4 Şub 2011

Kreş, Anaokulu, Bakıcı, Evden Çalışan Girişimci Anne

Dün yazdığım yazıda o kadar az bilgi vermişim ki aceleyle. Biraz daha açmak lazım gibi geldi.

Ela doğduktan sonra 2 a ücretli, 6 ay ücretsiz izin kullandım. Bu sürede kızıma ben baktım. Aralarda annem, babam geldiler, çok destek oldular ama başka şehirde yaşadıkları için döndüler. Temelde bakımından sorumlu kişi bendim. 8.ayda işe döndüm.(bakınız: İşe dönüş hazırlıkları) Süt izni sayesinde erken çıkarak eve gidip emziriyordum. O dönemde şu anki bakıcımızla çalışmaya başladık. 12. ayda kendi girişimimizi kurmak üzere işten istifa ettim. Bir yılı aşkın zamandır evde çalışıyorum. Beş aydır eğitim veriyorum. (2-3 günlük kısa eğitimler)

Evde çalışan annenin şöyle bir sorunu oluyor. İki kelimeyle özetlenebilir: "Nasılsa evdesin ... "  Genelde dışardan bakış açısı, evdeyim oh yay durumudur. Sanki kahvaltı yapıyorsun uzun uzun, sonra ayaklarını uzatıp biraz tv izliyorsun çekirdek çitleyip, öğlen oluyor, yemek yiyorsun. Öğleden sonra e evdesin bi arkadaşınla buluşup konuşuyorsun. Akşama doğru da iki satır bişi yapsan al sana evden çalışma... Gerçekler ne yazık ki öyle değil... Bakınız içimizdeki patron...

Bir arkadaşım evde hastayken kadın programlarını izlemiş mesela, ne acayip şeyler var diye sanki anlayabilecekmişim gibi konuşuyor. Sonra anlıyor insan, aslında "evde çalışan kadın"ın bir kez bile tv açmamış olmasının diğer kişilerin zihninde bir yansıması olmadığını. Ve bir kez bile... Ne saate bakmak için, ne haberlere televizyon açmadım mesai saatinde. Ela'dan da değil. O yokken de açmadım. Açmıyor insan.

Bakıcı ablanın izinli ya da hasta olduğu günlerde de çalışmadım. İşin doğası o bir-iki saatlik uykuya güvenerek çalışmayı içermiyor. Anca minör şeyler yapılabilir, ama üretken iş... Bizim işte değil. Başka sektörlerde bakıcısız evden çalışabilen anneler var. Onlara saygı duyuyorum. David Copperfieldin sihirbazlık konusunda onlara kıyasla dünkü çocuk sayılır. Tüm zamanlı anneler de aynı şekilde. Bir denge işi, bir sürü faktörü en iyi sonucu verecek şekilde optimize etme işi, kırk iki bilinmeyenli denklemi kafadan çözme işi... Evde bakıcı olmasının insanın hayatını gerçekten çok kolaylaştıran bir yanı var, inkar edilebilemez.

Bundan sonra ne olacak...Ela büyüdü. Bakıcı ablanın başka planları var. O nedenle biraz bu erken yol ayrımına geldik. Eski planda eylülde anaokuluna yarım gün başlatacaktım... Neler olacağını görecektik. Şimdi, seçeneklerimiz tam zamanlı yeni bir bakıcı ya da anaokulu + part time yardımcı arasında. Yeni dönemde eğitimler yoğun, aynı zamanda evden çalışmak yerine ofise geçme durumumuz var. Tam anlamıyla mesaili iş gibi değil ama yine de evden çıkılacak, gidilecek. Böyle ortada bir yerdeyiz. Neler olacak... bilmiyoruz.

Çok çalışmak gerekiyor. Bazen zamanları kaçırıyormuşum gibi geliyor. Yazın iki ay yazlıkta kaldım, iki kere denize gittim. Ne kızımla doya doya zaman geçirdim, ne dinlenebildim. Tersine stres oldum. Annem kızımın bütün yükünü tek başına sırtladı, yoruldu, belini incitti. Yani fedakarlığın o kadar çok yönü var ki. Tek tesellim, iyi örnek oluyor olmak. Hayallerini gerçekleştirmek için adım atıyor olmak...

Hayırlısı....

9 yorum:

aysema dedi ki...

"Gel" dediğin anda ordayım, bunu biliyorsun...

kirazsevdasi dedi ki...

ben de ben de :)) gel dedigin anda ordayim, ben daha yakinim hem :))

saka bi yana, gonlunuze gore, icinize sinen bir cozum yolu bulmanizi diliyorum, zamanlama olarak yogun bi doneme denk geldi ama her iste bi hayir var biliyorsun.

opuyorum sizi.

Shade and Love dedi ki...

Ne guzel anlatmissiniz . Zaman zaman ben de evden calisiyorum . Insan evde calisinca daha kati bir disiplinle calisiyor dii mi ? Cay , kahve molasi vermeden, iki dakika sohbet etmeden . Kendi ofisinizde de olsa daha flexible calisma sansiniz var sanirim, en azindan sabah sekiz aksam 6 olmayacak . Umarim icinize sinen , Ela 'nizin mutlu olacagi bir oyun evi bulursunuz . Denemeden karar vermeniz cok zor . Bence cocuk mutlulugunu onemseyen bir yerse izin verirler birkac hafta ya da 1 ay denemenize . Ya da ben izin vermeliler diye dusunuyorum . Birz fikir verir size . Sunu da eklemek isterim, ben 3 yasindan once yarim gun gidip oyun oynasin , cocuk da "okula degil oyun yerine gidiyorum" desin diye dusunenlerdenim . Buna ek evde de icinize sinecek, guvenebilecegiz bir yardimciniz olsa yeniden .
Hasene

Anne Café dedi ki...

yeni işin ve kararların hayırlı olsun. bence yapılacak pek çok şeyi yapmış, düşünmüş ve akıllı adımlar atmışsın zaten. sanırım geri kalan yol da kendini çizecek, bir o kalmış. en iyisi olsun ela için de sizin için de. zaman pek çok şeyi çözüyor aslında. mesela istifayla ilgili yazına bir yıl önce bir yorum yazmışım onu okudum. o bir yıl içinde evde geçirdiğim vakti geçirmem ve benim evde çalışamayacağımı anlamam için zamana ihtiyacım varmış. işe başlamaya karar verdiğimde hala pek emin değildim ama iznim bitmek üzereyken gerçekten özlediğimi fark ettim, zamana bırakmasam böyle olmazdı sanki. yani tüm koşulları sağladıktan sonra insan hala acaba? diyorsa bence "zaman, sabır"... hazır olmak için, kararlar almak için, denemek için. Bir yerden bir işaret, bir göz kırpma geliyor:) ayrıca bence ela'nın gözlerinin önünde oluşan değişimler çok güzel oldu, özgürlük manifestosu'ydu galiba, bir kitap anlatmıştın, pek çoğumuz gibi etkilenip bir kenara bırakmadığın kitapların oldu, hoşuna gidenleri bir şekilde hayata geçirmeye çalıştın ve ela'yla beraber daha cesur ve daha özgür kılan adımlar attın. (eladan önce nasıldın bilmiyorum bu arada, okuduklarımdan yola çıktım sadece:)) Değişen, büyüyen bir anne oldun. umarım hepimiz oluruz. ela da bunları hissediyordur diye düşünüyorum.

Ozgur dedi ki...

Annem benim, bilmez miyimmm:)

kirazım okuduğumda gözledim dolu dolu oldu. gel, gel gel demeden de gel sen bize hep):)

shade and love, nasıl anlatsam... bir iş yerinde çalışırken patrona, işletmeye karşı sorumlusun. Normalde ben işte de çok disiplinli, çalışkan bi yapıdayım. Ancak kendi işini yaparken, onu yapman için sana yatırım yapanlar, sponsor olanlar oluyor. Eşim gibi, yazın annem gibi, toplantıa gidince onunla oynayan babam gibi, kardeşim gibi... Yani o kadar çok kişinin emeği, fedakarlığı var ki. O bir disiplin baskı yaratıyor. Her anımı çok verimli geçiremezem de bazen internetin ayarını kaçırsam da hemen suçlu hissedip kendime eziyet edip toparlanma isteği oluyor.

oyun demek de iyi bi fikirmiş deneelim...:) teşekkür

Ozgur dedi ki...

anne cafeciğim, yine tam anlatamamışım sanırım. aslında yeni bir iş yok, yaptığım şeyi yapmaya devam edeceğim. sadece bir de ev dışında ofis olacak. sadece home office olmayacak. İşe dair yeni kararlarım yok. Aynı düzen birebir devam edecek, sadece bir çalışma masam da ofiste olacak. Yine aynı girişim tam gaz.

Ama öteki dediklerin çok doğru. Özgürlüğün manifestosu, adımlar atmak, cesaret, risk... İstifa ederken ne yaşayacağımı bilmiyordum. Girişim filan dememişim fazla. Ne yaptığımı yapacağımı paylaşmadım burdan bir kar masalına kadar belki...

denemek, sabretmek, görmek. hayaatla beraber akmak ama akışa göre değil, kendi gönlüne göre akmak...

Hülyanın Tunası dedi ki...

e bu anneanne her seferinde gözlerimi dolduruyor benim :) ne tatlı bi anneanne-anne-torun üçlemesisiniz siz.

Bir Annenin Paylaşımları dedi ki...

oğlumda 2 ay evden çalıştım, şimdi kızımda 6-7 planlıyorum, bu kısa tecrübe bana evden çalışmanın daha zor olduğunu söylüyor.Bak 2 ay yazlıkda oluyorsun ama tatil yapmıyorsun.. artık Ela büyümüş zaten ofisde çalışmak ve evde tam ona kanalize olmak fena da olmayabilirim derim.

Ozgur dedi ki...

hülya o senin güzel görüşün:) bi de benim anneannemi, teyzelerimi de görsen. güzeldir bizim ailenin kadınları... içi güzel, kendi güzel...:)