21 Eyl 2010

Evde örümcek kız mı yetiştiriyoruz?

Örümcek ısırdı ya o kadar insan içinde kızımı, gözüm üzerinde. Ne zaman duvardan duvara uçmaya başlayacak diye heyecanla izliyoruz. Bizimki koltuktan koltuğa uçmaya devam ediyor. Hopp atla, şimdi de burdan atla şeklinde günlerimiz. Dün amcası ve yengesi geldiler bize. Tazecik balık getirmişler sağolsunlar. Palamut... Tavsiye ederim, balık alma zamanı gelmiş. Dün tesadüf ben de balık almıştım. Pişti olduk. Yaşasın balık. Ela pek eğlendi. Zıpladı, hopladı. Amcası askerden geldiği için uzun zamandır görmemiştik, sevindik.

Yazmayınca insan yazmayı unutuyor. Ela sürekli üçüncü tekil şahıl sahinde konuşuyor. Ela otuy diyo oturuyor, Ela kalk diyor kalkıyor. Anne Eya doydu, Ela indir diyor indiriyoruz. Sürekli bıcır bıcır halinde. Ayakkabıları çıpar diyor. Çorapları çıpar. Yanağını gösterip anne uff diyor. Ne oldu kızım yanağına diyince böcüü diyor. O yanakları lokma lokma yemek istiyor insan. Örümceğin ısırdığı yerin üzeri göze doğru kırmızıydı. Doktorun verdiği ilacı bastırarak sürünce geçti. Canım kızım.

Maşallah diyerek... Biraz uzakta duran anne olmaya çalışıyorum. Sevgiliyle biraz biraz uzak durma kararı aldık. Mesela ne zamanki oyuna dalmış oluyor. Hiç sesimizi çıkarmıyoruz ve kıpırdamıyoruz. Yani yapılması gereken bu mu emin değilim ama o kendi oynuyorsa yanına oturup da oyuna karışmıyoruz. Ne zamanki çağırıyor, (anne gel, otuy) o zaman dahiliz. Uzaktan izlemesi çok eğlenceli. Sürekli koşmayıp oturmasını görmek de. En çok çakma legolarla oynuyor bugünlerde. Orjinal legolarla da ben oynuyorum. Bu çakma lego dediklerim plastik olup da rengarenk olanlar. Taa kaç ay önce annem almıştı. Dur bakayım 23 Nisanda. Demek ki 15 aylıktan beri onlarla oynuyor. Uzun kuleler yapıyor. Birleştiriyor. Şimdi daha uzun oynuyor. Eğer benimle beraberse legonun market setini almıştık, onunla oynuyoruz ama daha çok ben oynuyorum sanırım.

Tahta parçalardan oluşan bir setimiz var. Hem tepesinden atmaya yarıyor hem birleştirip şekil yapabiliyorsun. Onunla koskocaman çiftlikler yapıyoruz. Başta küçük yapıyorduk, sadece hayvanlar girsin diye. Sonra Ela da girmek isteyince büyüttük. Sonra Ela babasını da sokmaya çalışırken baba yaralandı:) Dolayısıyla çiftlik işini iyice büyüttük. İçinde uçak pisti bile var yani düşünün boyutu.  Bu tahta oyuncaklar favorim. Tek kusurları kaygan oldukları için çok yüksek kule yapamıyoruz. Onun için jengaları kullanıyoruz ama kule gene benim işim. Ela'nın tahta kuleyle çok işi olduğu söylenemez.

Resim yapıyoruz. Daha çok beraber yapıyoruz. Ben yapıyorum, Ela da çiziyor. Şu aquadoodledan almış babası. Aslında pazardan alınan manyetikler de aynı işi yapıyor. Biz bi kaç tane kırınca aquadan aldık. Arada inanılmaz bir fiyat farkı var. İkisi de aynı işe yarıyor neticede. Güzel ürün. Ela özellikle oto koltuğundayken çok oyalanıyor onunla.

Sonra itiraf.comluk bir hikayemiz var. Şimdi biz Ela'ya hiç tv izletmiyoruz ya, arada yazlıktayken pcde kendi görüntülerinden oluşan videolardan izlediydi. (kısa) Sonra ben bayramda hastalandım, Ela da hastalandı. Öyle halsiz halsizken pcde bir çizgi filmden kısa parçalar izledi. Ve acayip yanlış bir iş yaptığımızı anladık. Bi defa diye bir şey yok çocuklar için. Bizim kız bayıldı. Her gün istemeye başladı. Kontrolü tekrar ele aldık ve tamamen kaldırdık. Onun yerine ipadde oyun oynuyoruz. Bir kaç oyun var. Bir tanesi bildiğimiz yapboz. Parmağıyla tutarak parçaları yerine yerleştirebiliyor. Ipadi açabiliyor, kapatabiliyor, istediği oyunu seçebiliyor. Bir oyun daha var, istediğin hayvanın üzerine basınca hayvan öne gelerek ses çıkarıyor (meliyor havlıyor vs) Onu da severek oynuyor. İnsan faydalı mı zararlı mı diye düşünüyor. İnteraktif olması avantaj. Beyin sadece alıcı moduna geçmiyor o iyi yanı. Ama hala iki boyutlu, hala ekran başında, o da kötü yanı. On dakikayla sınırlamayı düşünüyoruz şimdilik.

Böyleyken böyle derken bir öğle tatilinin daha sonuna geldim. Küçükleri gözlerinden, büyükleri ellerinden öperim. Havalar nasıl olursa olsun, sizin havanız iyi olsun. Aklınız başınızda, çocuklarınız sağlıklı, keyifler yerinde olsun.

8 yorum:

GüCüBe dedi ki...

aquadoodle merak ettim ?
Begümde boş sayfa çizmeyi çok seviyor, boyama kitabı olursa bana boyatıyor, o seyrediyor :=)

Ozgur dedi ki...

http://www.google.com/products/catalog?q=aquadoodle&um=1&ie=UTF-8&cid=17728277173293857086&ei=iKWYTKLcAojg4AasuKlU&sa=X&oi=product_catalog_result&ct=result&resnum=3&ved=0CCUQ8wIwAg#

Bahsettiğim ürün bu. Yalnız amazondaki fiyata hasta oldum. Trde çok pahalı.

meltem dedi ki...

Merhaba Ozgur ,

Ela'cim buyumus cok seker olmus. Bir gun Istanbul'da yakalasam da yesem (bayram tatilinde Idil ile Bagdat caddesinde gezerken bakindim belki karsilasiriz diye:-))

Idil'e de Ela gibi hic tv izletmiyoruz ama tatilden once bbc'deki teletubbies ve benzeri oyunlara takmisti. Tubbies tubbies diye istiyordu. Bizde sabah 10dk aksam 10 dk oynattik. Dizustu bilgisayar mouse ile onun oynamasi kolay olmasa da interaktif olmasi icin calistik. Hatta birde ucak yolculugunda durmazsa izletmek uzere bir teletubby DVDsi aldim. ,netice de tatilde Idil bahce, cicekler, su, hortum olunca Ne oyun ne DVD istedi. Dondugumuzden beri cok ender aklina geliyor.
Ayrica, Istanbul'da kardesimin 3.5 yasindaki kizi Idil'in oldugu ortamda surekli cocuk TV'si izledi , bizim ki pek orali olmadi. Arada gordugu seylerin rengini falan soyledi gecti gitti.
Endiselendim ama gereksizmis galiba. Sevgiler
Meltem

Adsız dedi ki...

HEH işte bu ela mevsiminde balık yiyecek. DEDESİ

fazi dedi ki...

geçmiş olsun ela bıdığına.örümcek kız olmak ta yakışır kuzucuğa:) biz de bir süredir ipeğin kendi kurduğu oyunlarına müdahale etmiyoruz.Doğrusunun bu olduğuna inanıyorum.Ara ara kendi çizgiler yapıp gösteriyor.çok mutlu oluyor:) hızlıca büyüyorlar bizim evde tv ile mücadele gittikçe zorlaşıyor. büyüdükçe isteklerini şeyleri yaptıbilmek için daha fazla inatçı olabiliyor.bazı günler tv önünde aç aç aç aç diye tuturuyor ilgisini başka yöne çekmek ise neredeyse imkansızlaşıyor.Arada açıp odayı değiştirme girişimlerinde bulunuyorum.çocuk işi okyanus gibi

Ozgur dedi ki...

meltem,
Oyunlar bana dvd/tvden daha az zararlı geliyor. "Bir şeye basınca bir şey olması" diye tanımladığım oyuncaklar benziyor. Tv zaten hiç açılmıyor ama pcden bir şey izletmek de aynı şey. Bayram boyu ben sürekli yattığım ve bey de bana ve elaya koşmaktan yorulduğu için bu tarz bir yola gittik ama ne olursa olsun gitmemek en iyisi. çünkü geri dönüş zor oldu. sigarayı hiç bilmemekle tanıdı alıp bırakmak gibi... bu da ders olsun:)

sevgiler.

Ozgur dedi ki...

Dedesi:))) Evit balıkları stoklayalım:)

Ozgur dedi ki...

Fazi, tvnin fişini çekmek en kolay yöntem. Bak çalışmıyor işte. Bitti. sevgiler, kolay gelsin:)