20 Mar 2012

Renk ve Oyuncak Takıntıları

Bir süredir aklımı kurcalayan bir konu var. Geçen "Davulumdan Masallar" sırasında tekrar aklıma geldi.


Ela gerçekten küçüklüğünden beri mavi sevdalısı. En sevdiği renk mavi. Hep mavi giymek ister. Bir şey alınacaksa illa mavisi alınır. Diğer renkleri de giyiyor, yani sadece mavi giymek gibi bir durum yok. Ama mavi de mavi. Davulumdan masallarda illa mavi renkli balık olacak. Resim yaparken illa mavi renk olacak. Olmadığında çok üzülüyor, ağlıyor. Hafif bir obsesyon durumu mu yoksa diye endişelendim açıkcası. Biraz araştırınca benzer durumda olan çocuklar gördüm. Mavi, pembe, dinazor hastaları varmış.


Mavi sevince, biz de gidip mavi kazaklar, mavi tshirtler, pantolonlar alıyoruz. Anneanne ve dededesiyle ayakkabı bakmaya gitmişler. Satıcı çocuk onlar erkek ayakkabısı demiş, pembe ayakkabılar göstermiş, çeşit çeşit çıkarmış, Ela illa seçtiği bir tane mavi beyaz ayakkabıda ısrar etmiş. (Eve gelince bana "anne satıcı da ayakkabıyı erkek ayakkabısı sanmışş" dedi gülerek. ) 


Tabi bir de şu var. Besliyoruz da bunu aslında istemeden. O mavi sevikçe mavi alınmaya devam ediyor.Küçükken balık seviyordu diye şu anda evde bir sürü balıklı kitap, balıklı yapboz ve diğer ürünler var.  Şimdi hatırladım, bir de deniz-balık dönemi geçirmiştik. Belki de geçici? 


Bir ara sadece mamutlarla oynuyoruk. Mamut aşağı, mamut yukarı. Neyse o dönem geçti. Mamutlara hala ilgimiz sevgimiz büyük olsa da başka oyuncaklarla da oynuyoruz. 


Peki doğrusu nedir acaba? Onun istediği rengi almaya giydirmeye devam etmek mi, diğer renklere ve oyuncaklara yer açması için ısrar etmek mi? Yoksa dönemdir geçer diyip beklemek mi?


Çocuğuyla benzer bir durum yaşayan var mı?

17 yorum:

FADİŞ dedi ki...

Yaşayan var mı değil de yaşamayan var mı demek lazım. Bizim de yeşil sevdamız var, benim giyeceğim pantolun rengini bile yeşil istiyor Deniz. Şu anda traktör, dinazor sevdası çok büyük. Zamanla başka renkler başka oyuncaklar en sevdikleri olacak, ben üstünde fazla durmuyorum ama zaman zaman başka renklere teşvik ediyorum.

bveç dedi ki...

Her çocuk aynı diye düşünüyorum. Dönem dönem takıntılar değişiyor yalnızca: bir ara iş makineleriydi takıntısı, sonra arabalar, sonra Cras karakterleri, şimdi Cars ile birlikte dinozorlar, vahşi hayvanlar (aslan ve kaplan bilhassa) ve köpekbalığı&balina ikilisi.

Haftasonu gittiğim seminerde Iraz şöyle dedi (ya da ben öyle yorumladım): seviyor diye almanızda bir sakınca yok, ama aynı şeyden 15 tane almanıza gerek de yok. Oyuncakları çeşitlendirip diğer alternatifleri de sunun. Ya da gözünün önüne koyun.

Ama, bu durumun "tehlikeli" ya da "önlenmesi gereken" bir şey olduğundan bahsetmedi :)

Başak

taha´s mama dedi ki...

benim oglusumda kirmizi sevdalisi

Evrim dedi ki...

Demir de sarı sevdalısı. Oynadığımız oyunlarda bile illa sarı piyon onun olacak. Hep sarı! Ama düşnüyorum kendisi beyaz tenli olduğu için sarı soluk beniz yapıyor diye neredeyse hiç sarı kıyafeti yok. Zaten kendisinin kıyafetle pek işi de yok :)
Renk dışında bir seneyi aşkındır gezegenler takıntısı var. Sapık bir derecede ilgileniyor. Büyüklükleri, uzaklıklarını vs hep biliyor. Burada ailecek seviyor diye besledik mesela piyasa da yaşına uygun ne kitap varsa aldık yanılmıyorsam. Fosforlu gezegen maketleri de cabası! 2 yaş civarı filmini izleyip de tükkanlarda görünce cars arabalarına sarmıştı isimlerini ezberlemişti hepsinin. Yan karakterlerinin yanlarını bile. Filmde bir sahnede görünenleri dahi. Ondan kurtulduk. Üstünden de epey zaman geçti artık unutmuştur herhalde diye çok kıytırık bir karakterin adını sordum geçenlerde. Unutmamış! (merak edene sorduğum karakter Wingo* 1. filmde bir sahne de görünen gazcı arabalardan biri) Ama çok da önemsemedi söyleyip geçti. Kurtulduk diye düşünüyorum ben.

Bizim durum budur. Demek Iraz sevdiği şeyi alalım ama fazla da abartmayalım diyor. hmmm...

Evren dedi ki...

Bizimkinin de yazin Turkiye'den dondukten sonra kisa bir sureligine pembe takintisi oldu. Mavi ve diger renklerde bir suru kiyafeti vardi ve burada severek giyiyordu, Turkiye'de hicbirini giymek istemedi. Anneannemiz sagolsun, pembe elbiselerle donattigi icin, her goren ay ne tatli olmussun dedigi icin, o donem hep pembeye yoneldi. Ama buraya gelince kisin kostum gibi hep ayni koyu mor ve gri kiyafetlerini giydi. Artik baska kiyafet giysin diye mecburen gidip mor kiyafetler aldim. Yani soylemde pembe dese de aslinda mor takintisi var :) Ben cok ustune gitmiyorum, donemseldir deyip kendi haline birakiyorum.

Oyuncak da enteresan, pek ilgi alanina girmiyor bizimkinin. Hicbir zaman oyle deliler gibi oynadigi, yatip kalktigi favori bir oyuncagi olmadi. Belki kitap takintisi var diyebilirim. Sabah cikmadan, eve gelince ve yatarken mutlaka kitap okutuyor. Ama umarim bu ilgi donemsel degil, kalicidir :)

Onun disinda diger renkler ve oyuncaklar icin israr etmeye gerek yok diye dusunuyorum ama belki cok bogmadan arada alternatifler sunulabilir.

Ela'ya cok guldum. Bu saticilar da hicbir sey bilmiyor di mi Ela :) Sen goster onlara, bravo valla!

Ozgur dedi ki...

Yazıda tam anlatamamışım. Yani davulumdan masallar öncesi kriz yaşadık. İçerde oynuyoruz. Bir sürü çocuk var. Sadece Ela mavi boya diye yırtınıyor. Mavi olmazsa kucağa gelip ağlıyor. Dışarda rengarenk balıklar var. Mavisi olmayınca kriz. Hani normal sevginin ötesine geçti gibi geldi. kimmmmsenin çocuğu öyle yapmadı ama yaa:)

Ozgur dedi ki...

Fadiş, iyi biraz rahatladım:) Teşekkür

Başak, iyi ki yazdın. Tamam öyle yapalım biz de.

Taha's mama: Kırmızı olsun beş kuruş fazla olsun:)

Evrim, iyi ki yazmışım, ciddi rahatladım. İyi tek değiliz yani:)

Ozgur dedi ki...

Evren'cim, yavrusuyu da çok özledim. Sen anlattıkça böyle gözümde canlanıyor halleri tavırları. Akıllı bıdık. Mor da çok yakışır ayrıca...

Gökçen dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Gökçen dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Gökçen dedi ki...

Seçtiğmiz renkler ruh halimizi yansıtabiliyor. Veya karşı tarafa nasıl gürünmek istediğimizi. Çocuklar için durum nasıl bunu bu konuda araştırma yapmış psikologlar, psikiyatrisler bilir. Büyükler için reklerin de bir dili olduğunu okumuş, araştırmıştım. Bir ara kırmızıya 'takarız': dünyaya bir şey söylemek istiyoruzdur. Sonra o dönem biter ve neden aldım bu kırmızı koltuğu ben diye kendimize şaşırırız:) Veya beyazı incinmiş, kırılmış kişiler seçebilir. Siyah giyerseniz karşınızdan enerji aldığınızı iddia edenler var. Doktorlar hastalarına enerji vermek ve kendilerini arka plana koymak için beyaz giyerlermiş... Çocuklar genelde mavi, pembe, yeşil, sarı gibi renkleri seviyorlar. Mor ve kırmızı seven de var... Bunların bir kısmı şartlanma ve çevrenin etkisiyle oluyor diye düşünüyorum. Kızımın ilk yıllarında pembe kullanmamaya gayret ettim ve fakat yine de bi süre sonra kendisi 'pembe de pembe' diye tutturmaya başladı. Belki bir kısmı ihtiyaçlarına göre seçiyordur renkleri. Örneğin yeşil seven, doğayı seviyordur belki, doğada olmak istiyordur ve fakat şehirde yaşadığı için bunu bu şeklide dengeliyordur. Ne dersiniz olabilir mi?

numit dedi ki...

bizimde pembe tutkumuz var,bende senin gibi çok uğraştım brbrkliğinden beri lajivertler,kırmızılar,beyazlar.. ama bir sure sonra başladı pembe sevdası kendi kendine..herşeyi pembe olsun istiyor bardağı,diş firçası,yatağı.. hatta abarttı koltuklarımıza taktı...yemekleri pembe istiyor.. liste oyle uzun ki :) .. bence kendi zevkleri... ne guzel işte.. takmamak lazım gibi geliyor.. mesela benimkide hiçç bebekle oynamaz,resim yapar,boyama yapar..

Cigdem dedi ki...

Bizde sarki saplantisi var, arabada bir yildir ayni gruplari dinleyebiliyoruz sadece, cok spesifik istekleri var. Mesela biri arapca, biri japonca (Pink Martiniden) iki sarki var ki, artik beynimize kazindilar (Bukra Wba'do ve Tayatan), rengi tercih edebilirim sanirim:), bu bazen cin iskencesi olabiliyor.

OiP dedi ki...

mavi bizde de takınntı. bir de siyah?! nerden ve ne için bilmiyorum ama kıramıyoruz bu inadı....

Ozgur dedi ki...

Gökçen baktım renklere göre, şu hesapça çocuk bize huzur vermeye çalışıyor:)

numit: takma diyosun di mi. belki hepsinde oluyor derece derece.

çiğdem: oyyy o daha kötüymüş:))))

oyibim: ya hatırladım di mi saçlarımı mavi yapsın abi diyordu kuzu:))))

Latife Tunç dedi ki...

Ozan da Ela'nın tersine pembe sevdalısı. Bu durumu hiç dert etmiyorum. Erkek kıyafetleri arasında pembe bir şey bulmadığım için hiç pembe kıyafeti yok ama olsaydı eminim isterdi. Pipetle bir şey içilecekse illa pembe, plastik kaşık kullanacaksa illa pembe :) Arada başka renk tercihleri de oluyor bu arada, çok da abartmayayım. Kendi haline bırakıyorum. Hiç bu renk kız rengi bu renk erkek rengi demiyorum. En sevdiği rengi sorunca bazen pembe diyor, bazen farklı renkleri de söylüyor bu arada :) Sanırım zamanla takıntılar değişiyor.

Latife Tunç dedi ki...

Bu arada yorumda okuyunca bahsetmek istedim. Buna benzer bir krizi biz de geçenlerde bir arkadaşımın oğlunun doğumgününüde yaşadık. Mavi balon diye takıldı kaldı bir pembe hastası olmasına rağmen. Mavi balonu bir ara elimizden bırakmıştık oyuna daldığımız için, sonra bulamayınca çıldırdı. Ortalık balon kaynıyor ama mutlaka mavisini istiyor o sırada. Sahiplik duygusunu yoğun yaşadıkları bir dönem olmasından kaynaklanıyor sanırım.