28 Ara 2010

Çılgın Hafta sonu ve Bir Doğum Günü...

Çok uykusuz ve yorgunum ama yazmazsam hiç yazamayacakmışım gibi geliyor... Güzel ve renkli bir hafta sonu geçirdik. Çok eğlendik ailecek!

Cumartesi sabahı, akıllı bıdık Neva hanımlara davetliydik. Kapıdaki güvenlik kime geldiniz diyince, Neva Hanım'lara demişim, yüzüme tuhaf tuhaf bakan güvenlikçi Senem Hanım?? diye düzeltince anladık, o kadar odaklanmışız. (Kusura bakma Senem'cim... ) Sonra gittik. Maşallah diyerek, Neva ve Ela gene çok güzel anlaştılar, paylaştılar. Biz de Senem'le güzel güzel sohbet edebildik. Şarkılar söyledik, oyunlar oynadık. Sonra sürpriz bir isim dahil oldu, Oyipim ve Çağan... Çağan'la Ela çok komik oyunlar oynadılar.

Akşam üstü, baba kız, eğlenirken, gezerken ben de dinlenme fırsatı buldum ve kütt diye uyudum. Derken Pazar oldu. Pazar programımız çok heyecanlıydı... Sabah 11'de Süreyya Opera'sında Bremen Mızıkacı'larını izledik. Ela çok konsantre bir şekilde 1 yarıyı izledi. Arada çıkarken "anne bi daha, bi daha" diyordu. İkinci yarıda da aynı ilgiyle izleyerek bizi çok şaşırttı. Oyun güzeldi ama kendi çocukluğumdan hatırladığım oyunlardan oldukça farklıydı. "We will rock you" çaldı mesela.Tam ne düşüneceğimi bilemedim. Bir yandan sevindim çünkü "bak bu ağaç kardeş, bak bu böcük kardeş"  gibi değildi. Bir yandan da yeni kuşak fazlaca hareketli müzik ve görsel mi talep ediyor, TV ile rekabet etme amaçlı mı acaba diye düşündüm...

Çıkışta Baylan'a gittik. Orada Ela için pasta kestik, yedik. Sağolsun nurturia anneleri, babaları ve bebeleri öyle tatlılardı ki.... Ela'cım mumları üfledi bu sene. Artık antremanlıyız. Çok ince düşünülmüş, el yapımı kuş, bir başka bebenin elinin izi, minik piknik seti(delirdik!), kitaplar, oyuncaklar.... Ela çok mutluydu. Sanırım diğer çocukların da keyfi yerindeydi. Güzel bir gün geçirdik.

Eve geldiğimizde hepimiz sarhoş gibiydik, küt diye yattık uyuduk ailecek. Sonra Ela yanımıza gelerek, "ben uyandımm, anne uyaan, baba uyaan" şarkısını söyledi. Hayatımız müzikal bugünlerde. Şimdi bile içerden şarkı sesi geliyor, "abu bibuu patpatpat" (pop those bubles pat pat pat orjinali) Pazar akşamları bizde geleneğe döndü. Ela hemen teyze teyze diye başlıyor zaten. Cumartesi sipariş verdiğimiz organik tavuk geliyor, pazar pişiyor. Böylece aile yemeği yiyoruz, teyze, enişte, hep beraber pazar gecesi yemeğimizi yiyip oyunlarımızı oynuyoruz.

Bir önceki mailde yazıdıklarını hiç okumamış gibi davranan ben tabi ki geç yatıyorum. Oysa sabah baba işte, bakıcı abla izinde... Bunu bilerek geç yatıyorum çünkü gerçekten işler çok yoğun. Amaaa bomba gibi bir şey geliyor. Söylemiycim, sürpriz. Belki yarın söylerim. Belki yarından da yakın:) Neyse, sabah zor kalktım. Sonra 10 gibi Toprakana ve Toprak'la buluştuk. Happy Family Club diye bir yer bulmuştum internetten. Aslında bizim ihtiyacımız çocukların oynayacağı, eğleneceği, büyüklerin de huzurla oturup bir çay içecekleri, yemek yiyecekleri bir yer. Bi de kalabalık toplantılarımızı (çocuklu nurturia toplantısı gibi) yapabileceğimiz çocuk mekanı olan bir yer. Aslında Zuzu cafe var Bağdat Caddesinde. Eskiden daha iyiydi burası ama sanırım bu anlamda tek hizmet veren yer olma sonucunda son gittiğimizde hiç memnun olmadık. Servis kötüydü, ilgi kötüydü, kalabalıktı, çocuklar çok eğlenemedi vs... Alternatif arayışındayız. Bilen varsa yazarsa sevinirim. Yoksa da biri açsın nolur:) Gittik happy family cluba. Orada da oyun grubunun yılbaşı partisi vardı. Sıcaktı, yüksek sesli müzik vardı. Gerçi her zaman öyle değildir herhalde de, rahatsız olduk çıktık. Kozzyye gittik. Oyun alanına gerçekten de galoşlu anne alıyorlarmış. Toprak'la Ela kuduruken biz de Toprakana'yla sohbet edebildik. Çok sakindi, çok eğlendik. Ela için orası çok büyük olsa da azimle tırmandı, kaydıraktan kaydı, karşıya geçti. Bir de domino oynama vakti geldiğinin sinyallerini verdi ki, şaşırdım. Niye şaşırıyorsam:)

Sonra eve geldik uyuduk...

Doğum gününe çok az kaldı. Bu Cuma... Dedeler, annaneler, babaanneler geliyor. Laf arasında bunu duyduğundan beri, anneanne, babi, aamet dede, feemi dede sözleri dilinden düşmüyor... Babiyle tuvalette oynadıkları "vardı yedi" oyununu oynuyor kendi kendine, kitap kapağından hayali çekirdek yiyor. ben de yiyince "hayır anne babiyle" diyor. Anneannesinin dolmalarını çorbalarını sayıklıyor. Resimlerde gösteriyor. Ahmet dede, Fehmi dede. Gelsinler valla biz de özledik. Aile kutlaması artı yılbaşı olacak. Bizim için artık Eya var, yılbaşı bitti.

Evde daha çok müzik dinlemeye başladık. Bebekken çok dinlerdik, bir ara ara verdiydik. En sevdiğimiz şarkılardan biri Can't take my eyes of you... dans etmesi çok güzel. Bazen kucağıma gelip de bir sarılıyor ki... İyi ki anne olmuşum. İyi ki blog yazmışım. İyi ki bu kadar arkadaşım olmuş. İyi ki nurturia var.... İyi ki hayattayız... Yaşıyoruz...

Öyle işte.

7 yorum:

Bengi Gülsüm dedi ki...

ozgurcum icim acildi yine okuyunca, surprizi merakla bekliyorum..:)

FADİŞ dedi ki...

Güzel bir haftasonu geçirmişsiniz, Allah içinize sindirsin, sürprizi merak ettim doğrusu. Kuzuşun doğum günü kutlu olsun,bütün sevdikleriyle uzun sağlıklı, mutlu bir ömür dilerim:))

selen dedi ki...

özgüranne, aynı yerlerde dolaşıyoruz ve galiba çok yakın oturuyoruz... bakayım belki görürsem tanırım sizi.

ela'ya mutlu ve sağlıklı nice yıllar diliyoruz.

moodswing

Ozgur dedi ki...

Bengi, çok az kaldı:))) Yarın sabah burdayıs...


Fadiş, çok helecanlıyım çok!

Selen, olur mu olur:)

senem dedi ki...

Özgüranne, çok güzeldi sizinle birlikte olmak, biz çok mutlu olduk. Yine gelin, yine biraraya gelelim. Bu arada ceviz adam ile o ördekli şarkıyı çok güzel söylüyorsun, o günden beri Neva ile birlikte söylemeye çalışıyoruz ama olmuyor :)

Çok sevgiler
Senem

Seyhan dedi ki...

Ela ile gidebileceğiniz yer seçeneklerine şurayıda ekleyebilirsin biz memnun kalmıştık, temiz,çok ve güzel oyuncaklarvar, kocaan bir top havuzu var üst katta, ablalar ilgili..

http://www.theplaybarn.com.tr. Erenköydekine gitmiştik..

therru dedi ki...

ay yine ne kadar sempatik bir yazı olmuş, insan hayat enerjisiyle doluyor okuyunca :)