6 May 2011

Annelik...

Anne olmak acayip bir şey. Kimlik olarak da tuhaf. Bir insanın araba kullanması, bir kadının araba kullanması, bir annenin araba kullanması. Düşünün. Üç cümlede aynı kişi var ama algı çok farklı. Annelik toplumsal bir kimlik ve toplumun her kesiminin, yolda karşılaştığınız her kişinin ahkam kesebileceği bir yönü var. Ve kadın düşmanlığıyla elele giden bir küçültme hali var anne kelimesine dair.  (girişimci, kadın girişimci, anne girişimci... )

Birincisi çocukla ilgili olan. Ne yaptın böyle üşür, böyle terler, böyle nefes alamaz, böyle hastalanır... Normalde selam verseniz yanıt vermeyecek kişiler böyle de bilmiş olurlar. Böyle de uzman olurlar. Sürekli anneleri (haksızlık etmeyelim babaları da) eleştirmek üzerine yaşıyoruz. Bak çocuğu kaydırağa çıktı, annesi onunla çıkmadı, ne rahat kadın. Baba değil mi bak oturmuş yemeğini yiyor. Çocuğa bakmıyor. Yani sürekli bir gözlem halindeyiz toplumca. Dünyada öyle mi bize mi özgü? Herkes uzman ana babalıkta. Herkes çocuğuna nasıl bakman gerektiğini senden iyi biliyor. Bu iddacılık, bu bilmişlik beni öldürüyor. (Ama gerçekten kötü bir anne olduğunda çocuğu dövdüğünde, kimsenin polisi aramak aklına gelmiyor. Dilimize vurmuş anca.)

Sonra anneyle ilgili kısım var. Analar kutsal ya hani. Çözülmemiş ödipus kompleksinden midir, nedendir... Analar içmez. Analar akşam arkadaşlarıyla buluşmaz. Bir annenin ne işi var internette? Zaten 22 Ağustos'tan sonra internet de kalmayacak geçmiş olsun. Bir anne nasıl yazar ekşisözlükte, it var kopuk var. Anneler de, çocuklar da, halkımız da korunmaya muhtaç zavallı çünkü. Koruma maskesi altında kapatın evlere. Dışarı çıkmasın, internete girmesin. Yasaklayın. Başı boş gezmesin. Yok sokakta zaten gezemez, internette de gezmesin. Girecekse de kedi resmi filan yollasın sağa sola. Bebek resimlerine bakıp iç geçirsin.

Anneliğin algılanış biçimi var. O kadar çok renk var ki içinde. Şefkatli olan var, koşulsuz sevgi var. Yorgunluk, bitkinlik var. Sıkılmak var. Var oğlu var. Bi de totaliter annelik var. Anneliğin bir alt dalı bu. Emir kipiyle konuşan agresif anne hali. Sanki yasakçı devletin evdeki temsilcisi. Yemeğini ye, uyu, ağlama, tabağını bitir, terlik giy... Anneliği bitmez tükenmez bir kontrol çabası sanmakla ilgili bu algı bence. Anne dediğin kaygıdan ölen, mutlu olmayı beceremeyen, (anca çocuğu tabağını bitirip terliğini giyerse azıcık huzura erecek olan) çocuğu dertlendiğinde yataklara düşen... sinirli bir kişi. Mutsuz ve totaliter. Kendi hayatını kontrol edemediği için çevresini kontrol etmeye takmış bir halde.

Annelik doğuştan gelmiyor. Öğrenilen bir şey. Çoğu kadında çevre görürse ne der anneliği de mevcut. Bu nedenle çocuğun kendi kendine yiyebildiği kadar yediği, annenin bu durumu hiçç umursamadan kendi yemeğini yediği bir tablo absurd geliyor. Olur mu canım, kaygıdan çatlaması ve yemek ye diye zorlaması, olmazsa lokmaları ağzına gerek zorla, gerek kandırarak tıkması lazım. Bu kaygıyı duymuyorum derseniz size inanmazlar da. İmkansız, anne değil misin, doğumla çocuğumu zorla yedirmeliyim yazılım güncellemesi yapıldı beynine. Nasıl yapmazsın? (Gerçekten iştahsız ve gerçekten yemeyen çocuklar var. Onların annelerini dışında tutuyorum. Yalnız görüştüğüm her bakıcı bir önceki çocuk için yeme problemi vardı dedi. Ülkemizde yeme problemi olan çocuk sayısı biraz çok değil mi?)

Annelik eşittir kaygı. Kaygı duymuyorsan kötü annesin. Çocuğu kat kat giydirmedin kötü annesin. Buz gibi havada dışarı çıkardın kötü annesin. Camların temizliği umrunda değil. Sana kötü anne denmesine bile aldırmıyorsun, berbat bir annesin. Kaç kaç...

Eğer varsa içinizdeki totaliterle yüzleşin. O sizin içinizden gelmiyor, öğretildi. Böyle olması gerek dendi. Çocukları zorlamazsan ders çalışmazlar ki zihniyetinin zihinlerimizdeki kardeşi o totaliter. Yollayın o baskıcı kontrol delisini tatile. Huzur bulacaksınız, rahat edeceksiniz. Zaten annesi dedi diye terlik giyen var mı ki? 

25 yorum:

Blogcu Anne dedi ki...

Nefis bir yazı.

ozlem dedi ki...

"anne değil misin, doğumla çocuğumu zorla yedirmeliyim yazılım güncellemesi yapıldı beynine." :)))

aysarayı dedi ki...

evet,çocuk doğunca anne olunuyor ama bu otomatik olarak sorumluluk yüklenmek değil.bizler o kodlanmayla doğmuyoruz ki..bizim de kafamızın kaldıramadığı,dayanamadığı -ki bu kendi çocuğumuz olsa bile-zamanlar oluyor,burda bile sen annesin diyerek katlanmak çekmek zorundasın durumuna sokuluyoruz...kendimi asla çocuğuma bakmak zorunda hissetmiyorum,dinen emzirmek zorunda bile değilim..kaldı ki bakmak..ama bir çok kişi sanki dini-dünyevi gereklilik gibi belletmişler kadınlarımıza..kesinlikle kadınların haklarını bilmesi,sınırlarını muhafaza etmesi ve savunması lazım...

Crocus dedi ki...

çok uzuuuun bir tatilde....

Nurefşan'ın Annesi dedi ki...

Bu sıra yayınlanan o tabak bitecek reklamı geldi aklıma:) Asla öyle bir anne değilim,olmayacağım da. Toplum nasıl düşünüyor umrumda değil şimdiden tüm çevresi tarafından uzaylı gözüyle bakılan bir anne olarak yazıyorum bunu.Anne kişisi çocuğunun yoluna saçını süpürge edip hayatını sadece ona adayan kişi demek değildir ama ne yazık ki algılama bu yönde. Değişecek bunlar, bizimle değişecek

sirâr dedi ki...

Her kelimesini alkışlıyorum Özgürannecim. İşte bu ÖZGÜR ANNE!

yeliz dedi ki...

hay allah iyiliğini versin özgürüm. doğru vallahi. yemek konusunda bence kesinlikle sorunu olmayan Arca bile Ümit teyzesinin kandırmalarına maruz kalıyor, ben Ümit ablayı sakinleştiriyorum, üzülme sabah yemezse öğlen yer, hem bak haftasonu çok çok yedi. Nedir cidden yemek olayı? ben ÜA'nın da eski nesil bir anne olmasına veriyorum:) ve evet "istemiyorsan yeme" diyen anneye kötü gözle bakılıyor.

Evrim dedi ki...

Demir gercekten cok temkinli bir cocuk. Zamaninda basamak inip cikabilirken bile illa elimi isterdi. El degil gaz vermeye calisirdim. Hep tek basina cesaret edebilmesi icin yeterince uzak durmaya calistim. Ayrica zamininda cok dobis oldugu icin yedirmemeye ugrastim. Dogumla gelen yedirmeliyim yazilim guncellemesini kirmak icin kastim kendimi anlayacagin :) Giydirmedim de zaten. Yalin ayak gezmekten simdiden sertlesmis durumda ayaklari. Ama bunlari yaparken en yakinlarimdan bile tepki gordum. Hatta Demir'e boyle yapmayin etmeyin dedigimde `Biz de cocuk degerlidir!` cevabini bile aldim. Bu cevabin altinda yatanlari aciklamama gerek yok sanirim :( Yani baskiyi hissetmedigimden degil kokune kadar hissettim ama dogumla gelen `cocugun icin en iyisini yap ve bunun icin en dogrusu senin hissettigindir` yazilimini calistirmaya calistim hep :) Demir 16 aylikken Belcika'ya tasindik. Ben hala baskiyi atamadim uzerimden. Bakan yok, karisan yok ama ben hala tetikteyim. Hucrelerime islemis o pis duygu...

jülide dedi ki...

eline sağlık..özgür bir anne olabilelim ki özgür çocuklar yetiştirelim:))

simy dedi ki...

Harika bir yazi!!!
Eline saglik...

FADİŞ dedi ki...

Herkesin annelelik için söyleyeceği bir şeyler var.Bencede anne doğlumaz olunur, öğrenilir. Ben de zaman zaman bu kodlanmış beni sıkan zorlayan bazı hareketleri yapıyorum açıkçası ama engellemeye çalışıyorum. Geçenlerde üşümesin diye çorabını ısrarla giydirmeye çalışıyorum, Deniz engel oluyor, istemiyor, ağlıyor, kucağıma aldım, oğlum ayakların üşüyecek yaz gelsin çıplak dolaş ama şimdi giy dedim, ı ıh dedi yumurcak, aci dedi. Ayağına baktım çorap iz yazmış o anda oğlumu yeterince dinlemediğimi farkettim ve onu rahat bıraktım.

afrezrudi dedi ki...

sırf yazındaki tüm yorumları kayınvalidem bana yaptığı için bir daha doğum süreci yaşamak istemiyorum

Anne ve Bebisi dedi ki...

cok guzel yazmissin, cok..

denden dedi ki...

İnsanın kendine benzer annelerin varlığını bilmesi ne güzel :)

meltem dedi ki...

Budur Ozgurannem.Tesekkurler

selen catili dedi ki...

Depresyondan çıkmam anneliği standart yaşamak zorunda olmadığımı farkettiğim ve uygulamaya başladığım 6. ayda mümkün oldu. Tek kat body ile gezen, az az yiyen, küçük çakıl taşlarıyla oynayan, elektrik ve ocak dışında yasağı olmayan bir oğlum var. Bense çalışıyorum, haftada bir akşamı kendime ayırmaya çalışıyorum, oğlumu uyutup bira içiyorum. Çok kötü bir anneyim ve mutluyum. Her zamanki gibi harika bir yazı, eline sağlık.

Köpürcük dedi ki...

aa benim gibi kötü bissürü anne varmış !

Esra Günüşen Ertuğrul dedi ki...

çok güzel yazmışsın. Yazdıklarına katılıyorum da, kaygı olayı ben de o kadar fazla ki.. bazen kendime inanamıyorum.çocuk yemek yemedi mi kendime gelemiyorum. ben böyle olunca o da inadına yemiyo. Keşke bu işi kafam da oturtabilsem...

Eko Anne dedi ki...

ben sanırım kötü bir anneyim.

fazi dedi ki...

tüm anneler ! gününüz ! kutlu olsun :)

deniz dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
ÇokBilmiş dedi ki...

Amman diim, öyle sağa sola kedi resimleri filan yollamayın, Başbakanımız alnır malınır :)

Hayat güzeldir.. dedi ki...

Çok ama çok güzel bi yazı, msadenize print edip başucuma asacağım, kygı olayında kontrollü olmıyım sanırım. Sevgiler

Hayat güzeldir.. dedi ki...

Çok ama çok güzel bi yazı, msadenize print edip başucuma asacağım, kygı olayında kontrollü olmıyım sanırım. Sevgiler

Havva dedi ki...

Nefis bir yazı...Kötü bir anne olarak kocamla savaşmak sinir ediyor beni sadece...Galiba o genetiği kodlu iyi bir baba