16 Eki 2011

Zaman, Girişimcilik, Annelik, Hayallerim, Aşkım ve Sen...

Ne yazacağımı bilmeden oturdum. Bitmek bilmez bir yoğunlukmuş girişimcilik. Oradan oraya sürüklenmek, bir sürü konu hakkında bilgi sahibi olmakmış. Koşturmaca, araştırma, düşünme. Bu araya hayatı sığdırmak gerekiyor, hayat akıp gidiyor. Günlerimizin saatlerimizin kıymetini bilmek gerekiyor. Özlemek, sarılmak, aramak, öpmek. Fırsat varken sonuna kadar. İnsan kimi son görüşü olduğunu bilmeden yaşıyor. Son sarılmayı. Son öpücüğü. En son cümleyi.

Geçen haftalarda, nasılsa mekandan bağımsızız gidelim Antalya'da çalışalım dedik. Sırtımızda laptoplar yanımızda Ela. Önce Alanya'ya gittik, dedemi, teyzemi ve annemi gördük. Salonu derhal ofise dönüştürdük. Ela anneannesi, büyük dedesi ve teyzesiyle oyunlar oynadı. Denize gitme fırsatımız oldu. Biraz da Alanyum'da çalıştık derken, biz iş, Ela keyif peşinde geçti zaman. Sonra Kemer'e gittik. Anneanneyi de kandırıp Kemer'e gittik. Orada anneanne, babi(babaanne) ve dede Ela'yla oynarken biz çalışmaya devam ettik. Çok yağmur yağdı. Yine de havuza girdik Norveç'lilerle beraber. Ela açısından çok keyifli geçti. Ben de kendi adıma uğraşmakta olduğum projenin son fazına girmiş oldum. Az kaldı.

Bloga hiç zaman ayıramıyorum. Kızıma ne kadar ayırabiliyorum endişeliyim. Kendime hiç ayırmıyorum. Bu böyle gitmez biliyorum. Hem yazık, hem zaman geçiyor, hem verimli değil ama işte... Bir girişim evde ikinci bir bebeğin varlığı gibi. Gece yarısı ağlıyor. O ağlamıyor, ben uyanıyorum ve bir email görüyorum. Yapılacak işler çok... Yetişecek ne çok şey var. Elbette güzel haber ama girişimcilik bence anneliğe çok yakın. Bir süre, onu beslemek, büyütmek gerekiyor. Yürümeyi öğrenene kadar. Sonra... Sonrasını daha bilmiyorum ama zamanla anneden bağımsızlaşacaktır herhalde. Şu anda her şeyi bize bakıyor.

Dün OIp'lere gitmiştik. Bize çok ama çok özel bir şey hediye etti. Merak ettiniz mi.?




Bir Dolap Kitap Bir Kar Masalı'nı konuşmuş: Bir Kar Masalı Açık Radyo'da

Bir Kar Masalı Dünya Ağacı Yayınlarından çıktı. Aldınız mı?

Yola çıkmak, bir yerden başlamak...

6 yorum:

Jise-İklim dedi ki...

Tazelendiğini düşündüğün bir gezi oldu sanıyorum. En azından Ela'nın sıkılmadığından, mutlu olduğundan emin olarak işlerini yürütmek bir nebze rahatlatmıştır. Her yeni gün hayatımıza yeni bir proje, yeni bir gelişme, yeni bir insan, yeni bir vs ekleniyor ve değiştirilmesi mümkün olmayan 24 saatlik zaman dilimine gün be gün artan yaşam trafiğimizi tıkıştırmak durumunda kalıyoruz. Ya eskilerden bir şeyler çöpe gidecek yahut tez vakitte kriz yönetimi öğrenilecek : )

FADİŞ dedi ki...

Kolay gelsin.

dağlar kızı dedi ki...

Blogun bu yuzu pek guzel olmus bu arada. Kolay gelsin islerde. Biraz da birakmak gerek bu zaman ayirma, yetme yetememe durumlarini akisina. Su akip yolunu buluyor. Iyi dusununce iyi oluyor. Eminim Ela memnundur durumunda. Seven, ilgilenen, gayet bilincli bir annesi var. Hem de girisimci:)

OiP dedi ki...

süper kadınsın sen. biliyorum, eminim bundan:))

harika olan sizsiniz Denizcim... birlikte yaptık, iyi ki yaptık.
blog harika olmuş bu rada.
sevgiler

plazadananne.blogspot.com dedi ki...

Ünlü düşünür Sokrates zamanının nasıl harcanması konusunda oldukça hassasmış.
Bir gün arkadaşı gelmiş ve” seninle bir şey konuşmak istiyorum” demiş. Sokrates önce 3 soruya cevap, sonra anlatabilirsin.
Soru: “Bu bilgi kesinlikle doğru bilgi mi? “ Emin değilim. Bunu başkasından duydum demiş.
Soru: “Bu haber iyi haber mi?” Hayır.
Soru: “Bu bilgi benim için yararlı mı?” Hayır.
Socrates: “Haber doğru, iyi ve doğru değilse, ben duymak istemiyorum” Demiş.

plazadananne.blogspot.com dedi ki...

Ünlü düşünür Sokrates zamanının nasıl harcanması konusunda oldukça hassasmış.
Bir gün arkadaşı gelmiş ve” seninle bir şey konuşmak istiyorum” demiş. Sokrates önce 3 soruya cevap, sonra anlatabilirsin.
Soru: “Bu bilgi kesinlikle doğru bilgi mi? “ Emin değilim. Bunu başkasından duydum demiş.
Soru: “Bu haber iyi haber mi?” Hayır.
Soru: “Bu bilgi benim için yararlı mı?” Hayır.
Socrates: “Haber doğru, iyi ve doğru değilse, ben duymak istemiyorum” Demiş.