6 Haz 2010

Memelere Veda

Kuzunun annesi ve Ela'yla bizim Ela arasında gerçekten bir bağlantı olmalı. Bu güne kadar o kadar çok şey denk geldi ki... Meğer onlar da bizim gibi meme bırakma aşamasındalarmış. Bu kadar olur.

Dördüncü günü emmeden geçirdik. Sandığımdan, korktuğumdan çok daha sancısız geçiyor. Bugün meme diye bir kez ağladı. Toplamda itiraz bu kadar. İlk günler ara ara elleri birleştirip meme diye soruyordu, geçiştiriyordum. Bugün sormadı. Ama daha sıkı fıkıyız. Daha kucaktayız, sanki anneye daha düşkünüz. Dün bakıcı abla varken gerçekten kaçıp kaçıp yanıma geldi, gitmek istemedi, huysuzlandı. Aksi gibi gerçekten de çok yoğun bir dönemdeyim. Her an çalışmam lazım. Şu anda bu yazıyı yazmayıp çalışıyor olmam lazım. Duygusal bir süreç. Bir daha emzirmeyecek miyim yani diye düşününce insan üzülüyor. Çok sevdim ben emzirmeyi. Uzun emici olmasına rağmen yorulmadım, sıkılmadım. Çok da mutluydum.

Bir dönem bitiyor. Bugün Fenerbahçe parkına gittik akşama doğru. Geç saate kadar kaldık. Arabada uyudu dönüşte. Romantikada otururken masaya mum geldi. Bizimki "mum" demeyi öğrendi böylece. Dün sabah mıydı, önceki gün mü. Sabah peynir istiyormuş. Mey- niy mey- niy diyor. Anlamadım. Sonra anladım verdim. Tuttu peyniri, bana göstere göstere meyyniyy diye gösteriyor... peynir, zeytin, ekmek diyoruz. Asıl üçlüyü tamamladık ya gerisi tamam.

Bugün Doğa'larla buluştuk. (Ela'dan bahsederken Ela benim uzaktan kardeşim oluyor vecizesinin sahibi:) Doğa scooterini getirmiş. Bi tane de Ela'ya getirmişler. Ela scooter nası ya? derken. Bindi. Gözümün önünde. Tabi süremiyor tam ama çaba var. Üstünde çok güzel dengede duruyor. Bugün çocuk parkındaki kaydırak merdivenlerine tutunarak çıktı. Trabzanı alçak yapmışlar bu sayede dört beş basamak kendi kendine çıktı.

Özgür bırakma isteği ve koruma isteği aynı oranda güçlü oluyor insanda. Biz özgürlüğü seçmeye çalışıyoruz ama korku filmi izlemek gibi bişey. Bugün kiraz yedi mesela. Ayıklanmışları dururken çekirdeklisini ısrarla yemek istiyor. Isırıyor, çekirdeğine gelince bana veriyor. Biz de böyle atmacalar gibi izlemedeyiz ki çekirdek giderse hemen çıkaralım. Bi noktada sevgiili yeter dayanamayacağım bu strese dedi. Aynı şekilde merdivenleri de çıkıyor. Kaydıraktan da kayıyor. Bir şey dediğimiz yok ama adrenalini başka yerde aramaya gerek yok. Sonra izliyosun, bakıyorsun çocuk rahat. O zaman rahatlayıp gevşiyorsun. İlkler zor.

Bugün de Ela'yla dışarda yemek yedik. Köfte, patates, domates, salatalık, kaşarlı tost. Ayranı bir içti, bir içti. Şaşırttı beni. Pilav vardı, çatalla kibar kibar yiyerek izleyenleri şaşırttı. Denize uzun uzun baktı. Tavuk, kuş, kedi, martı, köpek sevdi... Doğa'nın annesiyle doğada yemek pişirdiler:)

Çok özler oldum kızımı. Şimdi uyuyor, gidip uyandırıp koklamak istiyorum. Bu meme bırakma işi beni daha çok etkiliyor sanırım. Aşırı duygusalım. Dokunsan ağlayacağım sanki.

Bu blogda siyasi içerikli, gündeme dair yazı yazmamaya bunun için ayrı bir blog açmaya karar verdim. Çok dolmuşum çok...

11 yorum:

aysema dedi ki...

PEZ günleriniz başladı demek, hayırlı olsun. Teyzoş bunu iyi bilir değil mi? Öpüyorum çok çok...

Ege'nin Annesi; dedi ki...

bu kiraz nasıl birşeydir :) aynısını bizde yaşıyoruz.İzlerken adrenalin tavan yapıyor gerçekten aynı fikirdeyim:) sevgiler...

İlknur dedi ki...

Elaya kocaman bir masallah vallahi kizlar gercekten erken mi konusuyor yoksa benim oglan tembelin onde gideni mi bilmiyorum. Sizin sozcuk dagarciginin yarisi yok bizde :(

Siyasi icerikli bloguna da tam destek :) Ben de yazmamak icin kendimi cok ama cok zor tutuyorum bazi seyleri. OIPin deyimiyle aile blogu ya bizimkiler. Genel izleyiciyi baymayayim kendi fikirlerimle diye benim bile aklima geldi bir arada birini yazamiyorum nerde iki tanesini idare edeyim.

Ayşe dedi ki...

bu meme birakma isi aslinda bir rite of passage, oyle dusun, evet azicik huzunlu, ama it means that kizisko is growing up.

FB parkini cok severim ben. Kucukken bisiklete binmeye gotururdu annemle babam... Bir de deniz kenarina inilen bir yeri vardi, bayilirdim oraya, sanki buyuk bir maceraya atiliyormusum gibi gelirdi...

O meyniy deyisini kulaklarimla duymak isterdim, bazen inanamiyorum bu kadar buyudugune Ela'nin... Aklimda hep size ilk geldigimdeki 15 gunluk sudan cikmis balik hatun hali var...

Kiraz burada daha pahali, ve de tatsiz. Azicik daha vakti var...
optum sizi cok ozgur anne ve ozgur kizi.

nohut oda dedi ki...

kolay gelsın cok zor bır durum ..hem anne hem bebıs ıcın..
ıstedınde benım ıcım gıderdı verıyım bır kez daha dedıgım cok oldu..esım durdurmasa hala emzırecektım:))

kuzunun annesi dedi ki...

Hakkaten degil mi? Hamilelikten beri öyle zaman zaman kozmik bağ olayı :) Çok şükür bizimde rahat geciyor hiç tahmin etmeyecegim sekilde hemde , iştahta arttı. Ama biberonda süt almıyor pek , bende ayran yapıp eksiği kapatmaya calısıyorum . Kızlar büyüyor , memeler küçülüyor olleyyyy!!

gülay dedi ki...

fena bir şeydir bu emmeyi bırakma hali salya sümük gezmiştim ilk günler (kuzu 8 ay ite kaka emdi de)birde kendi isteği ile terkedince memeleri daha da fena bir terk edilmişlik ve istenmeme hali çörekleniyor insana...
Ah bu annelik yarı delilik hali:)
öperim çokçaa Ela kuzusunu

Ozgur dedi ki...

Evet Pezlendik biz de(Peynir Ekmek Zeytin)

Ege'nın annesi, gerçekten öyle:)

İlknur, kızlar daha erken konuşurmuş diyorlar. Anladıkları söylediklerinden çok yalnız...

Ben de benzer bir şekilde, anne blogu şimdi karıştırmayayım diyorum ama her şey bu haldeyken de zor bi yandan...

Ayşe, sen geldiğinde kimbilir neler diyor olacak, beraber gider atlarız maceralara:) Balıklara simit atarız. Ne güzel olur...

Nohut ada, tamamen aynı durum. İnsan vermek istiyor, sonra aynı hüzün baştan yaşanacak filan... Zor.

Kuzunun annesi, vallahi çok şaşırdım. Birbirmizden habersiz gene aynı şeyi yaşıyormuşuz. Benim de korkuğumdan hafif geçiyor. Yeni bir dönem başlıyor...

Gülay evet ya bi çeşit delilik:)

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

dün yelize söylediğimi bugün sana "forward" edeyim: yüzünü gözünü kanatırsa dikiş attırırız, kolunu bacağını kırarsa alçıya aldırırız. sakin ol şekerim"

yeliz dedi ki...

hülya alemsin:) yerim seni!!

özgürüm,
ben politik çemkirmelerimi başka bloggerlarında postlarında yapıyor, tatmin oluyorum. misal anneninki çok rahatlatıyor:)

utkunun annesi dedi ki...

Emzirme konusunda size katılmamak mümkün değil, benim utku'mda 12inci ayına yaklaşırken etraftan yükselen bıraktır artık emmeyi seslerine rağmen ben ısrarla emzirme taraftarıyım.Bıraktırırsam sanki benden kopacakmış gibi geliyo banada