10 Kas 2010

Antalya'da bir gün...

Rüya gibi bir gün geçirdik.

Salı günü yakalarımıza sanal karanfiller takarak Komaş'ın önüne gittik. Hande ve Can bizi bekliyorlardı. Arabaya atlayıp Can'ın oyun grubuna misafir oyuncu olarak dahil olduk. Can bizi arkadaşlarıyla tanıştırdı. Ela ilk anda ortamı kolaçan etti, elimden tutarak beni gezdirdi. Sonra baktım ortada oynuyor. Şarkılara katılım gösteremesek de hareketleri yaptık, dans ettik. İngilizce olmasına rağmen çok renkli ve hareketli geçti. Ben de Ela kadar eğlendim. Teşekkürler Can:)

Sonra Can bizi okuluna götürdü. Ela Can'ın sınıfına girdi. Toplarla dolu havuza kaydı. Çocuklarla hayal odasına gitti. Can Ela'ya bahçedeki tavukları, horozları, kuşları gösterdi. Ela hızlı bir şekilde kaynaştı. Biz de dışarı çıktık. Kızım birden çok büyük gözüktü gözüme. Daha önce hiç böyle bir ortama bırakmadığım için açıkcası ne tepki vereceğini bilemiyordum. Hayal odasında oynamışlar, sonra yemeğe inmişler, yemek yemek istememiş kızım. Bizi aradılar, hemen kreşe geldik. O sırada biraz ağlamış, stres olmuştu. Kızdım kendime biraz. İnsan bazen tam ayarı tutturamıyor. Azımsamayayım derken, gözümde büyütmek, büyütmeyeyim derken...

Aldık kızı Hande'lere gittik. Can'ın oyuncaklarıyla oynadık. Arabaları sıraya sokup, benzinciden benzin aldık. Bir tamir seti vardı ki hastası olduk. (Bayıldım!) Sonraa Yeşilanne ve Kerem Ege geldi. O nasıl bir tatlılıktır. Bu arada hem Yeşilanne, hem de Hande'yle tanışır tanışmaz yıllardır tanıyormuş hissine kapıldık. Zaten yazılardan insan bazen gerçek hayattan daha yakın oluyor. İlk bakışta aşk gibi ilk bakışta hoşlanma denen bir şey de var.

O arada Can geldi kreşten. Ekibi tamamlayınca doğruca Lara Balık'a gittik. Muhteşem bir öğleden sonra, Antalya'ya kış gelmiyor mu nedir. Deniz engin. Hava güzel. Rakı soğuk. Mezeler muhteşem. Amaa asıl mesele oyun ablası. Ela, Can ve Kerem Ege parka daldılar. Ve biz anneler olarak gerçekten rahat ettik. Bugüne kadar gittiğim hiç bir lokantada bu kadar rahat etmedim. Hava serinleyince içerideki  oyun odasına geçtiler. Akşama kadar oturduk.

Uzun uzun konuştuk. Nurturia ve bloglar sağolsun. İnsan uzak mesafelerde yakın dostlar buluyor...

6 yorum:

ilal dedi ki...

keşke haberim olsaydı:((
çok isterdim...
birdahakine:)
Ne kadar sıcak dimi Antalya...
Keyifli tatiller

* YeLiZ * dedi ki...

ohhh sefaniz olsun
Siz hele bir Amerikaya gelin bak,her eyalette bir blogger karsilar sizi :)

meltem dedi ki...

Bruksel'e de bekleriz Ozgur Annem.

Ece Nur'un Annesi "Mine" dedi ki...

bir ben bulamadım nurturia ve bloggerdan grup :) Avcılarda kimler var acaba :(

Ozgur dedi ki...

ilal: bir dahakine inşallah:)

yeliz: teşekkür ederiz. :)

meltem: gelsek keşke:)

mine: hay Allah aslında karşıda var bir grup bakırköy civarında ama?

Ozge dedi ki...

ne guzel olmus:) hissettim sanki yazdiklarini...opuyorum!