tanışmış olabilirsin belki..

OzGe dedi ki...

abimle ve begüm ile tanışmış olabilirsin belki..

HUYSUZ dedi ki...

özgür annem, yoksa sen damla'nın yanında mı oturuyodun? bilemedim ben seni :(

Ayşe dedi ki...

Allah anne babamizi basimizdan eksik etmesin. Ben bi de iyice uzaktayim, nasil ozluyorum bi bilsen. Filmlerde falan boyle baba-kiz, anne-kiz diyaloglarinda direk iptal oluyorum... Simdi bile gozlerim doldu.

Ozgur dedi ki...

Fadiş, amin:)

Özge, o kadar çok insanla tanışınca bilemedim bi an:)

Huysuz, bi ara damlanın yanındaydım, kalktım sonra. Açık saçlı, kırmızı yanaklı. Balkonda durdum uzunca.

Ayşe, di mi ya uzaklık çok zor. Az kaldı ama... sevgiler çok. Amin.