11 Ara 2013

Bir kitaba başlar gibi, koşarken yavaşlar gibi.

Beş yaşına beş kala hayat güzel sevgili blog. Çocuk büyüdükçe, oturup sohbet ettikçe, daha arkadaş gibi oluyorsun. Oyunlar, eğlenceler de renkleniyor. 

Bugünlerde en favori eğlencemiz oyun yapmak. Her akşam ben, babası ya da Ela önümüze bir kağıt alıp oyun tasarlıyoruz. Şu zarla ilerlenen özel yerlere gelince bir yerden bir yere atlanan oyunlardan. Sonra da oturup oynuyoruz. Bir gece tasarladığımız bir oyunu başka bir gece oynama ihtimalimiz az. Nice güzel oyunlar heba oldu ama Ela illa ki yenisini yapacak. 

Yeni demişken... Her gece yeni masal olacak. Arzusuna göre korkunç olacak ya da olmayacak. Korkunçsa içinde Ejderha olacak... İki masal olacak... Bu yıl her gece yeni bir hikaye uydurmakla geçti. Anlattığım enteresan masallar arasında Monte Kristo Kontu, Beyaz Diş, Vahşetin Çağrısı, Küçük Kadınlar, Dede Korkut, İkarus, Odysey, Süpermen, Örümcek adam, Star Warz ve Dune... Ah en önemlisi Yüzüklerin efendisi... Yani dünya edebiyatının en güzel yapıtlarından, Hollywood
'un en dandik filmlerine kadar aklımıza geleni anlattık. Babası daha mitolojik takılıyor. İkarus, Zeus filan ondan. Tabi, Jules Verne'i unutmamak lazım. 80 günde devri alem, Dünyanın Merkezine Seyahat, Issız Ada, Aya yolculuk, Denizler altında nerden baksan yirmi bin fersah kitaplarını da anlattık. Çocuk büyüyünce ağzının tadıyla kitap okuyamayacak... 

Bir de kendi uydurduklarımız var tabi. Keşke üşenmesem yazsam. Şehrazata döndük, birbir gece olmasa da nerden baksan 360 gecedir durum bu. Ana baba olmak kolay değil. Bir
ara bize kelimeler verip onunla ilgili masallar anlatmamızı istiyordu. Neydi mesela bir keresinde şu kelimeleri söyledi: "Dünyanın Özü" Benim de aklıma Final Fantasy Filmi geldi, Gaia filan derken kurtardık. Tabi bunları olduğu gibi anlatmak olmuyor. Epeyce bir kısalmaya gidiyoruz anlatırken. İlerde çocuğum yazar olup nobel filan alırsa hatırlatıcam bu günleri. Bu yazıyı sırf bu yüzden yazdım.

Okuldan bir anı: Öğretmeni anlattı.

Öğretmen: Hak nedir?
Ela: Özgürlüktür 
Öğretmen: Özgürlük nedir?
Ela: Yaşamaktır...

Ağzımız açık kaldı. Gerçekten düşünerek mi söyledi, o an öyle mi çıktı kelimeler bilmiyorum. Ne güzel ama özgürlük yaşamaktır. Özgür yaşamanız dileğimle bu kalbiniz kadar güzel sayfayı... 

5 yorum:

Seda dedi ki...

Ela'nin ogretmeniyle gecen diyalogunu okuyunca gozlerim doldu. Ne guzel seysiniz ey cocuklar..

aysema dedi ki...

Ela: Büyüyünce kitap yazacağım. Anneanneme hediye edeceğim...

Okuduğumuz masal kitabının son sayfasında yazar, kitabını "Pazen elbisesinin cebinde bana kurabiye getiren anneanneme armağanımdır." diye sunmuş.
Ela'mız, sanırım buradan etkilenerek kitap yazıp bana armağan edecekmiş.

Tarihe bir not da benden... Hepinizi çok seviyorum...

anne kaleminden dedi ki...

aysema benekli fare kitabını biz de çok beğenerek okuyoruz :)
çocuklardan öğrenmeliyiz insan haklarını ve özgürlüğü bence :)

Mommyslifetime dedi ki...

benekli fareyi ben de aldım
mommyslifetime.blogspot.com

therru dedi ki...

siz ne tatlisiniz, boyle kulturlu anne babaya boyle duyarli cocuk tabi :) ilerde Ela teyzesini banel bulursa bunu anne babasindan bilsin, hih