20 Şub 2014

Teoride ve Pratikte : Annelik ve Montessori ve diğer bazı konular...

Az önce Küçük Kara Balık Çocuk Evimizdeki seminerden çıktım. Aklım taze tazeyken bazı düşündüklerimi anlatmak istedim...

Montessori konusunda kaç seminere gittim saymadım. Bugün de aklımdan geçen "ya ben eski veliyim, çocuk  da Montessori çocuğu... Kaç kere gittim, acaba bu defa..." derken derken kaytarmadım tabi. Gittim. İyi ki de gitmişim çünkü, öyle seminere giderek kitap okuyarak olacak bir iş değil sadece. İnsanın aktif olarak düşünmesi gerekiyor. Öğrenmenin sonu yok...

İşin doğrusu şu ki, Montessori felsefesi bizim yetiştirilme tarzımızdan oldukça farklı. O nedenle insanın kendi hareketlerinin, motivasyonlarının, düşüncelerinin farkına varması çok önemli. Hilal Hanım'ın seminerde bahsettiği bir konu vardı. "Model olun, o zaten öğrenir". Bundan başlayalım.

Kendi küçüklüğümüzü düşünelim mesela. "koşma düşersin" "elleme" "sen yapamazsın" "dur ben yaparım" Bu mesajları annenizden babanızdan duymadıysanız komşunuzdan duymuşsunuzdur. Bizdeki klasik yetiştirme tarzında annelerden beklentimiz, yedirsin, içirsin, giydirsin. Yani anne denilen kişi sürekli çocuğun peşinde "sorun çözen" derleyen toplayan bir tip. Sizden sosyal olarak beklenen de bu. "Alışıldık" olan bir çatalın ucunda bir lokmayla çocuğun peşinde koşturmak.

Oysa, çocukların ihtiyacı bu değil.

Çocuğun kendi yapmaya ihtiyacı var. O pantolonu kendi giymeye. Ayakkabıyı kendi giymeye. Suyunu kendi almaya. Kendi alanında sorumlu olmaya ihtiyacı var. İçsel gücünü görmeye de ihtiyacı var.
Belirli bir özgürlük alanı içinde seçimler yapabilmeye.

Özellikle "Özgürlük ve Disiplin" konusu üzerinde konuştuk.

Eskiden çocuğa istediklerimizi yaptırmak için ceza verilirdi, şimdi ödül veriliyor. Ama aslında olması gereken ne ödül, ne de ceza. "Öğrenme arzusu veya toplumla işbirliği kurma gereklilik değil, istiyorum nosyonu üzerine kurulmalıdır" diyor Hilal Hanım.



Ceza ve ödül kısa süreli çözümler. Çocuğa diyorsun ki ellerini yıka, sana sticker vericem. Bir süre hevesle koşturuyor. Oysa çocuk ellerini neden yıkaması gerektiğini anlayabilir. Bir konuda bir ısrarı varsa onun sonucunu yaşayabilir. Örneğin, boyaları toplamasını istiyoruz diyelim. Boyaları neden toplamasını istiyoruz? Çünkü ortalık dağınık oluyor. Basabiliriz, takılabiliriz, boyalar kaybolabilir. Önce kuralı net koymak gerekiyormuş. Muğlak mesaj olmayacak. Mesela bir kilim üzerinde boya yapılabilir. Ve bittiğinde boyaların toplanması gerekiyor, yoksa kaybolabilir. Boyaları toplamamayı da tercih edebilir çocuk ama eğer sonuçlarını (tabi anlaması gerekiyor) göze alıyorsa.

Bir başka konu da matematik. 3-6 yaş dönemi matematiksel kavramlara çok meraklı oldukları bir dönemmiş. Ama burada matematikten anladığımız, çocuğum 1den 100e kadar sayıyor gibi değil. Şuradan on tane taş getir dediğimizde getirebiliyor mu? Kavramları içsel olarak anlaması önemli.

Semineri güzel bir soruyla bitirdi. "Bundan yirmi yıl sonra çocuğunuzun iç sesi ne söylesin istersiniz?" Şu an verdiğimiz mesajlar çok önemli. Biz ne yapıyoruz bilmiyorum, üstüne düşüneceğim biraz. Ama "galiba kaybolduk Ela" diyen dedesine "yapabilirsin, ben başaracağına inanıyorum Dede" dediğine göre bazı şeyleri de doğru yapıyoruz diye umuyorum.

Daha çok fazla konu var tabi ama aklımda özellikle bunlar kaldı. Elimizden geldiğince evde uygulamaya çalışıyoruz. Yarın vakit bulabilirsem özellikle bir kaç konuda yazmak istediklerim var.

--

Bugün yaşadığımız bir olay:
Bir okulu gezerken kütüphanesine gittik. Ela koştu, kütüphane raflarından bir kitap aldı. Masaya geçti, sandalye çekti, oturdu. Kitaba bakmaya başladı. Sonra biz "haydi gidiyoruz" dediğimizde sandalyeden kalktı. Sandalyesini geri itti, kitabı aldığı yere dikkatlice koydu ve geldi. Çok basit, çok önemsiz gözüken bir olaydı belki. Neden bilmiyorum, onu öyle görünce, o düzen, o kendiliğinden gelen kurallar uyma hali... Çok gururlandım. Belki koca koca insanların şirkette toplantı sonrası ortalığı dağınık bırakıp gittiklerine çok şahit olduğumdan... Montessori her yaşa lazım.


4 yorum:

Jale Güney Sun dedi ki...

Güzel ve faydalı bir paylaşım olmuş Elinize sağlık.

love and smile dedi ki...

Paylaşım için teşekkürler merakla okudum

Ozguranne dedi ki...

Çok teşekkürler Jale Güney Sun:)

love and smile: Çok sevindim

Selin dedi ki...

Gercekten cok dogru, kurallarla degil egitim ailede basliyor, onlar teyp gibi bizi kaydediyor biz ne yapiyorsak onu yapiyor. Odul ya da ceza farketmiyor.