19 Eyl 2010

Yaz Yazısı

Yazamadım, yazamadıkça yazamadım. Kafamda bir sıralama var. Anlatılacak çok şey var. Eğer öncekileri anlatmazsam sonrakileri de anlatamam gibi geldi. O nedenle anlatayım ve hayatımıza devam edelim:)

Bu yaza damgasını annemlerin yazlığı vurdu. Temmuz başında gitti, ağustos sonunda döndük. Ela her sabah erkenden uyandı, anneannesiyle sitede dolaştı, birbirinden lezzetli kahvaltılar yaptı. Denize gitti. Havuzda yüzdü. Evden çıkıp komşularımıza gitti,  misafircilik oynadı. Dalından meyve kopardı yedi. Kilo aldı, uzadı. Büyüdü. Akıllandı. Beyninde binlerce yeni bağlantı oluştu. Kavramları öğrendi, sözcüklere sözcük kattı. Sözcükleri birleştirip cümleler kurmaya başladı. Arkadaş edindi. Dedesi tak tak yaparken, o da tak tak yaptı. Anneannesiyle salıncakta sarılıp sallandılar. Teyzesi geldiğinde denizde beraber kuleler yaptılar, zıpzıp yaptılar, bacakları çırptılar. Ailecek denize girdiğimizde Ela'yı kucağında tutan kişi dışındaki tüm aile bireyleri "aman dikkat" dedi. Bacakları çırptı, kolları çırptı. Denize öyle korkusuzca gider girer oldu. Anneannesinin lezzetli yemeklerinden, dedesinin balıklarından mangallarından yedi. Öyle ki annesi toplamda üç beş kez anca yemek yaptı. Annesiyle resim çizdiler. Anne kendini çok geliştirdi bu konuda:) Yaşanan her olay sonrasında bir resim yaptık, hikayesiyle beraber. Meraklı minik dergisini kimbilir kaç kere okuduk. Haftasonları babası geldi.

Ela annane ve dedeyle zaman geçirmeye doyamadı. Annesi çalışmaya çalıştı. Mırın kırın bir internetin başında bol bol sinir oldu. Ela çok ama çok mutlu oldu. Dün babadedesiyle telefonla konuşurken, yazın buraya gelmenizi çok isterdik ama Ela'nın orada da çok mutlu olduğunu biliyorduk dedi. Telefonlarda şakıdı.

Kızım büyüdü. Geçenlerde sevgiliyle konuşurken şunu düşündük. Bir insan tanıyorsun, anne babasını biliyorsun. Onu o kişi yapan kişiler olarak anne ve babayı düşünüyorsun. Oysa resimde görmediğin öyle çok insan var ki. Dedeler var, anneanneler, babaanneler, teyzeler, amcalar var. Çocuğun hayatına büyük ölçüde dahil oluyorlar ve bir insanı insan yaparken aslında ilk anda görülmeyen inanılmaz bir katkıda bulunuyorlar. Bazen anneler benim gibi kuralcı oluyor, ama tatilde esniyor kurallar. İyi de oluyor bazen. Bol bol bahçe suladı  Ela. Bahçeyle beraber hepimizi de suladı zaman zaman.

İki kötü olay oldu yazın. Bakıcı abla hastalandı. Aklımız onda kaldı. Sonra annemde bel fıtığı çıktı. Ela'nın peşinde koşmaktan, kucağına almaktan, ya da denizde onunla hoplamaktan... Annem enerjisi Ela'ya denk olan tek aile bireyimiz sanıyorum. Hepimiz yorulsak da o durmadan koş koş durumundaydı. Yoruldu. Buna çok üzüldük. Bir an önce iyileşsin. Geçmişler olsun. Geçsin gitsin.

Komşularımızdan bahsetmemek olmaz. Hemen hemen her gün beraberdik. Ela'nın dilinde Neee (neşe) Özkkhahaaannnnn(Özkan) Meeabla/meelek (Melek abla ) Sürekli tabaklar geldi gitti. Bu yemek paylaşma işine bayıldım. Keşke normal hayatımızda uygulayabilsek. Diyelim bir yemek yaptın. Bir tabak komşuya veriyosun, o da sana veriyor. Özellikle de çocuk varsa al sana bir çeşit yemek daha. Bazen yemek yapıyorsun ama içinden bir his hani bir şey daha olsaydı keşke diyor. Tammm o anda bir tabak biber dolması. Ela dolmaları ve parmaklarını yiyor. Çocuk sahibi olmak insanın sosyal yapıyor.

Bir evin bir kızıydı ya küçük hanım, tatilde beş evin bir kızı oldu düşünün. Anlatmakla olacak gibi değil...

Bazı ayrıntılara girelim.


Güneş:


Uzun kalacak olmanın avantajıyla sabah erken ve akşam geç gidebildik. Bu sayede hiç güneş kremi sürmedik ve hiç kızarmadık. Götürdüğüm kremleri aynen geri getirdim. Nemlendirici vs gibi kremlerden de sürmedik. Gün içinde bol bol banyo yaptık, sıcaklarda saçımızı ıslatıp gezdık. Yalnız Ela'nın uyuduğu odaya bir klima aldık. O sayede sıcaklarda Ela (ben de:) rahat uyuduk.

Güvenlik:


Yine uzun kalacağımız için güvenlik önlemlerine özen gösterdik. Babam merdivenlerin hem başına hem de sonuna birer kapı yaptı. Yukarıdaki özel yapım, aşağıdaki ikea kapısıydı. Ela yukarda uyurken bu kapılar bana huzur verdi diyebilirim. Uyanık olduğunda ise biiiiy biiiy diyerek tüm merdivenleri çıkıp indi. Eğer çıkarken bir basamağa yardım ettiysek kendimizi tutamayıp, hemen geri inip o basamağı tekrar çıktı. En çok zaman geçirdiğimiz balkonun (balkon dedim ama veranda) merdivenlerine de kapı geldi. Mama sandalyesi olarak (Esra çok teşekkürler tekrar) İkea'nın antilopunu kullandık ve pratikliğine hayran olduk. Babam bol bol bahçede yıkadı.

Yemek/İçmek:


Egenin sebzeleri, meyveleri, köyden gelen sütleri, ev yapımı yoğurt, ayyan. Anneanne yemekleri. Erişte çorbaları, daldan meyveler. Bunlar güzel yanı:) Bol bol pasta, börek, mercimek köfte ve bilimum karbonhidratlı yemek:) Önceleri kekler gittikçe endişeleniyordum (ev yapımı tabi) sonra bıraktım. Biraz kilo aldı ama boy da uzadı. Zaten yürümeyi unutup sürekli koştuğu için yediklerinin hepsini yaktı.

Sinekler

İlk günlerde yediler. Cibinlik ve kapıları kapalı tutma, tel pencere, dikkat, klima derken kontrolü sağladık.

Aklıma gelenler bunlar... Başta annemler ve kardeşim olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürleri borç bilirim:)
i.

9 yorum:

Anne ve Bebisi dedi ki...

Seneye daha guzel bir yaz yasamaniz dilegiyle :)

Anne ve Bebisi dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
öznur-ata dedi ki...

ohh ohh ne güzel..biz de benzeri şeylar yaşadık..süperdii.sizin ki de öyle..affarin kızoşa..:))

sevil dedi ki...

ben şimdiden tatili özledim. bizimde babaannlerin yazlığı var toplada 4 gün gidebilldik ama güzeldi ortam özeikle deniz için :)

FADİŞ dedi ki...

Oh ne güzel, yazın bol güneş ve sevgi almışsınız ne güzel, darısı gelecek yazlara. İnanırmısınız sizden bir ses çıkmazsa olmuyor, alışmışım bir kere, blog arkadaşlığına, dertleşmek, sohbet etmek oluyor bloğunuzu okumak, bu kadar ara vermeyin mahsunlaşıyorum.Elaya sevgiler, bir yazda büyümüş pembiş.

ilknur malcı dedi ki...

ne guzel bir yaz olmus gercekten.
çokkkkk sanslı bir cocuk ela.

Ozgur dedi ki...

teşekkürler anne ve bebişi:)))

Adsız dedi ki...

yok tatil bunlara tatil =) anaya daha zor pesinden kosturmaca,
anane dede destegi muhim ama yine de acik havada zapti zor...
seneye diyelim ne diyelim =)))

kiraz

Adsız dedi ki...

ay ben bu kızı da annesini de yerim, sizi sevimliler sizi, çoook özledim teyzesi kurbaan olsun minik tavşana :)
eloşun teyzoşu