2 Şub 2011

Bir Zaytung Haberi Acı Acı Güldürdü...

Önce şunu okudum...

Tamamen Modern Çocuk Eğitimi Usullerine Uygun Olarak Yetiştirilen Genç, Bankacı Olabilmek İçin Gün Sayıyor

Sonra düşündüm. Yeni bir konu değil bu. El bebek, gül bebek, aktivitelerle yetiştirilen prenses kızlar ve paşa oğlanlar ne yazık ki büyüdüklerinde "kızım konak gelini, oğlum olsun saraylı" hallerinde olmuyorlar, olamıyorlar. Senin için harcanmış o özen, o emek...

Küçükken kurduğumuz hayaller...

Einstein olacaktık... Tolstoy Olacaktık...
Ben kadın polis olmak isterdim (erkek polislere yemek yaptıklarını sanırdım daha feminizm bizim mahalleye gelmemişti o zaman)

Aya gidecektik...

Her gün 50dk trafikte harcayarak mesailer ordusuna katılıp sabahları alışveriş sitesi gezeceğimizi düşünmemiştik hiç.

Olmalı mı?

Bence olmalı diye bir şey yok.

Ama seçenek olmalı.

Yani aktiviteler, şunlar bunlar, çabalar iyi de, eğer çocuklarımıza CESARET veremiyorsak hepsi boş...

Anne baba olarak NE YAPTIĞIN değil, NE OLDUĞUN önemli gibi geliyor bana.

Peki siz? Ne olmak istediniz, ne oldunuz? Mutlu musunuz?

---


Bir anne, baba aslında farklı düşünmelerine rağmen, düzenli bir işin olsa çok daha huzurlu olacakları açık olmasına rağmen hala seni destekliyorlarsa, seninle sevinip, seninle üzülüyorlarsa o çok başka bir şey işte. Teşekkürlerin yetersiz kaldığı inanılmaz bir minnet duygusu. Buna layık olmaya çalışmak...

Not: Yeni Oyuncak Çekiliş Sonuçlarına baktınız mı katılımcılar... 3 tane kupon bekliyor...

11 yorum:

isoon dedi ki...

UMARIM YENİ NESİL DAHA ÇOK SEVEREK ÇALIŞACAĞI MESLEĞİ SEÇEBİLME ŞANSINA SAHİP OLUR... BİZ KAYIP NESİLİZ BU ANLAMDA, BAKALIM ANLAYABİLEN EBEBEYİN OLMAYI BAŞARABİLECEKMİYİZ...

ilknur malcı dedi ki...

insallah o dualarla yeni işinde başarılı olursun

Anne ve Bebisi dedi ki...

Babam Hukuk okumami, annem ogretmen olmami istemisti :) Son dakikaya kadar isteklerinden vazgecmediler :))

Bense 7 yasimda karar verdigim dunyaya acilma, baska kulturlerde yasama, onlarla kaynasma, yurtdisina yerlesme hayalimin pesindeydim :) Bu yuzden, dunyaya acilmami kolaylastiracak bir universite ve bolum sectim. Oyle bir bolum sectim ki; buyudugum kasabaya donup calisma imkani vermemesi birinci tercihimdi :))

Tipik bir memur olan annem, benim de ayni guvenli yoldan gitmemi istiyordu ama bilerek ya da bilmeyerek bana en buyuk cesareti yine o vermisti. Bizim evde, "yapamam" diye bir kelime kullanamazsin. (Benim blogun, aileden takipcisi cok, orda yazamiyorum ama annem de Amy Chua kadar olmasa da kendi capinda bir Tiger Mom'dir yani:P)

Yapmak isteyen insan, her seyi yapar; yeter ki istesin! der annem hep.. Oyle diye diye bilmeden verdi gazi, verdi gazi :P

Selcen dedi ki...

haber beni de güldürdü, hele Zirve Doruk'un açıklamaları :) Lepistes :)
Ben ilkokulda öğretmenimin doldurduğu dosyada ne olmak istediğimi yazmışım o zaman daha hiç bilgisayar görmeden. Şimdi de o mesleği yapıyorum ailem de memnun bu durumdan ama acaba ben mutlumuyum şu an ondan emin değilim

Bir Annenin Paylaşımları dedi ki...

Garip, ne annem ne babam meslek seçimimi etkilemedi ama ben oğlum doktor olsun çok istiyorum ve bazen acab aşimdiden işlesem mi diye düşünür buluyorum kendimi..ne saçma , kendi beklentilerimizin üstünde aslında çocuklarımızın istekleri

Holle dedi ki...

Çocuklarımızla yaptığımız tüm olumlu faaliyetler onların bilinçaltına yerleşir ve kişiliğini olumlu yönde etkiler..kısacası iyi bir insan yetiştirmiş oluruz :) Ama meslek seçimi için bu yeterli olmayabiliyor..az kişi çocuğunu kendi doğrultusunda yönlendirebiliyor..Örneğin: Koç, Sabancı vs. Ufakken hayalimdeki meslek tasarımcı olmaktı..Annem çok güzel dikiş diker..babamda marangozluğa meraklıydı.bir keresinde odun parçasından çok güzel bir yelkenli yapmıştı..hala unutamıyorum..10 yaşında moda dergileri biriktiriyordum, dekorasyonada çok meraklıydım :)ama meslek seçiminde ailemin isteği ya kuaför(ne alaka) yada muhasebeci olmamdı..İstemeyerek muhasebeci oldum :( ama hala aklım tasarımcılıkta kaldı..ileride kendi tasarladığım ürünleri satacağım bir mağaza açmak istiyorum:) Demek istediğim Yetenek aileden yada doğuştan gelme bişeydir :)Çocuklar yaşadığı ortamı örnek alır ve bu meslek seçiminede etki eder diye düşünüyorum.. Yüksek beklentiler herzaman hayal kırıklığı yaratır. Mücadelemizi yüksek tutalım ancak beklentimiz az olursa sonuç daha tatmin edici olur. 'Yatırım' gözüylede bakılmamalı çocuklara..

Ozgur dedi ki...

isoon, ben de aynı dilekleri paylaşıyorum.

ilknur, amin canım...

anne ve bebişi... benim annemin gönlünde edebiyatla ilgili çalışmam (öğretmenlik gibi) olduğunu tahmin ediyorum, babam sanırım daha çok lider olabileceğim (sen başkalarını takip etme, başkaları seni takip etsin derdi hep:) bir hayal kuruyordu sanırım. Anneanneme sorarsan başbakan, Tübitak başkanı filan olmam gerekiyordu. Ama tabi dayımın da Bağdat'a vali olması gerekiyordu...

Bence ne istediklerinden çok ne oldukları, neye inandıkları. Demek istediğim tam bu senin dediklerindi işte. O gücü, o güveni, o inancı verebilmek. Yoksa ne bankacılar var harikalar yaratıyorlar, ne sönük şairler var. Ne yaptığın değil, neyi tutkuyla, neyi severek, en iyi şekilde yaptığın... ve tabi bizim evde vatana millete ve dünyaya faydalı işler yapılması önemsenir...

Ozgur dedi ki...

Selcen, ben de çok güldüm. Çok doğru bir noktaya basmış kesinlikle...

Ozgur dedi ki...

Bir annenin paylaşımları, doktorluk benim gözümde de çok yüksek, çok onurlu bir meslek. Belki de ondan, insan bir yandan istiyor, bir yandan çocuğu o kadar yorulmasın istiyor ama olsa sevinirim, çok gururlanırım.

ÇokBilmiş dedi ki...

:))) İnanılmaz güldüm habere. Bankacı olan eşime de okudum, o da güldü acı acı :)))
Ben sanırım o çocuklardanım. Bol aktivite, bol ders. Annem babam avukat, benim de avukat olmamı istiyorlardı. İlkokul öğretmenin hukuk profesörü olacağımı söylüyordu. Medeni Kanunumuz İsviçre'nin almanca metninden çeviri olduğu için beni almanca eğitim veren bir ortaokula yazdırdılar. Ben de inat ettim öss'de hukuk yazmadım.
Şu an Medeni Hukuk'ta doktora yapan bir hukuk asistanıyım :)))
İşimi çok seviyorum. Gene doğsam gene bu işi yapardım. Kendi çapımda başarılı olduğumu da düşünüyorum.
Ben hamileyken klasik müzik dinlemedim, karnıma kulaklık filan dayamadım. Suda filan da doğum yapmadım. Kızımı da özel okula göndermek niyetinde filan da değilim. Ama her an takipteyim, eğer başarılı olabileceği bir nokta bulursam muhakkak yönlendireceğim. İş ve eş seçimi hayatın kendisi; bu alanlarda koçluk yapmak lazım çocuklara :)
Çocuğum kendisiyle barışık biri olsun, başka bir şey istemem.

Ozgur dedi ki...

Çok bilmiş:) Bir avukatlık havası sezdiydim ben de zaten:) Şaka bir yana çok ilginç bir hikayeymiş...

Sonunda mutlu olma kısmı önemli olan...