17 Haz 2010

GDO Bilimsel Komite kararları…

Defne Koryürek'ten gelen mektubu paylaşıyorum...          

  GDO Bilimsel Komite kararları…

"GDO’lu ürünler Türkiye’ye giriyor. Bu ürünler gıda ve yem sektöründe yaygın olarak kullanılıyor. Tüketici bilinçli veya bilinçsiz bu ürünleri tüketiyor." diyen ve ülkemizin belki de tek tarım yazarı olan Ali Ekber Yıldırım'ın bu yazısını dikkatinize yolluyorum:

GDO Bilimsel Komite kararları…
Kayıt : 17 Haziran 2010
Yazan : Ali Ekber Yıldırım
Kategori : Gıda

Genetiği değiştirilmiş ürünlerin ithalatı ile ilgili yeni gelişmeler var. İthal edilen ürünlerin risk değerlendirmesini yapan Bilimsel Komite’nin kararları Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın internet sayfasında yayınlanıyor.
Bu güne kadar iki karar yayınlandı.
İlk kararda gıda ve yem ürünlerinin GDO(Genetiği Değiştirilmiş Organizma)’lu olarak değerlendirilmesi ve etiketlenmesi için eşik değerin yüzde 0.9 olması kabul edildi. Belirlenen yüzde 0.9 eşik değerinin altında GDO içeren ürünlerin etiketlenmesine gerek olmadığı kararlaştırıldı.
Aynı kararda MON40-3-2, A20704-12,MON89788-1 soya çeşitlerinin yem ve gıda olarak kullanılmasının herhangi bir risk oluşturmadığı kabul edildi.
İkinci karar ise, 9 çeşit mısır için yapılan risk değerlendirme sonuçlarını kapsıyor. Buna göre, Bt11, DAS1507, MON810, NK603, NK603 x MON810 mısır çeşitlerinin, “yem ve gıda (taze, konserve, un, irmik ve mamulleri gibi doğrudan tüketim dışında) olarak kullanıldığında herhangi bir risk oluşturmayacak.
MON863 ,MON863 x MON810, MON863 x NK603 mısır çeşitlerinin ise sadece yem olarak kullanılmasının uygun olacağı kabul ediliyor.
GA21 mısır çeşidinin ise, yem ve gıda olarak kullanıldığında herhangi bir risk oluşturmayacağı belirtiliyor.
Her iki karar, bilinen bazı gerçekleri su yüzüne çıkardı.
Hatırlarsanız, 26 Ekim 2009’da Resmi Gazete’de, “Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik” yayınlandığında,Türkiye’nin kapılarını GDO’ lu ürünlere sonuna kadar açtığını yazmıştık.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Bakanlık bürokratları ve onların bilgileri doğrultusunda açıklama yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise, bu yönetmelikle GDO’ lu ürün ithalatının yasaklandığını iddia etmişti.
Ne yazık ki zaman bizi haklı çıkardı. Bilimsel Komite kararlarından da anlaşıldığı gibi Türkiye, GDO’lu ürün ithalatına kapılarını sonuna kadar açmıştır.
İthal edilen GDO’ lu ürünlerin risk analizi konusunda ciddi endişeler var.
Bakanlığın internet sayfasında yayınlanan Bilimsel Komite kararları halkın, tüketicinin anlayacağı netlikte değil.
Bazı mısır çeşitleri için, “ taze, konserve, un, irmik ve mamulleri gibi doğrudan tüketim dışında yem ve gıda olarak kullanıldığında risk taşımadığı ifadesi var. Bunun anlamı şu; bu mısır çeşitleri taze, konserve, un, irmik ve mamulleri olarak doğrudan tüketilmesi riskli. Ne gibi riski var?
Tüketici, adı verilen bu mısır çeşitlerinin konserve, un, irmik ve mamullerinde kullanılmadığını nasıl anlayacak?
Alınan kararlardan anlaşılıyor ki, risk analizi yapılan tüm ürün çeşitleri ithal edilebilir, tüketilebilir nitelikte. Tamamen riskli olan ve ithal edilmesi sakıncalı görülen ürün çeşidi var mıdır? Varsa bu ürünlerle ilgili nasıl bir işlem yapıldı?
Bugüne kadar yayınlanan iki kararın da temel dayanağı 26 Ekim’de çıkarılan yönetmelik. Oysa, Danıştay 10. ve 13. Daireleri Müşterek Heyeti bu yönetmeliğin iki maddesi için yürütmenin durdurulması kararını verdi. Bu maddelerden birisi ithalata ilişkin 11.madde. Diğeri ise yürürlük maddesi. Danıştay yürütmeyi durdurma gerekçesinde GDO ile ilgili düzenlemenin yönetmelikle değil yasa ile yapılması gerektiğine karar vermişti. Bu karardan sonra Biyogüvenlik Yasası kabul edildi. Yasanın öngördüğü yeni yönetmelik çıkarılmadığı için kararlar eski yönetmeliğe, Danıştay’ın yürütmesini durdurduğu yönetmeliğe göre alınıyor.
Özetle, Bilimsel Komite kararlarından da anlaşılacağı üzere GDO’lu ürünler Türkiye’ye giriyor. Bu ürünler gıda ve yem sektöründe yaygın olarak kullanılıyor. Tüketici bilinçli veya bilinçsiz bu ürünleri tüketiyor.

http://www.tarimdunyasi.net/?p=1386

8 yorum:

kaymaçina dedi ki...

bende bu aralar bu konuda bir kitap okuyorum, iyice içim sıkıldı bu konulara..
bugünde kitabı yazmıştım blogda http://kaymacina.wordpress.com/2010/06/17/deccal-tabakta-anneler-icin-kitap/

Ozgur dedi ki...

hemen alıp okuyacağım. offf of of. iyi ki yazmışsın!

İlknur dedi ki...

Paylasim icin ellerine saglik Ozgur Maalesef GDOlu urunler zaten yillardir Turkiyede var ve kullaniliyor. Daha oncede yazmistim galiba. Kardesim gida muhendisi ve calistigi firmada bu meret bu GDO tartismalarindan once de kullaniliyordu. Simdi yeni giriyormus gibi yansitilmasi, yeni izin verilecekmis gibi gosterilmesi gercekten cok ilginc.

kirazsevdasi dedi ki...

diyorum ben, bahce kiralayalim, ekelim bicelim diye. poff :S

fazi dedi ki...

kiraz a katılıyorum.bahçe iyi fikir :)

fazi dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Ozgur dedi ki...

İlknur, neden ilginç? Uzun zamandır kullanılıyor olması daha kötü değil mi?

Kiraz, fazi, şahane olur:)

İlknur dedi ki...

Ozgur evet kotu hem de cok kotu. Gozumuzun icine baka baka yalan soylenmesi, sanki simdi denetimle gdo geliyormus gibi gosterilmesi canimi sikan. Bunun cok cok evvel yapilmasi lazimdi.

Turkiyede kural basit. Kanun, kural var ama denetimi yok. Bu GDO kararlari ciksa bile denetimi yapilmayacak. Birileri denetlenmemesi icin guclerini kullanacak.