23 Ara 2013

Çocuk İstismarı Konusunda Yapabileceklerimiz

Çocuk İstismarını Önleme Konusunda Çocuk Güvenliği Aktivite Kitapçığı

Çocuk istismarı her ülkede önlemler alınmasını gerektiren bir sorun olarak karşımızda. Bu konuda çalışan uzmanlar fiziksel istismarın çok daha yoğun olduğunu, çocuklarımızın yarısının fiziksel istismar yaşayarak büyüdüğünü, istismarın yanısıra çok yaygın  bir ihmal konusunun olduğunu vurgulamaktalar. Her 3 kız çocuktan 1’inin cinsel istismara uğradığı ve bu verilere çocuk gelinlerin dahil edilmediği bir ülkemiz var. (http://www.radikal.com.tr/turkiye/turkiyede_her_bes_cocuktan_biri_cinsel_istismara_ugruyor-1161744).)

Buna karşılık Türkiye’de çocuk istismarının önlenmesine ilişkin sesler her geçen gün biraz daha artıyor. Bu sadece Türkiye’nin sorunu değil; yurtdışında da bu konuda farkındalığın artmasına yönelik çalışan pek çok organizasyon var. Bundan bir süre önce yurtdışında yaşayan iki Türk anne, çocuklarının devam ettiği devlet okulunun yönlendirmesi ile,  çocuklarının ve kendilerinin çocuk istismarını önleme konusunda bilgilendirilmesini içeren bir programa dahil oldular. Bu programın (www.thechildcenter.org) çok yararlı olduğunu düşündükleri için bu süreci detaylı olarak bloglarına (www.onlineanne.com) taşıdılar. Ailelerin ve çocukların istismar konusunda bilmesi gerekenler konusunda çok aydınlatıcı buldukları bu programın gelir seviyesinden bağımsız Türkiye’deki her çocuğun da hakkı olduğunu düşünüyorlar.

Türkiye’de böyle bir programın, en azından bahsedilen çocuk aktivitelerinin yararlı olacağını düşünen öğretmenlerden, annelerden, hatta kurumlardan kaynaklara ulaşmak isteyen mailler aldılar. Bahsettikleri programdaki tüm bilgiler İngilizce ve Almanca olduğu için de bu bilgileri ellerinden geldiği kadar Türkçe bir içerik altında toplamaya çalıştılar. Böylece çocuklar ve ebeveynler için çocuk istismarı hakkında çocuklarımıza öğretmemiz gerekenleri içeren Türkçe bilgilendirici aktivite kitabını herkesin kullanımına açtılar.

Bu kitapçığın amacı, Türkiye’de büyük eksikliği bulunan bir alanda, bütçesi olan, geniş kapsamlı, devlet destekli, kurumsal bir proje ile somut adımlar atılana kadar, ebeveynlerin kendi çocukları için kullanabilecekleri bilgilendirici bir Türkçe konuşma malzemesi yaratmak. Kullandıkları referanslar kitapçığın en arkasında yer almakta. Bu kitapçığı buradan (http://www.onlineanne.com/2013/12/09/ola-ile-onbes-dakika-cocuk-istismari-guvenlik-aktiviteleri/) indirebilirsiniz."Bu kitap nereden çıktı" konulu yazıların linklerini de aşağıda bulabilirsiniz.

Bu iki anne ulaşabildikleri herkesten “Bu kitapçığı beğenirseniz yayın”, “Beğenmezseniz bize neden beğenmediğinizi bildirin” ricasında bulunuyorlar. Ayrıca benzer bir projeyi daha küçük bir yaş grubu için uygulamaya koyan Kırmızı Biber Derneği’ni de destekleme çağrısı yapmaktalar.

Bu kitapçığı  çocuğunuzun algısına, yaşına, ihtiyaçlarına uygun olarak, zamanı geldiğini düşündüğünüzde, ister tek tek sayfalar halinde; isterseniz bir seferde bir 15 dakikanızı ayırarak kullanabilirsiniz. Bu konuyu sadece cinsel taciz boyutunda değil, çocukların kendi haklarını ve hakları ellerinden alınırsa yapabileceklerini öğrenmesi olarak düşünmek mümkün. Ve bunu aileler de, öğretmenler de çocuklara öğretebilir. Elde olan bu kaynağı  kendi filtrelerinden geçirerek çocuklarının gelişim düzeyine ve ihtiyacına göre kullanmak ailelerin insiyatifine kalmış. Ulaşabildiğiniz aileleri de bu kaynaktan haberdar etme kararı da sizlere…

Yararlı görürseniz paylaşmanız, ama yararlı görmezseniz de “beğenmedik çünkü…” diye bir ses vermeniz dileğiyle…

Bu konudaki yazılar:

Çocuk İstismarı Konusunda Çocuklara Öğretilmesi Gerekenler (http://www.onlineanne.com/2012/11/18/cocuk-istismari-konusunda-cocuklara-ogretilmesi-gerekenler/)

Çocuk İstismarını Önleme Konusunda Yapabileceklerimiz (http://www.onlineanne.com/2013/12/09/cocuk-istismarini-onleme-konusunda-yapabileceklerimiz/)

OLA ile Onbeş Dakika: Çocuk İstismarı Güvenlik Aktiviteleri  (http://www.onlineanne.com/2013/12/09/ola-ile-onbes-dakika-cocuk-istismari-guvenlik-aktiviteleri/)

Çocuk Güvenliği Aktivite Kitabı hakkında sık sorulan sorular (http://www.onlineanne.com/2013/12/12/cocuk-guvenligi-aktivite-kitabi-hakkinda-sik-sorulan-sorular/)



11 Ara 2013

Bir kitaba başlar gibi, koşarken yavaşlar gibi.

Beş yaşına beş kala hayat güzel sevgili blog. Çocuk büyüdükçe, oturup sohbet ettikçe, daha arkadaş gibi oluyorsun. Oyunlar, eğlenceler de renkleniyor. 

Bugünlerde en favori eğlencemiz oyun yapmak. Her akşam ben, babası ya da Ela önümüze bir kağıt alıp oyun tasarlıyoruz. Şu zarla ilerlenen özel yerlere gelince bir yerden bir yere atlanan oyunlardan. Sonra da oturup oynuyoruz. Bir gece tasarladığımız bir oyunu başka bir gece oynama ihtimalimiz az. Nice güzel oyunlar heba oldu ama Ela illa ki yenisini yapacak. 

Yeni demişken... Her gece yeni masal olacak. Arzusuna göre korkunç olacak ya da olmayacak. Korkunçsa içinde Ejderha olacak... İki masal olacak... Bu yıl her gece yeni bir hikaye uydurmakla geçti. Anlattığım enteresan masallar arasında Monte Kristo Kontu, Beyaz Diş, Vahşetin Çağrısı, Küçük Kadınlar, Dede Korkut, İkarus, Odysey, Süpermen, Örümcek adam, Star Warz ve Dune... Ah en önemlisi Yüzüklerin efendisi... Yani dünya edebiyatının en güzel yapıtlarından, Hollywood
'un en dandik filmlerine kadar aklımıza geleni anlattık. Babası daha mitolojik takılıyor. İkarus, Zeus filan ondan. Tabi, Jules Verne'i unutmamak lazım. 80 günde devri alem, Dünyanın Merkezine Seyahat, Issız Ada, Aya yolculuk, Denizler altında nerden baksan yirmi bin fersah kitaplarını da anlattık. Çocuk büyüyünce ağzının tadıyla kitap okuyamayacak... 

Bir de kendi uydurduklarımız var tabi. Keşke üşenmesem yazsam. Şehrazata döndük, birbir gece olmasa da nerden baksan 360 gecedir durum bu. Ana baba olmak kolay değil. Bir
ara bize kelimeler verip onunla ilgili masallar anlatmamızı istiyordu. Neydi mesela bir keresinde şu kelimeleri söyledi: "Dünyanın Özü" Benim de aklıma Final Fantasy Filmi geldi, Gaia filan derken kurtardık. Tabi bunları olduğu gibi anlatmak olmuyor. Epeyce bir kısalmaya gidiyoruz anlatırken. İlerde çocuğum yazar olup nobel filan alırsa hatırlatıcam bu günleri. Bu yazıyı sırf bu yüzden yazdım.

Okuldan bir anı: Öğretmeni anlattı.

Öğretmen: Hak nedir?
Ela: Özgürlüktür 
Öğretmen: Özgürlük nedir?
Ela: Yaşamaktır...

Ağzımız açık kaldı. Gerçekten düşünerek mi söyledi, o an öyle mi çıktı kelimeler bilmiyorum. Ne güzel ama özgürlük yaşamaktır. Özgür yaşamanız dileğimle bu kalbiniz kadar güzel sayfayı... 

2 Ara 2013

Tekfen Flar-mini Konseri ve Oyuncak Müzesinde Levent Üzümcü ile Küçük Kara Balık...

Zaman akmış gitmiş meğer. 

Ne zamandır yazmak istiyordum. Nihayet fırsat bulabildim. Anlatacak çok şey var. Hepsi sırayla...

Tekfen Filar-mini Konseri



Çok sevgili Latife, konseri haber verip biletleri de alınca bize kalan Cumartesi günü karşıya geçmek oldu. Önce Emirgan Korusu'na gittik. Emirgan korusu oldukça tenhaydı. Asıl kışın gitmek lazımmış. Manzara muhteşem, yollar görece boş. Kesinlikle tavsiye ediyorum.



 Sonra TIM Maslak Show Center'da konsere katıldık. İlk yarı çok kaptıramadık. Ela ilgiyle izledi. Kendi adıma anlatılan masalı zaman zaman kaçırdım. Aklım zihnim başka yerlere uçtu, geri geldi. Ama ikinci yarı bir harikaydı. Çocukla geldiğimizi unutup kendimi kaptırdım diyebilirim. Ela'nın şansına Fındıkkıran balesi vardı. Konser sırasında üç dansçı gösteri yaptı. 



Fındıkkıran bizim evde özel bir yere sahip. Arada youtube'dan açıp izleyip karşısında bale yapıyoruz. (Bunun da çıkışı Fatoş, Ayça ve Aslı'ların bir gün çocuklar için Fındıkkıran'ı açması ve çocukların karşısında dans etmesi. Biz de oradan kopyaladık) İnsanın aşina olduğu bir müziği dinlemesi ve konsantre olması daha kolay. O nedenle ikinci yarı rüya gibi geçti. Sonrasında müzisyenler başka sevdiğimiz şarkılardan çaldılar. Bir ara kalabalık alkışla tempo tuttu. 


Bunlar da bizim kuzular...

Dönüş yolunda Ela sızdı...

Oyuncak Müzesi ve Küçük Kara Balık

Pazar sabah saat 11:00de Oyuncak Müzesine koştuk. Levent Üzümcü bizlere Samed Behrengi'nin yazdığı Küçük Kara Balık öyküsünü okudu. Çocuklar ön koltuklara, büyükler arka koltuklara okudu. Levent Bey sahnede o kadar ... nasıl derler? Haydi gel bunu anlat. Bir sürü çocuk düşünün 0-6 yaş arası, çoğunluk 3-4 yaşlarında. Hepsi masal bitene kadar ilgiyle dinledi. Arada sorulara yanıt verdiler. (Levent Bey Zeus'u bilen var mı diyince Ela been dedi, pek sevindim) Dünyanın en zor seyircisinin karşısında Levent Üzümcü bir harikaydı. İzlerken çocuk oldum ve hikayeyi ilk kez duyuyormuşum gibi kaptırdım. 



Biliyorsunuzdur belki, bizim okulun adı da oradan geliyor. Küçük Kara Balık'lar bizimkiler olacak... Gerektiğinde gruptan ayrı, gerektiğinde hep beraber hareket etmeyi bilecekler. Ve merak etmekten ve sorgulamaktan hiç vazgeçmeyecekler... Öyküyü okumanızı tavsiye ederim. 

Yazarı Samed Behrengi'nin hüzünlü bir hikayesi var. "Samed Behrengi (1967) 28 yaşındayken şüphe uyandıran bir biçimde Aras Nehri'nde ölmüştür. Yüzerken boğulduğu söylentisi yayılsa da buna kimse inanmadı, çünkü Behrengi, yazdığı masallarla, ülkesinin başına çöreklenmiş Şahlık düzenini açıkça eleştiriyor, her türlü baskı yönetimine karşı çıkıyordu. Bu yüzden suikaste uğradığı düşünülmektedir.Yapıtları onlarca dile çevrilmiştir"

Sözlükteki yorumlar şöyle: https://eksisozluk.com/mahi-ye-siyahe-kuchulu--99914?nr=true&rf=k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk%20kara%20bal%C4%B1k 

Oyuncak Müzesi

Sonrasında Oyuncak Müzesinde ahşap boyama yaptı Ela. Okul arkadaşı Ela ile oyuncak müzesini gezdiler. Çok güzel bir pazar günüydü... 


İnsanlar ölse de fikirler ölmüyor. Öyküdeki gibi, bir küçük kara balık daha dinliyor masalı ve o kara balık oluyor artık... Masalların sadece çocuklar için olduğunu kim söylemiş ki zaten?