16 Tem 2010

Uzun uzun yazasım var...

Uzun uzun yazmak istediğim için iki satır yazamıyorum. Bu akşam Ela, annem, ben ve yan komşumuz Neşe teyze dolaşmaya çıktık. Ela meşhur dondurmasını yedi, biz yazlık sitelerin arasında dolandık. Kimi siteler öyle ıssız ki. Ne emekle yaptırılmış evler insansız. Yazlık ev almak gibi de değil. İnsanın "keyfine" dair bir yer ya sanki daha özeniliyor. Bahçesindeki erik ağacı başka. Bir yanı toprak özlemi gibi bir şey. İlginçtir benim annemlerin evi hep bahçe içinde olmuştur, öyle apartman çocuğu gibi bir durumum da yok ama yazlık başka. Çevredekiler sürekli evi güzelleştirmekle meşguller. Güzelleşsin de zaten, aslında orda bir sorun yok.

Dün gece yan sitede biri vefat etti. Geçti gitti, bir var, bir yok. Tanımıyorum, bilmiyorum. Doktor ararlarken haberimiz oldu. Üstüne yazlıkların ıssızlığı beni kötü etkiledi.

Sonra Ela'nın aydedeye baybay demeleri. Sonra Milan Kundera'nın bir kitabında anlattığı karakterin annesi. Ülkenin zor zamanında tanklar geçerken, armut ağacına üzülen annesine inanamamış kadın. Annesi, tanklar geçici ama armut kalıcı demiş. Bazen böyle mi bakmalı hayata acaba. Gündem bunalttığında ağaçlara, meyvelere ve aydedeye bakmak. Bizler geçip gittiğimizde hala bir şeylerin kalacağını hayal etmek. Hayata tutunmak, canlılığa.

Anneliğin yeni bir evresindeyim sanırım. Son 1.5 yıl ve hamilelik gerçek bir kesinti oluşturdu. Okumalar azaldı. Yazlık komşumuz Reşat beyin torunları gitti. Geçenlerde Ela ile gezerken uğradık. Bahçede bir masa. Masada bir kitap. Adalet Ağaoğlu. Bir an o kadar özendim ki... Kafanda başka bir şey olmadan bir kitaba dalıp gitmek... Sevgili gelirken eskiden okuduğum bir kitabı istedim. Iris Murdoch, Under the net.  Çok severim o kitabı. O kadar uzak ki şu anki halime. Kapağını açamadım. Ela'nın uyuduğu saatlerde çalışıyorum. Az kaldı bir süre sonra daha rahat olacak. Bir geçiş dönemi bu ama... Özledim.

Yaşarken ertelememeli. Tek bir dala saplanıp kalmamalı. Arkadaşlarımı çok özledim. Ela'dan önceki arkadaşlarımı. İki tanesi uzakta şimdi, tatile gitmiştik onlarla ne güzeldi. Bir tanesi Kadıköy'de oturuyor ama kalkıp gidemedim daha yeni evine. Ben burdayken sevgili üniversite arkadaşlarıyla buluştu. Çok göresim vardı onları onu da kaçırmış oldum. Deneyimli anneler ne zaman rahat ediliyor? Anaokuluna gidince mi, üniversiteye gidince mi?

Şikayet etmiyorum, çok şanslıyım hem de çok. Ağaçtaki şeftalilere bakıp üzülüyorum. Yeni bir şeftali ağacı var bahçede. Ela'nın kuzeni için. Daha yok kendisi ortalıkta, kardeşim evli bile değil ama olsun. Arada annemle konuşuyoruz hoşumuza gidiyor. Annem hep beni kızımın elinden tutup gelirken hayal etmiş buraya, şimdi kardeşimi, sonra Ela'yı herhalde... Düşününce ne kadar uzak, bir yandan nasıl da yakın.

Hafta sonu geliyor. Gelecekler bekliyoruz.

Ela çok mutlu. Deniz, bahçe sulama. İki köpek dişi patladı yukardakiler. Bi tanesi kabarık hala. Buna rağmen gündüzleri neşesi iyi. Geceler ayaktayız. Olsun. Çıksın da bir an önce.

Ne yazılar yazacaktım, şu bezsiz bebek hallerimizi yazamadım. Denemek isteyenler için yazacaktım, çok rahat ettik. Sonra annenin çalışması üzerine bir kaç makale okudum, onları yazacaktım. Aklımda ne çok söz dönüyor. Bir yandan da annelik konuları sıkmaya başladı beni sanki. Artık zihnimde yeni alanlar açılsın. Eski konular ya biz diye inliyor.

Cırcır böcekleri ötüyor. Hava sıcak.

7 yorum:

sosito dedi ki...

her kelimesinde kendim yazmisim gibi hissettim. bende yavas yavas unutuyorum eskiden kim oldugumu, neleri yapmaktan mutluluk duydugumu. kaybediyorum yavastan aliskanliklarimi, kitaplarimi anneligin altinda sessizce.
sikayet degil iste anca anne olup herseye yetismeye calisanlar anlayacaktir. kimdim?unutmak uzereyim. anneyim, esim, evin hanimi isin patronu

Evren dedi ki...

Kafada yazilan onlarca yazi ve gitgeller bende de oluyor ara ara. Ama sen yaz yine de, her telden cal! Zevkli oluyor dinlemesi :)) Bir de bu bezsiz bebek deneyiminizi de merakla bekliyoruz; ne guzel olmus, mis :))) Darisi basimiza!

ilknur malcı dedi ki...

ahh ne güzel bir yazı olmuş ne kadar hoşuma gitti anlatamam.
seviyorum böyle insanların yalın sade kendilerini anlatmalarını.yem yeşil bir bahçeye uzaktan bakmak gibi rahatlatıyor insanı.

Anne Café dedi ki...

ben çok dingin bir yazı okudum. yeni annelikten bilge anneliğe geçiş yazısı. artık bilge olmuşsun ne yapacaksın ağır ağır kitapları özgür anne?:)
huzurlu ve mutlu. biraz hüzünlü. ama çok insana özgü. Özellikle düşünen bir hayatı olan insanlar yaşıyorlar bu yazdıklarını... zaman zaman soruyorum kendime eskisi gibi olmak mı yoksa yeni bir sen yapmak mı lazım annelikte biraz ilerledikten sonra. ne yapsan eskiyi yakalayamıyorsun, hüzünlü...
oraların kokusunu duydum sanki çok güzel anlatmışsın bir de. bir yazlık havası esti buralara. şeftali ağaçları bahçeler...
Yeni yazılar yazdırsınlar kendilerini o zaman. onları da okuruz:)

FADİŞ dedi ki...

Seni okudum ve bir tatile ne kadar ihtiyaç duyduğumu hissettim birden. Benim isteğim ise biraz farklı, iş hayatını düşünmeden, bebeğimle uzun saatler geçirebileceğim bir tatil istiyorum. Dün gece odasının çok sıcak olduğunu bahane edip onu yanıma aldım, bebeğimi bağrıma bastım, geçirdiğimiz zamanlar yetmiyor bana hızla büyürken oğluş kaçırıyorum sanki bazı anları. Tamamen bezsizleşmeniz ne güzel, darısı bizim başımıza.
Senin de kendiliğinden,zamanın akışı içinde eski alışkanlıklarına yada kitaplarına ve eski arkadaşlarına kavuşacağını tahmin ediyorum ama sen eski sen değilsin artık, anne olmanın getirdiği zenginliklerle birlikte bilge bir kadın dinginliği var sende. Anne olduğumdan beri ben de sanki dünyanın en önemli şeyini elde etmişim havasındayım, başkalaştığımı hissediyorum, kendimle daha barışığım, ne çok çoşku varmış içimde.

sekoya dedi ki...

ne uğraşıcam bloga yazıcam diye, işte kafamdakiler.. hatırlamaya çalışıyorum miradan öncene güzel yazmışın.. işden çıkıp eve gelince ne yapardım ben?? e bi lokma okuyup yatardım zair, işten vakitli çıkmak ne kelime.. okunan kitaplar, bir şıpıdıp terlik için dolaşılan çarşılar, hadi kalk boğaza inelimler.. yoook ben de hiç özlemiyorum, ama herşeye yeteni yok be güzelim hiç hayıflanmayalım.. bu cimcimeler bi büyüsün bak en âlâsından arkadaş olacaklar bize ister oku, ister gez beraber.. diline, eline sağlık, bi hoş yaptın beni..

Ozgur dedi ki...

Ne güzel yorumlar almışım, ne engin, ne mutlu. Bir türlü bağlanamadım, bugün bağlandım hemen yazı yazdım. Çok özledim doya doya okumayı, yazmayı. Teşekkür ederim beni duyduğunuz ve sesinizi duyurduğunuz için. SEvgilerimle...