26 Tem 2012

Annelerin Sosyal Alışveriş Davranışları

Konunun uzmanı değilim. Yazacaklarım tamamen kendi deneyimimden ibaret.

2008'in son gününden beri anneyim. Ancak alışveriş serüveni bebeği kucağa almadan çok önce başlıyor. Meşhur doğum ihtiyaç listeleri var mesela. İçinde bebeğin tarağından, tırnak makasına kadar, meme ucu kremine kadar detaylar detaylar... Sanki dağın başında doğum yapacakmışız ve yanımızda bir kişi bile olmayacakmışcasına panik halinde "Mutlaka almam lazım" krizlerine girişlerimiz.

Eğer bebeklerle ve annelerle dolu bir çevrede yaşamıyorsanız bu yeni alışveriş kolu başta size çok yabancı geliyor. "Hangi bebek bezi" diye aratın ve Nurturia'daki yanıtlara bakın mesela. Büyük mesele. Şaka olsun diye söylemiyorum. En sıradan anne bile, araştırıyor araştırıyor. Hele hangi oto koltuğu sorunsalı var ki, çocuğun gideceği üniversiteyi seçerken daha az stres olabiliriz. 

Nasıl karar veriyoruz? Nasıl alıyoruz?

Öncelikle annelik söz konusu olduğunda ilk duymak istediğimiz şey deneyim. Sevdiğimiz bir anne ya da baba (Örnek: Ela'nın bebek arabasını alırken, babaolmak.com'daki bebek arabasıyla aynı olduğunu görünce içim rahatlamıştı.) o ürünü kullanıyorsa, beğeniyorsa, savunuyorsa hiç düşünmeden o ürünü gidip alabiliyoruz. Örnek Lansinoh marka göğüs pedi ve kremi önerilmişti bana. Alternatifi, rakibi var mı onu bile bilmiyorum. Doğrudan gittik, aldık kutu kutu.

İkinci konu da şu, hamileyken geze geze alışveriş yapmayı seven olsa da, o zamanı ve enerjiyi bulabilenler azınlıkta. Kendi adıma hamileyken ve sonrasında bebek alışverişinin tamamını online olarak yaptım. Sadece e-bebek gibi bilindik siteler değil, web sitesi kötü gözüken, ödemede sorun çıkabilen e-ticaret siteleriyle bile hiç üşenmeden telefonla konuşarak tüm istediklerimi eve getirttim. Pek çok annenin de böyle yaptığını biliyorum.

İlk başta sosyallik insanın çevresiyle sınırlı. Daha sonra bloglar geliyor. Pratikanne, Kitubi gibi bloglara bakarak karar almak. Sonrasında insan annelikle beraber sosyal medyaya dalıyor. "Micro boredom" denen bir kavram var.  Minik sıkıcı anlar diyelim biz ona. Mesela çocuğunuzu parkta sallıyorsunuz. Beş dakika boyunca bir elinizle sallayıp, bir elinizle iPhone'da takılabiliyorsunuz. Ya da ayağında çocuk uyuturken, çocuk odasında uyusun diye beklerken, çocuk bitmek bilmeyen bir tabak yemeği yerken, yolda, evde, tuvalette, mutfakta çorba karıştırırken elimizde hep akıllı telefonlar. Onun dışında da iPad'de, laptopta, sürekli ekran başındayız ve bağlıyız.

Zamanla anlamaya başlıyoruz ki gizli örgüt, cemiyet gibi bir şey olmuşuz. Ve öyle de kalmamız gerekiyor çünkü bu muhabbet çocuğu olmayan kişiler için bildiğin eziyet. O baskı nedeniyle daha içimize kapanık, daha birbirine bağlıyız. Başta nurturia olmak üzere her yerdeyiz. Nurturia, twitter, kadınlar klübü, forumlar, friendfeed, facebook, google grupları, bloglar... olarak gidiyor. Sadece annelik dolayısıyla tanıştığım, görüştüğüm, doğum günlerine çağırılıp gittiğim, çağırdığım yakın çevre sanırım yüz kişi civarındadır. Online olarak haftada bir yazıştıklarım ve haberleştiklerim binin üzerine çıkar diye tahmin ediyorum. Onların da tanıdıklarını hesaba katarsanız epeyce büyük bir ağ olmuşuz.

O nedenle bu ağdan duymadığım bir eticaret sitesini duyduğumda gerçekten var mı öyle bir site diye sorabiliyorum. Unnado'da ne kampanya var, markafoni'de çocuklar için bir şey var mı diye bakmama gerek yok. İhtiyacım olabilecek bir şey olduğu anda nurturia'da derhal haber veriliyor. Normalde satın alma yapmadan önce kırk kere düşünen, kolay kolay bir şey almayan, alışverişten nefret eden ben, bu şekilde anlık karar vererek pek çok şey aldım kızıma. Bir deniz kolluğu, bir kaç elbise, migros oyuncak indirimi günlerinde bir dolu (gereksiz) oyuncak ve daha neler neler aldım. Sosyal alışveriş konusu konuşuluyor ya, annelik tam öyle bir konu aslında. Durduk yerde gideyim de çocuğuma swing arabalarından alayım demiyorsun. Birisi, gecenin köründe bunu aldım diyor, resmini koyuyor, linkini veriyor ve sen kendini kredi kartını ararken buluyorsun.

Günün zamanının kayda değer bir kısmı sosyal medyada, yüzünü görmediğimiz arkadaşlarımızla deneyim paylaşarak geçiyor. Ve kadınlar konuşuyor, her konuda. Sayfalarca yazılıyor, tartışılıyor.

Yazıyı Amerika'daki durumu anlatan bir iconografikle bitireyim. Bizde benzeri yapılsa daha farklı olurdu diye tahmin ediyorum. Sonuç değişmiyor: Kadınlar sosyal alışveriş yapıyor ve derdimize %100 derman olacak çözümü (nurturia hariç) bulamadık.

Anneler ve babalar bu konuda ne düşünüyor merak ediyorum. Alışveriş kararlarınızı alırken sosyal medyadan ne kadar etkileniyorsunuz? En önemli mecra ne sizin için? Yorumları görmek isterim.





22 yorum:

Femme Noir dedi ki...

Nurturia benim daha az alışveriş yapmamı sağladı mesela. Güncellemelerde alışveriş çılgınlığını gördükçe dışardan bakan göz olarak bunun 'çılgınlık' olduğunu anlayabiliyor ve kendime daha iyi hakim olabiliyorum. Ama gerçekten almam gereken bir şeyler varsa mutlaka listeme bir danışıyorum, fikir alıyorum, daha önceden kullananlar, halihazırda o ürünü kullanıyor olanlar neler söylüyor dinliyorum. Her zaman söylüyorum buraya da yazayım, o alışverişin gereksiz olduğunu henüz alışverişi yapmadan biliyorsunuz aslında, işte o an durun ve gereksiz harcayacağınız meblağın bir kısmını nesin vakfı gibi sosyal sorumluluk projelerine destek veren vakıflara bağışlayın, emin olun daha iyi hissedeceksiniz.

ElfAna dedi ki...

Zaman zaman etkilendigim oluyor tabii. Bendeki etkilenme olumlu yonde. Duydugum urun hakkinda arastirma yapip; tam ikna olmadan almiyorum. Toplu indirim cilginliklarina pek bulasmam. En cok Nurturia' ya kulak veririrm.

Adsız dedi ki...

ben çözümü internetten hiç alıveriş yapmamakla ve bu alışkanlığa girmemekle buldum galiba. Bakkalı arayıp eve sipariş bile vermem, gidip kendim alırım. Nurturia beni bu konuda hiç etkilemedi dersem yeridir, hatta bazı alınanların aslında gereksiz olduğu kanısına varıp internet alışverişi alışkanlığım olmadığı için mutlu oldum. Ama bir yandan da itiraf etmeliyimki evet madden bir kaybım olmadı ama zaman olarak kaybım olduğunu düşünüyorum, gerçi yanında kazandığım deneyim ve fikirlere bakıncada sanırım verdiğim zamanada değimiş

egeninannesi dedi ki...

netten çok alışveriş yaptım kullanıcı yorumları benim için yol gösterici oldu.bebe eşyalarını daha çok gözümle görerek elimle dokunarak aldım ama elektroniği hep sanaldan aldım,çok da memnunum.(şeytan kulağına)almadan önce şikayetimvar.com a muhakkak bakarım.alışverişi her türlü çok seviyorum ama bigisayar başında hergün bişey beğenip alsam iflas ederimm yaaaa

hulya dedi ki...

Amerikada koyde yasiyor gibiyim.deidginiz nurturia(spelling icin yaziniza bakmak zorunda kaldim!) deidginiz seyi bile oyle bloglarda gezinirken gormuslugum var sadece!cocogun biseye ihtiyaci varsa gidip aliyoruz,bitti!:)

anne kaleminden dedi ki...

ihtiyaç doğduğunda sosyal medyadan kullanıcı yorumlarını okumadan neredeyse hiçbirşey almıyorum. tabi bazen ihtiyaçları abarttığım da olmuyor değil ama tölere edilebilir düzeyde olduğunu düşünüyorum...
not.çok güzel bir yazıydı ve ilgiyle okudum... bu gizli örgütlük işi bazı kötü durumlarda çok işe yarıyor ama bunu özellikle gamze annede farkettim :)

Ozgur dedi ki...

Femme Noir: Aslında vurgulamak istediğim çılgınlık kısmı değildi. Migros hariç çok kaptırmışlığım yok. Ama bir şey alırken illa soruluyor. Öneriliyorsa akılda kalıyor. Biri çocuğuna bir şey alıyor, sen de gidip almak istiyorsun. Bir dükkana girip çocuğum için sosyal medyaya danışmadan aldığım bir şey yok gibi... Çok nadir.

Ozgur dedi ki...

Elfana, Nurturia ilk sırada bende de. Anaokulu seçiminden, koltuk seçimine kadar belirleyici.

Suna dedi ki...

ehehe ben dogum cantasina tirnak makasi koydugunda annem bana şaşkın şaşkın bakmış,sacmalama,tatile değil doguma gidiyorsun,en geç iki gün sonra evdesin demişti.Simdi ona çok hak veriyorum.Ve daha ne saçmalıklar yaptım,internette öyle yazdığı için..İnternette okuduğum hersey ilk baslarda bana ansiklopedik bilgi okuyormuşum gibi geliyordu.Arkadasim.annem falan söylese bildigimi okurum,ama internette okuyunca aynı basireti gösteremiyordum?Artik oyle degil tabi.Beni o kadar yiprat ki cocuk yetiştirmeyle ilgili okuduklarim.Pek ciddiye almıyorum..Neyse.Bence cocuk dogmadan pek birşey almamak,cocuk büyüdükce onun ve annenin istekleri ve ihtiyaclarını göz önünde bulundurarak almak en dogrusu.Cunku alışverişde en az cocuk yetiştirmek kadar kişisel birşey.Yani sunu demek istiyorum.Simdi hamile arkadasima besik bile alma diyorum bebek iki uc aylik olmadan.Cunku ben sadece 10 ay besikte yatirabildim(daha dogrusu yatırmak için ugrasmaktan pes ettim.:).Bebek durmadi besikte,kuallanilmayincada yer kapladigindan acele bir sekide evden cikti.O kadar parayi 10 ay(!) icin vermis oldum.Toddler bede(bence çok kullanışlı) erken gectik(14 aylik).Bebegimin doğumundan zonra besik almaya karar verseydim daha ekonomik olurdu.Cunku o zaman bebegin mizacini tanimis olur besik almaya bile gerek duymazdim belki :).Ben hamileyken bir heves iki cesit sling bir kanguru istemiştim.Hicbirini kullanamadım.Bebegim kucakci olmasına rağmen sling ve kangurularda durmak istemedi,ya sevmedi,icinde rahat edemedi ya da ben doğru kullanamadım.Ay bakiyordumda hiçbir arkadasın sling ve kangurulara doğru düzgün kullanamadı:).Bir heves alindi onlar bir iki takildi sonra koseye atildi.Simdi internet anneleri çok övüyor ama ben tavsiye etmiyorum.İkincisi oyun parkında oldu.Baktim herkes çok övüyor..Bir heves aldım,bebek büyüdükce oyun parkları kafes izlenimi uyandırdı bende(annenin algısı değişti:),birden vicdan yaptım cocugumu hapis mı edeceğim diye.Geri iade ettim.Sonra oyuncaklar.Elli çeşit puzzle,boya kalemi,oyun hamuru aldım şimdi yüzlerine bakmıyor.:)Onun tercihi oyuncak arabalar,yumuşak polis hayvanlar,bakugan oyuncakları yönünde oldu.Bunlara benzer onlarca ornek verebilirim.Mama sandelyesi,su fileli sebze meyve yeme seysi,göğüs pompası,telsiz(bizim odamızda yattı hep)....Çünkü ne kadar kullanacağının,kullanip kullanmayacaginin garantisi yok.O yüzden ben kullandım tavsiye ederim gibi yorumları pek kale almamaya başladım.Misal kıyafetleri internetten almak benim icin çok iyi oluyor.Ucuzken al,vakit kaybı yok,bedeni buyukse büyüyünce giydirirsiniz.:).Fakat cocuk eger giyimine ozen gösteriyorsa,seçiciyse?O kıyafetleri giymek istemezse aldığına kalırsın,dolapta durur.Özetle suda olsun,bunuda
alalım aman eksik kalmasın dememek lazım.Bence.Biraz uzun mu oldu.:).sevgiler.

nurhayat dedi ki...

Kesinlikle çok doğru bir tespit. Ne alacak olsam önce nurti annelerime danışıyorum:) Çok güzel öneriler gelebiliyor bazen masrafa sokup, bazen masraftan kurtarıyorlar bu öneriler:)

kuzunun annesi dedi ki...

Swing car almana sebebiyet veren bendim sanırım:))))

Sadece ebay üzerinden yaptıgım alısveriş 184 parca olmus. Bunun %60 inin Elaya oldugunu düşünüyorum .Gittigidiyoru, hepsiburadası, E bebegi , unnadosu , minimoyu, facebooktaki kıyafet satan anneler cabası.

Ben hala magaza magaza dolasıp alısveriş yapamıyorum sanırım , nurtiye danısmak benim içinde bir alışkanlık. Ayrıca sık sık danısılan biriyim de sanırım .

Ozgur dedi ki...

adsız: o da bir çözüm :) insan alışveriş etmeyi seviyorsa belki, ama mesela sanal market olmasa ne yapardım bilmiyorum.

egeninannesi: hahah çok doğru:)) kredi kartını uzağa bir yere koymak lazım.

hulya: çalışıyor musunuz? çok zor değil mi? bilmiyorum. abdde yaşarken de çok fazla sanal sipariş verirdim.

anne kaleminden: evet, o da doğru. geçen bisiklet alalım dedik, araştırmadan almaya korktuk. iyice sorup soruşturmak iyi oluyor. nurturia soru sormaya birebir.

Ozgur dedi ki...

Suna çoook iyi anlıyorum. Ben de doğumdan sonra işe döneceğim için aventin setini almıştım, pompa, iki biberon, emzik, soğutucu, çanta... epey de paraydı. sonra... Ela emzik almadı, biberona ağzını sürmedi, ben düzgün sağamadım. hepsi boşa gitti. çantası duruyor bir kenarda. halbuki deneye deneye gidebilirdim.

Oyun parkı konusunda benzer düşünüyorum. Çok ters gelmişti bana da.

Ozgur dedi ki...

nurhayat: ne güzel o zaman:)

kuzununannesi: hehe evet, tam olarak söyle. Zaten Ela ile Ela'nın karmik bir bağı var bu alışveriş konusunda. Senin zevkine ve araştırmacılığına güveniyorum

DağlarKızı dedi ki...

Nurti'ye danışırım öncelikle. Sonra da bloglar. Hatta birşey almayı düşünürken, direk "aman sakın almayın, ben önce bi sorayım bizim kızlara" diyerek durdururum eşimi bile. Bu "bizim kızlar" Nurti ve bloglar elbette. Çocukları büyütürken pek çok konuda faydalandım, sadece alışveriş diil, çocuk yetiştirme hususunda da.

Ayrıca gerçekten de beni pek çok gereksiz alışverişten de kurtardı bu durum. Daha ucuz ve etkinini almamı sağladı.

Bu sebeple bloğumda bazı konularda epey detay yazıyorum. Birilerine yardımı dokunur belki diye mesela. Deneyimlediğim bir konuda soru varsa mutlaka cevaplamaya çalışıyorum her türlü forum, twitter, facebook vs ortamında.

Her ne kadar erkekler teknolojiye daha hakim gibi görünseler de, ben özellikle annelerin sosyal medya sebebiyle teknolojiyle daha haşır neşir olduklarını düşünüyorum. Dediğin gibi bir elimiz sürekli teknolojiye bulaşmış durumda.

Bu örgüte üye olmaktan ve bu örgütün gücünün nelere varabilidğini görmekten dolayı çok mutluyum doğrusu. Belki daha iyi bir gelecek için ülkeme bir kadın, bir anne eli değmesinde bu gizli sosyal medya anneleri örgütü etkili olacak ilerde. Ben bizden umutluyum. İŞ bir tek alışverişte kalmayacak...

Bap-Asya dedi ki...

Nurturia ya hiç aktif değilim:) adını duydum ve sanırım üyelik yaptım ama öylece kaldı.Sanal magazalardan çoğunlukla kitap ve arada çocuklar için kıyafet alıyorum.Twitterda ve bloglarda yapılan yorumları okurum ama tek referansım yorumlar değil,çocuklarım doğmadan hemen hemen hiç alışveriş yapmadım ve bunun çok faydasını gördüm diyebilirim.

Adsız dedi ki...

Sevgili Özgür
Nurturia'yı sevdirme çabanla yazmış olduğun bu yazıyı keşke başlığına bu bir reklamdır ibaresini koyduktan sonra yazsaydın. Bırakın artık anneleri ,blogları okuyup bir şeyler almaya heveslenen ,alamayan gereksiz onlarca ürün alan kadın var. Bence çok gereksiz olmuş bu yazı.
Ayşe

deniz dedi ki...

Dağlar kızı:) bence de yazmalı. insanlar faydalanıyor çok.

Bap Asya: O çok akıllıcaymış. Biz neden öyle o kadar listeler yaptık bilemiyorum şimdi düşününce.

Ayşe/Adsız: Nurturia'nın benim sevdirmeme ihtiyacı olduğunu sanmıyorum:)) En son kaç oldu bilmiyorum ama onbinlerce kullanıcısıyla annelerin bağımlılığı haline geldi:) Bırakmak istesek de bırakamıyoruz. Özellikle de yönetimin etik anlayışı ve yaklaşımı çok güçlü. Belki de bu kadar çok sevilmesinin nedeni budur.

esas dedi ki...

hamilelikle başlayan ve gitgide artan sanal alışveriş bagımlısı olarak şunu söylemek istiyorumki:Dokunarak degilde okuyarak almaya başlayalı tam 2 sene olmuşşş etrafımda beni nurtişler dışında anlayan var mıdır? Sanmam ama halimden çokda mamnunum koşulsuuz iade hakkım var :)kuzeymania

esas dedi ki...

hamilelikle başlayan ve gitgide artan sanal alışveriş bagımlısı olarak şunu söylemek istiyorumki:Dokunarak degilde okuyarak almaya başlayalı tam 2 sene olmuşşş etrafımda beni nurtişler dışında anlayan var mıdır? Sanmam ama halimden çokda mamnunum koşulsuuz iade hakkım var :)kuzeymania

Ozge Kopuz dedi ki...

Blogunuzu yeni kesfettim ve takipciniz oldum. Cok guzel bir blog.
Bende benim bloguma beklerim:))
http://komirra.blogspot.com

BERIL dedi ki...

Merhaba, blog unuzu çok beğendim ve sizi "blogger anneleri" nden buldum "bu siteye katıl" butonundan takipçi olmak istiyorum. Sizi de kendi blog umda takipçi olmaya beklerim :)

http://momsblognote.blogspot.com/