23 Ara 2010

Çocuklu Hayat Nasıl Kolaylaşır?

İki kişilik hayatınıza çocuk girdikten sonra insan ilk anda sudan çıkmış balığa dönebiliyor. O eski halimden eser yok şimdiii şarkısı arka planda çalarken, insan kendini yorgun, tükenmiş, gergin, mutsuz... hissedebiliyor.

İnsan bence (çocuksuz) hayatını yaşarken de pratik olmalı. Aşırı yorgunluk, stres yaratabilecek durumlardan uzak durmalı, neşeli olmalı, genç kalmalı... Çocuktan sonra bu dediklerim çok daha önemli. Minikler stresi çok iyi anlar. Anladıkları, "annemin iş yerinde bir derdi mi var yoksa bulaşıkları hala yerleştiremedi mi bu kadın?" değildir. Anladıkları "bir sorun var!" durumudur. Küçüklüğünüzü hatırlayın. Anneniz alakasız bir şeye üzüldüğünde bile "ben mi bir şey yaptım, benimle mi ilgili?" hislerini taşıdınız mı. Küçükken çok benmerkezcil olduğumuzdan dünyadaki her şey bizimle ilgili sanırız. (Büyüyünce geçmesi gerekir ama geçmediği durumlar olabiliyor.)

Demek istediğim, hem annenin, hem yavrunun, hem de babanın selameti açısından, evde dinlenmiş, neşeli insanlar olması iyidir. İyi diyorum da bu nasıl olacak? Stresli anneyi bir de ben stres etmek istemem. Bizim evde dönem dönem işe yaramış bazı taktiklerden bahsetmek istiyorum.

  • Bebeği erken yatırın. Sabah erken kalkılıyor ama akşam 8den sonra eşle başbaşa oturup bir film izlemenin, iki çift laf etmenin ya da sadece sessizliği dinlemenin değeri tartışılmaz. Erken kalkınca, o öğlen uykusuna yattığında biraz kestime imkanı olabilir.
  • Siz de erken yatın. (Bunu uygulamakta zorlanıyorum. Biz ailece geç yatmayı severiz)  Ela gece uyandığı dönemde hep uyandığı saatler olurdu. Mesela 1 ya da 4 gibi. Erken yatınca, diyelim 11 en azından bir süre kesintisiz uyku uyumuş olurdum.
  • İşe yakın ev tutun. Yollarda geçmesin ömrünüz. Hayatı mümkün olduğunca basitleştirin. Karmaşık çözümlere gitmeyin. Her gün kayınvalideye bırakıcam alıcam diye birer saat yol gitmeniz gerekiyorsa, evde bakıcı tutmayı düşünün.
  • Yardıma hayır demeyin. Bir çocuğa bir kadının bakması normal bir durum değil. İmkanınız varsa yardımcı tutun, en azından ev işlerini delege edin. Anneniz, kayınvalideniz geldiğinde el üstünde tutun. İlişkilerini sıcaklaştırmaya gayret edin. Bölüşün...
  • Mükemmeliyetçi olmamaya çalışın. Daha iyisi, yardımcı da tutmayın, siz de minimumda yapın. Nevresimleri ütülemeyin. Zaruri şeyler ütülü olsun, kalanlar kalsın. Bulaşığı azaltın. Çamaşırı azaltın. (Biz bir ara havlularda tasarrufa gittik, çamaşır işinde azalma sağladık.) Seviyorsanız yapın, ama yoruluyorsanız boşverin. 
  • Standartları düşürün. Eskiden gelenlere muhteşem sofralar yapıyor olabilirsiniz. Yapabiliyorsanız gene yapın ama pizza kola da gayet güzel olabilir dönem dönem.:) Neticede yemek yemeye değil sizi görmeye geliyorlar?
  • Çocukla hep beraber ilgilenmeyin. Bu bence en önemlisi. Biz bu yanlışa düştük bir dönem. Şimdilerde ayrı takılıyoruz. Eskiden babası ben Ela idik hem dışarda, hem içerde. Onun da ayrı bir tadı var ama aslında yalnız da zaman geçirmeli. Hafta sonları baba kız dışarı çıktıklarında kafam boşalıyor resmen. Ya da biz beraber oynarken, babası canının istediği bir konuyla ilgilenebiliyor. Uyuyabiliyor. Tercihen dışarı gitmek daha iyi bölünmemek açısından. Eş dost, akraba durumları için de aynı şey geçerli. Annem ve teyzesi Ela'yla alışverişe gittilerdi. Çok işim vardı, rahat rahat çalıştım. Hep beraber gitmek de güzel ama tek olmanın avantajları var.
  • Çocukla daha iyi ilgileniliyor. Biz baba-eya-ben'ken kendi aramızda da konuşuyoruz babayla. İkimizken oyuna dalıp gidiyoruz. Babası da aynı görüşte. Başbaşa olmanın bir güzelliği var.
  • Diğer birey gerçekten dinleniyor.
  • Ama Arkadaşlar iyidir: Sosyalleşin. İki bebek bir bebekten daha kolay her zaman. Çocuklar beraber olduklarında daha eğlenceli geçiyor zaman. İki anne, iki çocuk. İki baba, iki çocuk tek olmaktan iyidir. Daha iyisi az daha kalabalık olmaktır. Çocuklu/çocuksuz farketmez. Arkadaş iyidir. Evinize davet edin, siz de davetlere gidin. (Bu konu üzerine biraz daha çalışmak lazım. Kaç ay oldu gidemedik bi arkadaşımıza.)
  • İş Hayatınıza yeni bir gözle bakın. Esneyebiliyor musunuz? Değer mi üç kuruş para için gece gündüz çalışmaya? Daha az mesaili bir işe geçme şansınız var mı, düşünün? Çocukların bu yaşı geri gelmeyecek. Mezara mı götürücez parayı. Çocuk elinde olsa ev kredisi ödemenizi mi tercih eder, onunla olmanızı mı? Girişimci olmayı düşünün? Yeteneklerinizi harekete geçirin. Aslında özgürüz. Durmadan şikayet edip kendimizi kurban hissetmek yerine harekete geçin! Ücretsiz izin aldığımda nası geçinicez tek maaş demiştim. Geçiniliyor. Yeni koltuk takımı almayıverelim yahu. Hem yazık, hem gereksiz hırdavat. Az ve öz yaşam. Az alışveriş, çok hayat. Evden çalışma imkanlarını araştırın...
  •  Tv, video, dvd, bilgisayar konusunda kurallara sadık olun: Bunlar kısa vadede çözümmüş gibi gözükse de uzun vadede sıkıntı yaratabilecek konular. Tv izletmedik, video izletmedik. Ama yorgun ve hasta olduğumuz bir dönem 10 dakika kadar çizgi film (pcden) izlemeye başladı. Evde ipad var, çocuklar için çok güzel oyunlar var. Bıraksan bir saat kesintisiz oynar. Aynı şey ipod touch için de geçerli. Bilgisayar oyunu benim gözümde interaktif olduğu için dvdye göre bir gömlek daha üstün ama yine de zararlı. Bir de fazla eğlenceli olduğu için sınırladığın zaman eğer esnersen onun sonu gelmiyor. Sinir stres oluyor. Şimdilerde tekrar hizaya geldik. Ortalarda bırakmıyoruz ve haftada 1-2 kere 10 dakikayı geçmemeye gayret ediyoruz. Aksi halde o da geriliyor, ağlıyor, biz de. Hissettiğimiz suçluluk ve utanç da cabası.
  • Danslı hareketli müzikli oyunlar. Dans gibisi yok. Çocuk ortalarda değilken youtubedan aratıp bazılarını bulmak mümkün. Ne yazık ki Türkçe içerik yok denecek kadar az. Sesim karga gibi olmasa oturup ben söyleyip kaydedeceğim. Şimdilerde ortaya legolardan kule yapıp baltalar elimizde söylüyoruz. Senem sağolsun, pinokyo şarkısının da hastasıyız. (Yalnız bu işleri laptop başında yapmamamız gerekiyor. Denedik kız gidip gidip şarkıyı başa aldı, fenalık geldi.) 
Devamı sonra... Siz de aklınıza gelen yöntemleri ekler misiniz?

17 yorum:

Evrim dedi ki...

Dışarıda olmak evde olmaktan daha kolay ve verimlidir. Evde tükeniyorsun bir yerden sonra. Aaaa o geçti, kuş uçtu, kedi zıpladı derken... herkes için daha hoş zaman geçirilebiliyor. hani sosyalleşemediğin zamanlar için :)

Bir de su TV-Ipod-dvd vs için süre giderek uzuyor. En azından biz de öyle oldu. Sadece bir yolculuk da oyalamak için ortaya çıktı. 2 -3 dk derken süre uzadı. Umarım disiplini koruyabilirsiniz. Benzer yöntemleri deneyen arkadaşların çocukları pek ilgilenmiyor mesela ama bizimki öyle değil. Demir teknolojik aletlere inanılmaz meraklı. Gittiği evlerde bile milletin aletlerini karıştırıyor. Zor tutuyoruz. Hatta tutamıyoruz.

Sitare dedi ki...

ne güzel yazmışsın.ilk çocukta nasıl hatalar yaptığımızı yazını okuyunca net olarak farkettim.kızımda denemem gerek.aklıma gelirse ben de eklerim biriki cümle.takibindeyim.sevgiler...

Pratik Anne dedi ki...

Coook guzel bir yazi olmus Ozguranne'cim.

Eklememi yapiym: Cocugu kendi haline birakip, kendi kendini oyalamaya ve kendi kendine is gormesine tesvik edin.

Evrim'in dedigi gibi guzel havalarda en kolayi disarida, parkta, bahcede vakit gecirmek.

sirâr dedi ki...

Özgür Anne çok güzel ve net toparlamışsın. Bunları duymaya gerçekten ihtiyacımız var. Her birine katılıyorum. İnsanın mükemmel olmadığını kabul etmesi ve tolere edilebilecek hatalara göz yumması da rahatlatıcı bir unsur. Bir de çocuktan ayrı geçirilen standart zamanlar mutlaka gerekli. Hem sadece anneye, hem de anne+babaya. Bir yolunu bulup, standartlaştırmalı.. Kalemine sağlık.

Buse dedi ki...

Özgüranne, hiç mütevazı olamayacağım bak, ennn iyi ekleme benden gelecek :)) Çocuklu hayatı kolaylaştırmak (ya da zorlaştırmak) için 2. çocuğu yapmayın!!! Öhü,ööhü tabiki ciddi değilim. Sevgili Özgür Anne, kendi deneyimimden şunu söyleyebilirim: Kimi zaman zor olan çocuklu hayatı daha zor yapmamak için ilk çocuk tüm özbakımını layıkıyla yerine getirebilene kadar 2. çocuğun dünyaya getirilmemeli. "İkisi bir arada büyür gider" cilere pek aldanmamak gerek.

Evren dedi ki...

Harika bir toparlama olmuş, aynen katılıyorum. Şu sırayla ilgilenme işini çok sistemli bir şekilde yapıyoruz ve inanılmaz vakit ve enerji kazanıyoruz, kuzuyla daha iyi vakit geçiriyoruz ancak erken yatırma ve yatma işi zor. Şimdilerde buna çalışıyoruz, bakalım... Bilgisayar ve iPad konusu da aynen dediğin gibi oluyor: suçluluk & utanç :( En iyi alternatif bizde de dışarıda vakit geçirmek ve müzik açıp dans etmek :)) Bir de orgu var, onu kendisi çalıştırabildiği için çok seviyor, epey oynuyor. Fakat bize gına geldi, ritm box ya da güzel midilerin olduğu bir org arıyoruz, duyurulur :)

Ozgur dedi ki...

Evrim, kesinlikle katılıyorum. Dışarda zaman hem kolay, hem daha eğlenceli:)

Tv/ipod konusunda uzuyor. çok dikkat etmek laızm. bizimki de fena halde ilgili teknolojik alet delisi.


Sitare, çok teşekkürler. Yok hata değil kesinlikle. Zamanla böyle bi şeyler keşfettik/okuduk kendimizce...

Pratik anne, çok haklısın. Biraz kendi hallerine bırakabilmek lazım, teşvik lazım. Oynarken bahanelerle odadan çıkıp çıkıp girmek işe yarayabiliyor:)

sirar, akıl sağlığımız için ara ara boşluk iyi bence. daha iyi anne/baba oluyoruz dinlenmişken.

sekoya dedi ki...

özgür anne yeni yeni keşfediyor olduğum ve henüz keşfedemediğim ama not aldığım güzel paylaşımlar için teşekkürler.. bazılarıda çok iyi bildiğim ama yapamadıklarım, evi taşı işe yakın, ya da az mesaili iş bul:( ben de okurken kendi kendine oyalanabilmeliyi düşünüyordumki ilk keşfeden ben değilmişim haliylen:)) bi de başbaşa kalmak çok keyifli oluyor mesela bu akşam baba arkadaşları ile dışarıda biz kızımla felekten bir gece çaldık:)) sevgiler..

Ozgur dedi ki...

Buse,

KAfam karıştı şimdi:))))

Evren, bence de ayrı ayrı geçirilen zaman hem kaliteli hem de verimli oluyor. Biz nedense yapışık ikiz modunda takılıyorduk eskiden. Bi de, sabahları 1er saat uyuyorduk ikimiz de uykusuzken. İşte 7-8 ben 8-9 babası 9-10 ben gibi. şimdi onu uzattık. :=) İnsan o 1 saat uykudan bir şey anlamıyor. Şimdi dayanabildiğin kadar dayan, uzun ve huzurlu uyu anlayışındayız:)))

Müzik kısmı da iyiymiş. Bizde de bir blok flüt var ki ela çalmayı çok seviyor amanın.

Ozgur dedi ki...

sekoya,

İnsan yaşayarak öğreniyor bazı şeyleri.:) Bazısını yapıyorsun, bazen aklına gelmeyiveriyor... Hayatı kolaylaştırmak lazım.

Emel dedi ki...

Ozguranne, cok guzel bir yazi olmus. Ben ozellikle is konusunda yazdiklarini begendim. Ben de yakin zamanda doktorami bitirdim ve ayni dilemma ile karsi karsiya kaldim cok para ve aile ile gecirilen az zaman mi yoksa az para ve aile ile gecirilen zaman mi? Gecen zaman geri donmuyor maalesef ve cocuklarin cocuklarindan hatirladiklari seyler ne kadar cok paralari oldugu degil ne kadar cok aileleriyle mutlu zaman gcirdikleri...konuyu cok dagittim.

Benim ekleyecegim birlikte yemek yapmak ya da yemek hazirliklarina yardimci olmalarina izin vermek.

Alo Elo! dedi ki...

evet buseye katılıyorum zira ben arayı çok açmamak adına yaşım da 36 olunca ikinciye cesaret ettim. zor zamanlar bizi bekliyor belki ama umarım senin dediğin sabırla atlatacağız. bir de biz defneyle dışarıda daha çok yoruluyoruz evde daha rahatız. o yüzden mümkün olduğunca arkadaşları bize çağırıyoruz. ve keşke bebeklikten itibaren (ki iki yaşında hâlâ bebek aslında) birilerine bırakıp baş başa takılmayı alışkanlık hâline getirseydik. biz 2 senedir hiç baş başa kalamadık yahu! ühüü ühhüüü bu gidişle ikinci bebekten sonra hiç kalamiicciizz!

Münzevi dedi ki...

yeni anne olmuş biri olarak önerilerinizi dikkate alıcam, inşallah tecrübelerinizden yararlanmaya devam edicem:)

Münzevi dedi ki...

tecrübelerinize yeni anne olmuş biri olarak çok ihtiyacım olacak eminim, elinize sağlık...

Özge İle Öğreniyorum dedi ki...

uygulayabilmeye çalışıyorum pek çoğunu

Bademle Buduk dedi ki...

süper tavsiyeler !!!
teşekkürler

Adsız dedi ki...

Slm herkes rutin için de bir şekilde herşeyi tecrübe ederek anneligini deniyor, pekiştiriyor, çareler arayıp yeni yollar buluyor ve daima sabrediyor da erkeklerin durumu ne olacak ? Çocuktan fazla çocuk, dogumlari yapan kadın olduğu halde kadından daha bunalımlı ve onların pek çok acizligine tahammül ettiğimiz halde böyle zor zamanlarda bir de bizi begenmemeleri, sadece karşılıksız maneviyata, küçücük moral veren sözlere ihtiyacımız cokken her çocuk karmaşasında enerjimizin yarıdan fazlasını sömüren, çocukları ayrı büyütmek için yapmışız gibi davranan, dinlemeyi inceliği bilmeyen ve iletişimi bozuk adamlara çare nedir sorarim? 2 ve 5 yaşlarındaki çocuklarımızla ki isteyerek ve allah onlara sağlık uzun ömür versin. Bu zor zamanlarda annelerden daha yorgun ve tükenmiş çocukların yanında tartismaktan çekinmeyen zor adamları nasıl idare edicez arkadaslar