5 Oca 2011

Sanal dostluk / gerçek sevgi...

Çok az zamanım var. Bir kaç cümle yazıp gideceğim. Nasıl bir iş bu? Yüzünü görmediğin insanların çocuklarıyla dertlenmek? Onları özlemek. Yazmadıklarında merak etmek. Yılbaşında gidip eğlendiklerinde kendin gitmişsin gibi olmak... Bazen yorum yazmamak ve onların hiç haberinin olmaması senin hislerinden. Yine de sevmek... Bir yazarı uzaktan sevmek gibi mi acaba?

Hiç yüzünü görmediğin insanı belki de gördüklerinden daha iyi tanımak, anlamak. Oh, o yazdı, yaşasın benim yazmama gerek kalmadı demek... Özlemek...

19 yorum:

Tekir dedi ki...

aynı şeyleri hissediyorum deniz. ben çok sık yazamıyorum bloguma, bazen de başka blogları okuyup yorum yazamıyorum. ama hepsini seviyorum, hepsinin dertlerine sevinçlerine ortağım. bazen blogda okuduğum bir şeyi "bir arkadaşım der ki" gibi anlatıyorum, sanal bi arkadaşlık ama arkadaşlık işte :)

öpüldün, ela daha çok.

yeliz dedi ki...

bizim sosyologlar psikologlar tarafından incelenmemiz lazım. ben açıklayamıyorum insanlara (ilkere bile) anlatmakta zorluk çekiyorum. ama yaşıyoruz işte, böyle bir şey var. ve yeri geliyor gerçek hayattaki dostlarım hakkında bildiklerimden daha fazlasını sizlerin hayatı hakkında biliyorum. çok ilginç çok, biri bizi incelesin!!

Deli Anne dedi ki...

İyi ve hayırlı bir iş oldu bu iş benim için:)

ÇokBilmiş dedi ki...

Hele anne blogları iyice farklı. Kızımı büyütürken danıştığım anneler, kızımda 1-2 sene içinde ne gibi değişiklikler olacak acaba merakıyla takip ettiğim büyük çocuğu olan anneler, artık tecrübeli anne sayıldığım için benim blogumu takip eden yeni annelerin blogları ve onların minişleri...
Hepsini seviyorum. Kimisi sanki kızımın cici annesi, kimisi kızımın ağabeyi-ablası, kimisi de sanki benim ellerimde büyümüş gibi geliyor. Hepsinin de okul çağını, mezuniyetlerini, ergenliklerin, düğünlerini ve kısmetse çocuklarını görmek istiyorum.
Deli miyim, neyim?

dağlar kızı dedi ki...

topumuz deliyiz, tatlı deliler:)
gerçekten incelesinler bizi.
çocuklar ilerde "blog olayı ilk patladığı yıllarda bizim annelerin durumu" diye anlatacaklar aralarında.

Anne ve Bebisi dedi ki...

Cok sevdigim bir insan, "kalpler arasinda gorunmez telefon telleri vardir" der.. Birbirimizi sevmek icin yuzlerimizi gormeye gerek yok. Kalpler tanir birbirini :))

zühra dedi ki...

"Blogcan" olmak bu demek işte....

Ozlem dedi ki...

Yazmadan edemedim, aynı duyguları hissetmek, endişelenmek, okurken 'ben de!!!' demek...

Eloşun doğum gününü geç olsa da kutlarız annesi:)

Pratik Anne dedi ki...

Aynen katiliyorum dediklerine. Bir nevi yoldaslik bu.

Ayşe dedi ki...

likewise.

@yeliz, gercekten, ben bi inceliyeyim bizi... ben de baska insanlara bu dostluklari ve guveni anlatmakta zorlaniyorum bazen...

ozgurannem, evine gittigim ilk blogger olma ozelligini tasiyorsun. insan cekinir di mi daha once hic gormedigin bir insan, ama yok, gercekten sanki eski bir arkadasim dogum yapmis da bebek gormeye gidermis gibi geldiydim o gun...

cok optum, pek tercuman olmussun hallerime.

Evren dedi ki...

Ben de ozledim ben de... :)
Iyi ki varsin, iyi ki varsiniz!

zeynep dedi ki...

hissiyat aynı yoldaşım :-))

İkiz Annesi dedi ki...

Tamamen aynı hislerimiz iki gün yazısını göremeyince acaba birşey mi oldu diye düşünürüm.Geçen gün eşimle konuşuyoruz biliyormusun Taze Anne ninde çocuğu uyumuyormuş o da çok dertli dedim.Bizimki bana döndü o da kim diyiverdi anlattım ama hala bir anlam yükleyebilmiş olduğundan emin değilim:)
Kalben görmek bizimkisi kendi gibi olanı kendini yakın hissedebileceği kişileri hisleriyle bulmak sanırım.

FADİŞ dedi ki...

Takip ettiğin, okuduğun bir yazarla kaç kişi diyalog kurma şansına sahip oluyor? Biz blogçular birbirimizi okuyor, yorumlarımızı yapıyor sohbet ediyoruz, var mı böyle güzellik? Hele öyle bloglar var ki dost bildiğim:)) Yakında kitap çıkartır dediğim.

Ozgur dedi ki...

Tekir'cim, di mi? Bazen yorum yazamıyorsun, ya söyleyecek bir şeyin olmuyor, ya zamanın. İçinden ne güzel diyorsun, sevinçle...

yeliz'im, yüzde yüz katılıyorum.:) İnsan daha bir gönlünü biliyor...

Delianne:) Ohh mis.

Çok bilmiş, ya deli değilsin, ya hepimiz deliyiz:))

dağlar kızı, hahahha, olabilir bak...

anne ve bebişi, çok sevdim bu benzetmeyi. o teller titreşiyor zaman zaman, umarım sahipleri hissediyordur:)

zühra, hımm blogcan, oluur.

Ozgur dedi ki...

Özlem, çok teşekkürler, sizin de şimdiden kutlu olsun:)

Pratikanne, yoldaşlık bence tam uymuş!

ayşe, bizim durum tam incelenesi zaten:) ilk kez buluş ama on dakika önce ayrılmış gibi..

evrennn, biz de, biz de. yavrusu da bitanemiz.

zeynebim yoldaşım, öperim:)

ikizannesi, kalben görmek di mi... çok doğru...

Ozgur dedi ki...

Fadiş, doğru söylüyosun. İletişime açık olması güzel...


Bu arada, bu yazıyı yazarken yorum geleceğini düşünmemiştim nedense. O nedenle yorumlara inanılmaz mutlu oldum, neşe doldum, sağ olun, var olun... eya gibi tepki verirsem lay lay yay yay yaaaa

beenmaya dedi ki...

dün bunun üzerine konuştuk hatta sevgili annen, kardeşin ve parpali'yle...

mesela ben dün ilk defa yüzyüze geldiğim anneni daha yüzünü görmeden yüreğinden sevdim. parpali'yi de öyle. kelimelerimiz denk geldi önce sonra o kelimelerin ne kadar içten, yürekten geldiğini fark etmiş olmalıyız ki böylesine bir sevgi oluştu aramızda daha birbirimizi tanımadan. hal hatır sorar, merak eder, özler olduk...

ha nasıl bir iş diye sormuşsun ya nasıl cevap verebilirim buna inan bilmiyorum. ben yaşıyoruz sadece. burası sayesinde kazandığım güzel yüreklerin kimi zaman yüzlerini de görerek kazandığım insanların keyfini sürüyorum. hepsi bu...

:)))

Sitare dedi ki...

sanal daha vefalıymış onu anladım.