23 Eyl 2010

Özel Okul mu, devlet okulu mu? Nasıl eğiteceğiz?

Ertesi gün sezaryene girme ihtimalim vardı ve sevgili o heyecanlı gecede bu konuyu açmıştı. Hangi okula göndereceğiz? Nasıl yetiştireceğiz?

Bizim için ilk anda aklımıza gelen konular şunlar:

Kişilik gelişimi / değerler

  • Göndereceğimiz okul özgüvenin Allah vergisi değil kazanılan bir şey olduğunu öğretmeli. Özgüven başlı başına iyi bir şey değildir. 
  • İyilik, doğruluk, güzellik, dürüstlük, mertlik, onur ahlak, önemlidir.
  • Paylaşmak güzeldir, işbirliği rekabetten daha güzel sonuçlar verebilir.
  • Amaç başkalarından üstün olmak değil, kendi potansiyelinin en iyisini yapabilmektir.
  • Arkadaşlar aile kadar önemlidir.
  • Marka bağımlılığı, maddi şeylerle hava atma, karşılaştırma vs gibi ukalalıklar bizden uzak olsun.
  • Anne babaların etkisi sınırlı olsun.. (Okul aile birliği başkanının kızı başrolü kapmasın.) İlk fırsatta anne babalar olaya dalmasın. 
  • Öğretmenler adil, güvenilir, bilgili olsun
  • Kız/erkek ayırımına HAYIR.  Ne satır altında, ne üstünüde, ne de arasında! (Bunu bizzat yaşadım sinir bozucu)
  • Empatiyi geliştirmelidir.


Bilgi/yetenek seviyesi:


  • Amaç testte başarılı olacak çocuklar yetiştirmek değil, bir konuyu özümseyerek anlayabilen zihinler yetiştirmek olsun.
  • Felsefesiyle beraber anlatılmalıdır.
  • Okumak özendirilsin.
  • İnterneti yaratıcı bir şekilde kullanmak... Kes-yapıştır değil, bilgiyi al, üret, yorumla gibi.
  • Dünya yazarları olsun. 
  • Spor/resim/müzik/tiyatro/dans  bunu gönülden severek yapan/sevdiren öğretmenlere emanet edilsin.
  • Sonuç değil, süreç odaklı eğitim istiyoruz.
  • Çocuklar öğrenmeye aç doğuyorlar. Engellenmesinler yeter... 
Daha çok faktör var. İlk aklıma gelenleri yazdım. Bizim kız henüz 20 aylık düşünecek daha çok zaman/konu var mutlaka. Sizin kriterleriniz nedir? Nelere dikkat etmeli? Yoksa okul önemli değil önemli olan aileden aldığı temel mi? Öğretmen mi? Özel okul mu, devlet mi? Hangi özel okul? Ya da sadece öğretmeni mi seçmeli...

Kafamız karışık....

sevgiler.

27 yorum:

IŞIK ÖRSEL İMİR dedi ki...

Bu konuda ben de çok kafa yoruyorum. Yakınımdaki devlet okuluna giden çocuklara gözüm kayıyor arada sırada. Bizim şu anda oturduğumuz mahallede çok serseri çocuklar var, aşırı küfürlü konuşmalar duyuyorum mesela ve çocuklarımı o ortamda düşünemiyorum. İyi eğitim verdiğini, daha iyi, deneyimli öğretmenlere sahip olacağını düşündüğüm devlet okullarına da ikametgah sorunu yüzünden gönderemeyebilirim belki. Özel okul istesem de maddi anlamda çok zorlayacak bizi - hele ki ikiz olunca- ama ama ama. Gerçekten derinlemesine araştırmak lazım galiba.

Adsız dedi ki...

bizim icin su an cooook erken, nereden baksak bi 5 yil var, 5 yil da hayat neler getirecek bilemeyiz.
ancak etrafimda tam da bu surecte olan arkadaslarim var, duyduklarimi anlatiyorum;
ozel okullar, hele ki universite sinavinda derece pesinde kosan su unlu grup halindeki ozel okullarda, cocuklar uzerinde muthis bir baski varmis. sinavlar, ortalamalar yuzunden mide kramplari, bas agrilari ile o yaslarinda tanisan cocuklar duydum. haliyle bana / bize ters...
zaten yilliklari 20 kusur milyar oldugu icin istesek de ters =)
kaldi ki cocugumun full zengin ailelerin cocuklari ile birlikte olmasini da istemem. coocuk bu etkilenecek, arkadasinin telefonundan, ayakkabisindan vs isteyecek. ben o sekilde buyumedim, oglum da oyle buyusun istemem...

ancak devlet okullari da, oturdugun semte gore goreceli.

pilot okullar var bir de, yari ozel gibi ama yine devlete bagli.
simdilik oyle olur hearlde, gerekirse ikametgah yuzunden tasiniriz filan diyoruz ama,

hayat... 1 yil sonra bile ne durumda olacagimizi bilemezken, cok erken...

kiraz

Ece Nur'un Annesi "Mine" dedi ki...

20 aylık deme özgür, bir bakıyorsun ki büyüyüvermiş.bizim kız 2 yaşını bıtırdı.bend e gebeliğimden beri aynı konuyu düşünüyorum.okyanus kolejindeyim ben.buranın öncesinde de ihlas kolejındeydım.kolej mı devlet okulu mu tartısmasına gırıldıgınde, eskıden olsa kesınlıkle devlet derdım.ama devlet egıtımcılerının hepsı cok da ıyı olmuyor.kolej tartısmasında da şu nokta cok önemlı, kurucusunun iyi bir eğitim kökeni olmalı...
kolej egıtımınde dısıplın cok fazla - sosyal - dokunsal - kişisel - yetenek gelişimleri arttırılıyor.sürekli eğitim ve falıyet içerisindeler.sosyal ve kişilikleri / özgüvenleri gelişmiş bireyler oluyorlar.en içine kapanık çocuk bile, kendinden emin büyümeye başlıyor kesinlikle...
3 yaştan ıtıbaren ben kolej düşünüyorum.her yönden artıları daha fazla (benim kanaatim tabii ki)

ilknur malcı dedi ki...

bende kolej dusunuyorum.
devlet okullarında ne çıkarsa bahtına olayı var.yaşıyoruz görüyoruz.ancak çok dusunup iyi araştırmak lazım.krese başlama olayından sonra bazı şeyler daha iyi anlaşılacak.gondermeyi dusundugumuz kolejin kresinde başlatmayı dusunuyoruz.disiplin,eğitim,araştırma yönü çok önemli.cocukları motive edebilmesi,rekabeti yerinde kullanabilmeleri ve özellikle ahlaki yönden uygun bir ortam.çok derin bir konu insaallah en iyi sekilde olur hersey.şimdiden çok şey soylemek zor.ayrıca maddi imkanlarda önemli.

banu dedi ki...

Cok iyi devlet okulları, cok vasat ozel okullar var. Ozel okullar soz konusu olunca kurum kulturune sahip koklu bir yer olması olması onemli bence..Universite kolejleri bu acıdan ayagı daha saglam yere basan yerlermis gibi geliyor bana. Bir kere eğitim, eğitim felsefesi, öğrenme kuramları üzerine dinamik bir akademik araştırma yurutuyor ve neyi daha iyi yapabiliriz arayısı içinde oluyorlar.
Benim gonlum uzun sure devlet okuluna gitmesinden yanaydı. Farklı sosyal kesimlerden gelen cocuklarla buyumesini istedim. Ama yasadıgımız bolgedeki okulları da icime sindiremedim bir turlu..En buyuk nedeni guvenli olmamalarıydı. Cocuklar tenefuslerde okul dısına cıkıyorlar, abuk subuk besleniyorlar ve bence olmadık tehlikelere acık yasıyorlar. Okullar sehir curcunasının, trafiginin tam ortasında..Adam gibi bir giris/cıkıs kontrolu yok.
Bir de dil problemi var..İlkogretim artık 8 yıl ve bu 8 yılda adam gibi bir dil egitimi almayınca, kolej mezunlarıyla arada buyuk bir seviye farkı oluyor. Bu lise egitiminde problem olur mu dusuncesi..

Gonderdim gondermesine ama hala iyi bir devlet okulunda okumasından yana agır basıyor gonlum gibi..Bulunabilirse neden olmasın. Ama ille bir yerde okuyacak diye cok fazla ayak oyunu yapmak da bana gore degil.

Anne Café dedi ki...

maddi duruma göre bakarız ve özel okula gönderme imkanımız o zaman olursa seçenekleri değerlendiririz bence.
ama devlet okullarında okuyan pek çok insan da pek eksik sayılmaz kanımca. eğitim için ailenin temel faktör olduğunu düşünüyorum. devlet okulları da semtine göre değişir. gariptir ama müdürün dünya görüşüne göre de değiştiği olur. okulları ekibin lideri olan müdürlerin çekip çevirdiğini biliyorum. müdür çıkıp, şu şu konulara dikkat edeceğiz, bu yıl şu projelere öğrenci göndereceğiz derse oluyor. ancak hakkını yemeyelim, bireysel olarak çabalayan öğretmenler de olur. bunları iyi araştırmak lazım. o okullara giden çocuklarla, velileriyle ve hatta okulun sekreteriyle iletişim kurmak en iyi yolu. sekreterler acayip birer bilgi deposu. okulun nabzını tutarlar.
bazı devlet okulları, "çocuk dostu"dur ve çocuklar müthiş bir sevgi içinde büyür, özel okullardaki aktiviteleri maddi olanaklar çerçevesinde ve çoğunlukla da imkanları zorlayarak yaparlar. oralarda hayal gücü kısıtlanmaz. her öğretmeni almazlar bir de. özel görüşmelerle alındığını duydum.
özel okulları düşündüğümde ise, geçenlerde bir alışveriş merkezinde doğa kolejinin broşürünü almıştım (broşür demek olmaz şimdi, bültenler, fotoğraf albümleri vs) o geldi aklıma. ben bir öğretmen olarak çok etkilendim doğa kolejinin çizgisinden. köy enstitütülerini al, üniversite eğitimiyle birleştir, üzerine biraz waldorf'la summer hill serpiştir, öyle güzel tadından yenmez bir okul yapmışlar. mutlaka gezilip görülmeli, çocuğu oraya giden veliler bulunarak konuşulmalı. ben kendi adıma çok esinlendim oradan. türkiyede olmaz diye düşünülen pek çok şeyi başarmış bir okul. ama değerler kısmını nasıl veriyorlar bir bilgim yok. bu yüzden araştırmalı.
devlet okulu meselesinde aklıma bir de şu geldi. geçenlerde eski bir öğrencimle konuştum. 8 kardeşi olan, malazgirt muşta okuyan bir öğrenciydi. benim ilk öğrencilerimden. hacettepe fizikte okuyormuş şimdi. fakir bir aileden çık, ilköğretimi bir şekilde bitir, (çok parlak sayılmazdı, türkçe dersinde bile çok başarılı değildi), anadolu lisesine git, sonra da ankarada bir okul kazan, ilginç. pek çok örnek var böyle sen de duymuşsundur. sanırım akademik eğitimin bir şekilde telafisi oluyor, önemli olan insanlık diyor, kompozisyonuma burada son veriyorum:)

Anne Café dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
ruyakiziltug dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
bozbek dedi ki...

İlköğretim de bir çocuğu özel okula göndermek demek, lise de de aynı hayat standartını yaşatmak zorunluluğu demek bence . Ve dolaysısı ile böyle bir birikim yok ise daha ilkokul birinci sınıftan çocuğu özel okula göndermek büyük risk. Ayrıca ilköğretim de ailenin eğitime katkısı çok önemli. Çocuğun kişiliği , yapısı, okul öncesi aldığı eğitim de bir o kadar büyük rol oynuyor. Özel okullar başarı seviyelerini düşürmemek için çocuklara çok yükleniyorlar. Ek dersler, etütler , hiç bitmek bilmeyen ve bir mecburiyet haline gelen sosyal etkinlikler. Tenis dersleri, yüzme dersleri, at binme dersleri, en basit hobiler bile saatli birer ders. Çocukların çocuklarını yaşaması gerektiğine inanıyorum. Oynamalı, kirlenmeli, arada tembellik yapmaya hakkı olmalı, öğretmenine saygı duymalı korkmak değil ama biraz çekinmeli. Biraz zorluklarla mücadele etmeli. Pamuklar içinde sarıp sarmalanmamalı. Kaldı ki doğu anadolu da onca yokluk içinde tıp kazanan, hukuk kazanan ünüversitelere giren bir sürü öğrenci var. İlköğretimde özel okullara yatırılacak paranın iyi bir üiversite de mesleki eğitim görmesi için kullanılmasından yanayım.

sevgiler..

Ayşe dedi ki...

Irmak okullari'ni biraz arastir istersen. kardesim orta okulu orada okudu, sanirim 5. siniftan orta sona kadar, cok guzel sunum yapmayi, arastirma yapmayi falan ogretmislerdi. kuzenimin ogullari da cesitli okullardan sonra doga kolejine gittiler, cok memnun kaldilar, birisi gecen sene Alman lisesini kazandi, kucuk de bu sene girdi, sanirim o da alman ya da avusturya olacakti en son, malum binlerce 1. olunca cocuk 1 yanlisla robert'e giremedi. :)

MISSRED dedi ki...

Kızımı iyi bir devlet okuluna gönderirim sanırım. Çünkü bir çok özel okulun durumu içler acısı kuzenlerimden biliyorum. Senelik 20.000 lira gibi rakamlar da bize çok uzak.Devletteki sosyal aktivite ve yabancı dil açığı dışarıdan da giderilebilir. Ailenin tutumu ve çocuğun istekliliği de çok önemli. Bahsettiğin bir çok değer bence okulda değil aile içinde kazanılıyor. Hiçbir okul kitap okuma sevgisi aşılamaz mesela, çocuğa ve aileye bağlı bu bence.



http://web.deu.edu.tr/befdergi/6.pdf

Başak dedi ki...

Meslek hayatının çoğunu and.lisesinde bir kısmını da ilköğretimde geçirmiş biri olarak ben de bu konuyu çok düşünüyorum.5.sınıfa kadar öğretmenin çok önemli olduğunu,iyi bir sınıf öğretmenine düşerse okuduğu okulun şartlarının çok da önemli olmadığını düşünenlerdenim.Ayrıca özel okulun çocuğun kapasite ve okuma isteği yoksa asla onu başarılı kılamayacağına,bir yerlere getiremeyeceğine inanıyorum.Ya da okumak isteyen çocuğun her halükarda başarılı olacağına.Ancak imkanlarım yeterse 8.sınıfa kadar kızımı özel okulda okutmayı isterim.Çünkü özel okulların çocukların sosyalleşme,sportif ve kültürel yönden gelişme ve dil eğitimlerine sağladıkları katkılar,devlet okullarıyla karşılaştırılamayacak kadar fazla.Bu farkı özel okuldan gelen öğrencilerimde fazlasıyla gözlemliyorum.Ne kadar başarısız ya da haylaz olurlarsa olsunlar,dil,sanat ve spor anlamında devlet okulundan gelen çocuklardan farklılar.Ve günümüz şartlarında çocuklarımızı kötü alışkanlık ve arkadaşlıklardan korumamızın tek yolu onları olabildiğince sanata ve sosyal etkinliklere yönlendirmek diye düşünüyorum.Tabii ki otorite değilim,bunlar sadece bir anne olarak görüşlerim:)Bakalım okul çağları geldiğinde düşüncelerimiz ve şartlarımız nerelere sürükleyecek bizi?

YENİ GELİN dedi ki...

Çok hoş bir tartışma ve görüşler birbirinden güzel eğitim camiasının bir ferdi olarak konuya devlet okulunun içinden bakarak yaklaşıyorum, kesinlikle eğer güvenlik,öğretmen sıkıntısı ve idare yönünden sıkıntılar yoksa devlet okulları ve özel okullar arasında bir uçurum var diyemeyiz. Ancak özel bir okulda yukarıda saydığım aksaklıklar şansa bağlı değildir,bu sorunlar maddi imkanlarla hemen giderilir,ayrıca sosyal yönden kesinlikle yine maddiyata dayalı olarak çocukların ihtiyacı olan her türlü etkinlik sağlanabilir. Devlet okullarında işler ne yazık ki büyük fedakarlık,gönüllülükle ve ne yazık ki çoğunlukla ekonomik sıkıntıların gölgesinde yürüyor, bu nedenle karşınıza çoşkusunu yitirmiş öğretmenler çıkabiliyor, ama eğitimi parayla satın almak zorunda kalmak da çok üzücü,ben de ileride çocuğumu ruhunu,çoşkusunu ve çocuk sevgisini paraya odaklamamış tertemiz bir eğitim yuvasında çağdaş koşullarda okutmak isterim benim kriterim budur devlet okulu ya da özel olmasından çok bunu sağlayan bir kurum olması şartım,inanın hiç ummadığınız kenar mahallelerde bile bu şartlarda devlet okulları var,önemli olan eğitimcilerin ruhu,çabası ve çoşkusu seçim sizin..

OiP dedi ki...

bizim zamanımızda devlet okullarının, öğretmenlerinin, eğitim sisteminin kalitesi ne iyiydi değil mi? şimdi herşey tepetaklak olmuş durumda.. kara kara düşünüyor anne babalar. biz burda yani İstanbul'da güvenemedik devlete. özel okullarda bir rekabet, bir önde gitme çabası var. yabancı dil, sosyal dallar, ekipman çeşitliliği, imkanlar falan çok başka.

zor bir karar, çok zor... asıl belirleyici olan bütçe meselesi sanırım. kolay gelsin bu derde düşenlere

Ozgur dedi ki...

Çok değerli yorumlarınız için teşekkür ederim. Dediklerinizin üzerine düşünüp öyle yorum yazmak istedim, belki yeni bir yazıda. Düşünülecek daha neler neler varmış meğer... teşekkürler, sevgiler...

Sen Gelince dedi ki...

Bir kere kolej deyince ne anlıyoruz onu belirlemek lazım. İşyerinden eve gidinceye kadar sayısız özel okul görüyorum. Mantar gibi türemişler. Devlet okulu deyince de sadece akla düz liseler geliyor. Oysa Anadolu liseleri var mesela... Bildiğim tek bir şey var. İmkanlarım el verdiğince kızım için iyi bir dil eğitimi veren bir okul istiyorum. Ve tabii iyi bir eğitim. Özel okul olacaksa kurumsal bir yapısı olmalı, devlet lisesi olacaksa Anadolu liseleri gibi dil ağırlıklı olmalı... Bu ikisi de olmazsa ne yaparım bilmiyorum işte:(

OiP dedi ki...

bi de şu var: çocuk için ne istiyorsun?
yani mesela eğitim kalitesi, disiplini çok iyi okullar var. ama gel gör ki gestapo kampı gibi. evet çocuk çok iyi hazırlanıyor falan ama eziliyor da... biz bunu tercih etmedik bora için. ana sınıfından 5. sınıfa kadar çocukluğunu doya doya yaşasın istedik. dersle ezilmesin, mutlu mutlu gitsin okula dedik. bir diğer kriterimiz okulun çevresiydi. bina okul istemiyorduk. bahçe, yeşillik, oyun ve spor alanları olan bir okul aradık falan...
yani diyeceğim düşün düşün bitmez, karar vermesi pek bi zor konudur vesselam:))

OiP dedi ki...

dadandım mı nedir??:))

Evren dedi ki...

Boyle bir okul bulursaniz lutfen bize de haber verin :)

Bizim temel felsefemiz:

1) Kendisine ve yasadigi dunyaya/evrene iyi baksin
2) Tum canlilara saygi duysun.

Bunlar cok genel seyler ama altlarini yuzlerce seyle doldurabilirsin, ornegin kendisine iyi baksin, bizim gibi universiteye gittiginde abuk sabuk seyler yemesin, sigara icmesin, guzel beslensin, 24/7 bilgisayar karsisinda oturmasin, duzenli sporunu yapsin, entellektuel olarak da beslesin kendisini, vs. vs.; tum canlilara saygi duysun, ayrim yapmasin, hor gormesin kimseyi, cicekleri koparmasin, onlara iyi baksin, ve saire. Bunlarin alti daha da doldurabilir ama ozde bu iki kuralin gecerli oldugu bir yer olsun. Aslinda bunlar ailede kazanilacak degerler ancak tabii ki gonul arzu eder ki, okul da bunlari desteklesin, hic degilse orselemesin.

Cok erken evet ama ben de dusunmeden edemiyorum bu konuyu. Hatta donem donem kendimi unschooling felsefesine de yakin bulmuyor degilim... Evet evet, devamini bekliyoruz, yine yaz, daha cok dusunelim, daha cok tartisalim...

Gülüş dedi ki...

Alternatif Anne'nin tüm eylül sayısı bu konuya ayrıldı, eminim ilginizi çekecek tamamlayıcı yazılar bulacaksınız burada:

http://www.alternatifanne.com/?page_id=1028

Ozgur dedi ki...

Oip dadan dadan iyidir:)))

Ozgur dedi ki...

Evren, daha çok yazacaklarm var buna dair. Bir fırsatını bulsam...

Arkadaşlar, yorum yazan tüm dostlar... İyi ki sormuşum, gerçekten daha önce düşünmediğim şeyler de geldi aklıma. Bir fırsatımda tekrar yazacağım. Çok teşekkür ederim...

Hande dedi ki...

Ben hiç bu yarışların içine sokmak istemiyorum oğlumu hatta okula bile göndermesek keşke bile dediğim oluyor ama başıma işler gelince durumlar değişiyor.

3 yaşından önce kreşe hayır diyordum, oğlum kendisi gitmek istedi hergün arkadaş istiyorum diye söyleniyordu ve biz yetemiyorduk, hergün parka gidiyor geziyordu ama kreşlerin önüne gelince içeri dalıyor ve dışarı çıkartamıyorduk. hadi ilk lafımı yuttum ve 2,5 yaşında kreşe başladı.
2- pahalı olmasına gerek yok, birsürü oyuncak, çocuk ne yapacak sadece anaç bir öğretmen olsun, yaşıtlarıyla olsun ve eve yakın olsun ve yarım gün gitsin dedim
/ yarım günün sonunda okulda uyumak istediği için ve evde öğle uykusu oyumadığı ve daha huzursuz olduğu için tam güne geçtik. Daha sonra çocuğa çocuk gibi davranan, yapmacık olmayan, çocuğun kendi gelişim ihtiyaçlarına ve kişiliğine göre hareket eden bir öğretmeni ancak İngiliz bula bildik o da evimize uzak ve çok pahalı bir kreş oldu. ve bunca şey sonunda ilk hedeflediğimin hiç birini yapmamış oldum ilk 3 ay içinde ama içim şimdi çok daha rahat. o yüzden şimden çok da ahkam kesmek istemiyorum durum bize ne gösterir bilinmez ama tek dileğim yanlışlıkla oğlanı maymun etmem inşallah.
şu anda gayet doğal ders havasından çok uzak bir şekilde ingilizce öğrenmiş oluyor ve öyle göz boyayan saçma etkinlikler yerine bir beyaz kağıda öğretmeninin eliyle çizdiği bir daireyi boyayıp kesiyor ve kendisiyle çok grur duyarak mutlu bir şekilde eve geliyor. keşke hiç büyümeseler, artık Türkiyede çocuk ciddi bir sektör oldu çıktı. Doğru yanıtı bulmak çok zor.

Sevgiler

Bahar Anahmias dedi ki...

Sevgili Özgür anne, sizleri öncelikle tebrik ederim.... Benim bir süredir hayalim olan Ipad'de çocuk kitabı projesini hayata geçirmeniz ve 3 anne olarak bunu başarmanız gerçekten harika bir olay....BRAVO.

Eğitim olayına gelince: 2 kızım var. 5.5 ve 10 yaşında.... Annesi ve babası olarak bizler Anadolu Lisesi mezunu, iyi derecelerle devlet üniversitesinde okumuş, ona göre de sonrasında kariyer yapmış ama okul hayatında bir at yarışı, bir 'sus, doğru değilse söyleme' tarzında, didaktik ve ezberci yetişmiş bir nesilden geliyoruz. 2011 senesinde 40 yaşına basacağım. Anla artık.

İlk kızım karnımdayken, 'ilk yazılan, ilk alınır' diye bir kuralı olan çok iyibir özel okula yazdırmış bir anne olarak, 3 yaşına kadar eşimle Türkiye-Dünya gerçeği ve eğitim üzerine sürekli tartışmalar yapmış bir anneyim.

İş realiteye gelince vermeyi düşündüğüm tüm okulları tek tek gezdim. Sonunda bir takım isimler yüzünden kızımı İstanbul'un bir diğer köşesindeki okula göndermeye kıyamadım ve kişisel gelişime ve özgüvene önem verdiklerini söyleyen bir başka özel okula verdim. Tüm okullar tanıtımlarında bir takım özelliklerinden bahsediyorlar. Benim gönderdiğim okul 'Biz kapasitesi yüksek çocuğa yarı, daha geriden gelen çocuğa ayrı eğitimi, aynı sınıfta veriyoruz ve bunu hiçbirini ezmeden yapıyoruz' demişti.

Büyük kızım 10 yaşında ve 5. sınıfta. Gerçekten de bunu gerçekleştirdiklerine şahit oldum. Küçük kızımı da aynı okula yazdırdım. Çok memnunum.

Evet fiyatlar uçuk. Bir allahın kulu da çıkıp, buna dur demiyor. Biz Türk insanı olarak eğitim e öncelik veriyoruz bu kesin. Bu fiyat, aldığımız eğitime değiyor mu? Tartışılır. Benim bildiğim her okulun bağlı bulunduğu vakfın ticari bütçesine katkıda bulunduğu ve okullarda ciddi anlamda burslu öğrenciler olduğu. Parayı verebilenler de bir bakıma bunlara sponsor olmuş oluyor.

Biz seçimimizde okulun vakıf okulu olmasına da özen gösterdik. Kişiye bağlı olan okulların ömrünün de o kişinin hayatıyla kısıtlı olduğunu düşündük. 8 senelik eğitim yüzünden, çocuğun edindiği okul kültürü artık lisede değil, ilkokulda şekilleniyor.

Özel okul dediğin zaman tabii ki belli bir para söz konusu. Bu paraları verebilen de belli bir kesim. Hep kızımız şımarık ve züppe olmasın diye endişelendik ama 'armut dibine düşer' sözünü doğruymuş. Bizim kızımız her sene (evet ne yazık ki her sene sınıflar karıştırılıyor birçok okulda) kendi aile yapısına uygun ve anne baba çalışan, eğitimli ve görgülü insanların çocuklarıyla arkadaş oldu.

Küçüğümüz de aynı okulun yuvasına başladı. Çevremde bir sürü başka okulda 5-6-7-8. sınıflarda ve anaokullarında çocuklar ve anneleri var. Hepsiyle ilgili genel bilgim var. Sormak istediğin birşey olursa emailim:banahmias@gmail.com

Sevgiler Bahar Anahmias

Adsız dedi ki...

Rojda Dilşah İzol

Özel okullar ve devlet okulları aslında iki farklı geleceği çocuklara sunuyor. Özel okullarda okuyan çocuklarımız küçüklüğünden itibaren hep daha zengin, daha tanınmış bir yapı içerisinde büyüyorlar. Bu da onlara hem pozitif hem negatif algılar ekliyor. Zenginlik içerisinde marka bağımlılığı, para ile hava atma gibi komik durumları hayat felsefesi haline gelen genç arkadaşlarımız genellikle özel okullardan mezun olmuşlardır. Devlet okullarında ise, çocuklarınız halkın her kesimiyle karşı karşıya, kontak halinde bulunuyorlar ancak farklı kültür yapısındaki ailelerin de çocukları ile iletişim halinden kurtulamıyorlar. Fakat bu durum çocuklarımızın yaşları ilerlediğinde farklı durumlarda nasıl adapte olabileceklerini çocuklara aşılarken, her seviyeden insanla beraber yaşama, para ve dostluk arasındaki bağı kavrama gibi büyük erdemler kazandırıyor.

eda erdoğan dedi ki...

Profesörden özel okul tavsiyeleri .....Eveeet, o gün geldi çattı, değişen eğitim sistemi, kafası karışmış veliler, herşey birbirine girmiş gibi gözüküyordu. Tam bu sırada kızım 5 yaşına girmek üzere. Tabii ben de her anne baba gibi kolejleri gezmeye ve araştırmaya başladım. Her bir bilim adamı hem de eğitimci olarak bilgilerimi sizlerle paylaşmak istedim. İlk durağımız FMV Işık Erenköy okullarıydı. Mükemmel kampüs havasındaki binaları, evimize çok yakın oluşu, bir kaç arkadaşımın çocuklarının burada okuyor olması görüşme nedenlerimdendi. Okula girer irmez gerçekten bir kampüs sizi karşılıyor. Binalar büyük, alanlar geniş ve ferah. Güvenlik çok başarılı. Müdüre hanımla konuşmamıza başlar başlamaz bana: " Biz SBS okulu değiliz "dedi. İlginç bi başlangıç cümlesi diye düşündüm. Demek ki spor, sanat alanlarında çok başarılılar, olabilir diye düşündüm. Ancak konuşmanın ilerleyen bölümünde spor ve sanat alanında da büyük bi başarı olmadığını anlayınca bir anne ve eğitimci olarak şunu sordum: " Peki biz size yılda 35.000 Tl yi niye ödeyelim ? SBS başarınız yok, spor ve sanat alanında da birşey yok , o zaman ......? Cevap ilginçti. " Işıklı olmak için " dedi. Müdüre hanım. Şimdi gelelim eğitimci olarak yorumuma: Benim yılda 35.000 Tl ödediğim bi okul mutlaka bi alanda başarılı olmak zorunda! Olmalı demiyorum, olmak zorunda . (En azından Bilfen okulları gibi ilk 5te olmaz da, ilk 15 te olur). Ama ne yazık ki hem SBS hem LYS sıralamasında çok gerilerdeler. Bu ya dersler ve sınavlar olur, ya da sosyal yaşamda başarı olur. İkisi de yoksa eğer, bu okulu seçen velileri kutlamak gerek. Neye göre seçmişler, inanın anlamadım. İkinci durağım Çevre koleji, çarşamba günü randevum var .Bu arada Çevre koleji SBSde 14. sırada, LYS de de 34.sırada. En Bakalım gelişmeleri yazacağım. Beni izlemeye devam edin.

Sibel Aküzün dedi ki...

Arkadaşlar selam;

Ben Irmak okulları ile bir kaç yere de yazdım. Kızımız şu an Irmak okullarında ve çok memnunuz. Sizlerin de bilgisinin olmasını istedim.