14 Haz 2010

Çocuk Yetiştirirken: Yaptığın değil Olduğun...

Kendi izini süren delinin izini sürerken rastladım bu yazıya. Yansıttıklarımız, tuttuklarımız

O yazı ve düşündürdükleri. Etkiler tepkileri, tepkiler tepkileri doğururken, develer tellal, pireler berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken... (Derken derken bu tekerlemedeki bilgeliği hiç düşündünüz mü? Babanın beşiğini sallama olasılığını? )

Şunu demek isterim. Bana öyle geliyor ki en önemli nokta senin senlikten çıkabilme yeteneğinde bitiyor anne babaysan. Sen "sadece ben" demeyi bırakmalısın. Ama bu yaptıkların anlamında değil. Annenin babanın yaptıkları hala seninle ilgili. SANA yapılanlar, SENİN yapacakların. Yani "ben" dünyasında yaşamaktasın. İyi anne babalar "ben" dünyasının dışına çıkar, "sen"e girerler. Yani çocuğun hayatı ve duyguları. Bencillik kendini feda etme dürtüsünün tersi değildir. Bencillik kendi hayatını DA düşünmek değildir. Asıl bencillik senin dışındaki bir bireyin dünyasını ve ihtiyaçlarını görmezden gelerek kendi durumuna ve duygularına gömülmektir. Bir başkasını kendi duygularının izin verdiği kadar anlamaktır bencillik. Görüntüde hiiiç bencil, tersine çok verici gözükebilirsiniz, oysa kendi istediğinizi verirsiniz, karşınızdakinin ihtiyacı olanı değil!

O nedenle, çocuğu çok aramak mı, az aramak mı? Çok dokunmak mı, uzak durmak mı? Karışmak mı, bağımsız kalmak mı? Bütün bu soruların yanıtı ilişkide gizli. Eğer çocuğunuzu DUYABİLİR, dinleyebilirseniz... Eğer...

Dinlenek sözcüklerin kulaktan girip beyne gitmesi değildir. Dinlemek söylenmeyenlerin dahi gönülde yankılanmasıdır. Dünyanın en zor işidir. Öğrenmek gerekir. Ben iyi dinlerim diyenlerin tekrar düşünmesi gerekir. Asla bitmeyecek bir öğrenme sürecidir dinlemek. İki insan aynı şekilde dinlenmez, aynı suda iki kere yıkanılmaz.

Onun ihtiyacı nedir? O neyi söylemektedir ama aslında neyi istemektedir? Kendi duygusal dalgalanımlarımız, kırgınlıklarımız, hassaslıklarımızı bir yana bırakıp karşımızdaki insana çocuğumuz olsun, olmasın bakabildik mi? Soru budur. "Annemler beni aramazdı ben de seni ondan aradım çok, ilgimi göstermek istedim" olmaz. Geçersiz. Sen hala kendi dünyanda yaşıyorsun bunu söyleyerek. Sen hala kendi çocukluğunun yarasını kendi çocuğunu KULLANARAK telafi etmeye çalışıyorsun. Büyümenin yolu bu değil... Yanlışlık burada.

Bir şeyler YAPARAK, onu yapıp, bunu yapmayarak, o eylem, bu eylem değil, içsel yolculukta nerede olduğun? Kendi duygularının ve zaaflarının ne kadar farkında olduğun? Bilinç denilen şey entellektüel gelişmişlik seviyen değildir. Çok alelade ama kendiyle barışık bir ev kadını, bir üniversite hocasından, montessori aliminden, bütün eğitim felsefelerini yemiş yutmuş doktorasını vermiş birinden daha iyi anne olabilir. Hiç ummadığın bir adam öylesine anlamıştır ki kızının iç dünyasını, leb demeden bilmektedir, ne diyor, nedir isteği, leblebi midir?

Yani yaptıklarımız bir yana ama olduğumuz şey önemli. Kendi yolumuzu yürürken öğrendiklerimiz. Yaşadıklarımızı etkiler, tepkiler, ergenlik dönemi buhranları dışında bir bakışla inceleyebilir, çıplak halimize bir ampülün ışında bakabilirsek. Belki o zaman. Kendi benimizden çıkıp dünyanın kokularını içimze çekebilirsek. Yavrumuz dediğimiz insanın bizden ayrı bir varlık, kişilik olduğunu, bizim hayatımızın artı ve eksilerinin bir uzantısı olamayacak kadar büyük bir potansiyel barındırdığını anlayabilirsel. Çocukları KENDİMİZDEN koruyabilirsek. Kendimizden ve büyük, komik, şişinen egolarımızdan.

O nedenle yaptıkların evet, güzel, çalışıyorsun, emek harcıyorsun. organiğinden yemek, her gün  sebze, temiz hava, bol gıda, resim dersleri, en iyi anaokul, en iyi öğretmenler, aktivitenin hasi, evet, çok güzel yapıyorsun, ben de yapmak istiyorum inan elimden geleni, ama biliyorum ki BEN adam olup BENDEN çıkmadıkça hepsi vesaire vesaire vesaire...

6 yorum:

Ayşe dedi ki...

cok haklisin, bugunlerde bunu cok dusunuyorum, sebebini tahmin edersin sanirim. Oyle anne-baba olalim demekle tam olmuyor sanirim. Sen bi ara yazmistin, belki hamileyken hani, insanin icinde kavgalari, bencillikleri söndürmesi gerekiyor diye. Asil onemli olan o cunku... Cunku bebekten sonra sen ve koca olmuyor oncelik, hep o... ve hakikaten de kendimizden korumamiz gerekiyor. Bilmem kimin cocugu baleye gidiyor, aman ben de gondereyim diye degil de, hakikaten cocugum icin iyi olacagina inandigim icin gondermeliyim.

Kremali'nin annesi dedi ki...

Deniz'cim, ebeveynlige dair okudugum en guzel en guclu en carpici yaziydi. Daha fazlasini da yazardim yazmasina ama kazaran sisirmeyeyim egolari :) Telgrafin en hassas tellerine basacak kadar egosunu hafifletmis birine yapamam boyle bir kotulugu.

Cok ama cok sevgiler sana ve guzel kizina.

Bahar dedi ki...

Harika bir yazı olmuş, eline sağlık. Ne kadar güzel tanımlar, gözlemler."Asıl bencillik senin dışındaki bir bireyin dünyasını ve ihtiyaçlarını görmezden gelerek kendi durumuna ve duygularına gömülmektir. Bir başkasını kendi duygularının izin verdiği kadar anlamaktır bencillik." Özellikle bu tanımın beni çok etkiledi.

k.i.s.d. dedi ki...

Özgürüm, bir sonraki yazıda yazmayı planladıklarımı yazmışsın :) seninle tamamlandım, ben oldum :)Kendi hayatının tortusunda boğmak, sisli puslu bir ben camı ardından yavruya bakmak... Böyle diyecektim :)

Ellerine sağlık.

Çok çok çok öptm.

Ashley dedi ki...

İlerde nası bi anne olcam çok merak ediyorum .Zatn gördüğüm hep 2 çeşit anne modellemesi oldu. İlki Çocuğum her bi boku bilsin görsün yaşasın hiçbirşeyden eksik kalmnasın diyen tipler. 2. side amaaaan herşey olcağına varır saldım çayıra mevlam gayıra diyenler. Ortası nadir bulunan bu annelik babalık ne biçim şeydir hala anlayamaıyorum ya du bakalım okudukça ufkum açılıyor bloglardan :D.Yazıyı atlayarak okudum (yalan olmasın) güzel buldum.

Adsız dedi ki...

Merhaba,
okuyorum yazilarini ve ogreniyorum.Anne degilim ama annelik hakkinda fikir sahibi olmaktan ote baska seyler ogreniyorum ben, sen kendi icini actikca,sactikca buraya.
Gecen gun bir arkadasim ekleyince linkini facebook'ta, sibel arna mi denilen bir kadinin sacma demenin bile az kalacagi bir yazisini okudum,ustelik Hurriyet'te yaziyormus.
Simdi bir kez daha senin yazdiklarini dusunuyorum da sen blog yazarak kalmamalisin, daha fazla insana ulasmalisin.Kesinlikle kendini okutan,dogru duzgun yazan birisin.
Tebrikler
Guzel Ela'na ve tum ailene saglikli,mutlu gunler dilerim.
Sevgiler.
Deniz