19 Nis 2011

Görünmeyeni görmek, Bir diyalog, Kitap Tavsiyesi...

İşlerim yoğun, çok fazla uğrayamıyorum. En çok geceleri uyumadan önce zihnimde yazıyorum da yazıyorum. Sabaha hepsi gitmiş oluyor.

Dün gece bir arkadaşım geldi bize. Ela uyuyana kadar Ela ile oynadık. O uyuduktan sonra bizbize kaldık. Muhteşem bir sohbetti. Gelenler, gidenler, yaşananlar. Bir de hiç gitmeyenler var. Öyle ki belki çok görüşmüyorsun, belki araya mesafeler girmiş. Ama sanki açık bir telefon var. Konuşmuyorsunuz belki ama hat açık. O aradaki görünmez bağı hissedebiliyorsun.

Geçenlerde bir seminere katıldım. Çok çeşitli konularda konuşuldu, yalnız bir kısmını paylaşacağım. Diyordu ki konuşmacı, biz adam seçerken pek çok kritere bakarız. Ters, huysuz olmaması bir yana, bir de şuna bakarız. Bu kişi hayata karşı ne kadar şükran duyuyor? "Yani dünya bana borçlu, siz bana bunları vermelisiniz, hepsi benim hakkım"  bakış açısında mı? Yoksa, burada olmak için çok emek vermek gerektiğini, çok çalışmak gerektiğini biliyor mu ve kendini şanslı hissediyor mu? Oldukça etkileyiciydi.

Ela sohbetleri devam ediyor. Dün banyoda ellerimizi yıkarken, birden dedi ki
-Anne ben banyo yapmak istemiyorum, lütfen.
-Tamam kızım, yapmayalım bugün banyo.
-Anne ben banyo yapmak İSTEMİYORUM, tamam mı
-tamam yavrum, canın istediği bir zaman yaparız.
-Anne?
-Evet kızım
-Ben banyo yapmak istiyorum.

Bu küçük diyalog beni çok etkiledi. Gece gece derin felsefi anlamlar aradım altında. Çünkü aslında söyleneni duymak ilk meseleyse, söylenmeyeni duymak ikincisi. Orada ben banyo yapmak istemiyorum derken söylemek istediği başka bir şeydi. Ya da bazen "ben bunu sevmedim" diye diretirken. Her soruya, neden anne, neden yiyoruz, neden büyüyoruz derken. Orada kendi büyümesini anlatıyor, kişiliğini ortaya koyuyor. Eğer onu duyarsan ve sözcüklerin doğrudan anlamlarına takılmazsan resmi görmene izin veriyor. Konu banyo değil, biziz.

Bugünlerde bir kaç arkadaşım ard arda onlara önerdiğim kitaplardan bahsettiler. Okuduklarını ve çok sevdiklerini. İçim sevinçle doldu. O kitapları bir kez daha tavsiye etmek istiyorum:

Idle Parent : Tom Hodgkinson : Anlattığı, daha basit bir hayata, daha mutlu çocuklara ve ebeveynlere giden özgürlükçü bir yol. Püritenler gibi her şeyi planlamayı bırakın, sisteme 8-5 mesaisinden mutlu olacak köleler yetiştirmeyi bırakın, çocukları kapitalist tüketim çılgınlığından koruyun. Çayıra çimene yayılın, temizlik için delireceğinize(orta sınıf ailesinin obsesif temizlik/temizlikçi durumu hakkında yazasım var ama ne zaman),  biraz kirli yaşayın. Efendim, ışıkları açacağınıza mum yakarsanız kirler gözükmez:) Şeklinde öğütleri olan, eski yazarlara ve çocuklar hakkındaki görüşlerine yer veren zihin açıcı bir kitap. İlla mum yakmanız gerekmez, ama insan durup düşünüyor. Özellikle ben ilk doğurduğum sıralar kontrol delisi olmuşken iyi gelmişti. Biraz huzur, hem anaya babaya, hem de ve özellikle de çocuklara.

Kurtlarla Koşan Kadınlar: (Women Who Run With The Wolves) Masallar ve öyküler üzerinden derin analizler yaparak ilerliyor. Masalların görünür olmayan anlamlarını arayarak modern ormanda kaybolmuş kadına içgüdünün/içsesinin yolunu gösteriyor. Şeytanla pazarlık yaparak kendini konfora satanları, yanlış aileye doğanları, ölümü, cinselliği, çocukları, aşkı, birlikte olmanın anlamını ve kadın arkadaşları, en çok da şifa anlamında öyküleri, öykü anlatıcıları, sesli masal geleneğini anlatıyor bize. Yola çıkamayan, kendini erken unutulmuş hisseden kadınlara içlerindeki vahşiyi uyandırmanın yollarını gösteriyor. Bazen yapılacak şey o kadar ortada ve basittir ki. Doğru olanı bilmek mi zordur? Doğru olanı yapmak mı zordur?

Özgürlüğün Manifestosu: Tom Hodgkingson  Idle parent kitabının yazarı, eğer birini okuduysanız öbürünü okumanız şart değil. Zincirlerimizden kurtulmamız, kafamızın içindeki bağlılıkları kırmamız için yazılmış pratik öğütleri olan bir kitap. Okudukça, hayatın kendisi mi zor, onu zorlaştıran bizim seçimlerimiz mi insan düşünüyor. Tavsiye ederim.

Eski yazılardan: Annelik seçimleri 

3 yorum:

yeliz dedi ki...

Idle parent ve Özgürlüğün Manifestosunu okumuştum, kuvvetle muhtemel senin tavsiyelerindi:) Konu kitap olunca, tavsiyelerine çok güvendiklerime kulak kabartıyorum, senden çokça öneri bekliyorum, hemen hiç boşun yok bende:) diğerini de not ettim, sevgiler

Ozgur dedi ki...

Çok sevindim:)))

Seda dedi ki...

Idle Parent benim de bir suredir okumak istedigim bir kitap, hrlr bugunlerde, elimdeki kitap bitti ne okusam diye dusunuyordum ;)Guzel hatirlatma oldu.