17 Eyl 2014

Anne Blogları Hakkında...

Blog tutmaya hamileyken başladım. Daha hamile olduğum bile kesin değildi. Belli belirsiz pembe bir çizgiydi. Aylarca kendim yazdım, kendim okudum derken zamanla okuyucularım, arkadaşlarım, karşılıklı yorumlaştığımız yazarlarım oldu. Sıcak bir sevgi çemberiydi. Soru soruyor yanıt buluyordun. Derdini anlatıyordun. Destek oluyordun. Derken nurturia geldi. Daha geniş bir anne çemberiyle kuşatıldım. Bloglar ve Nurturia olmasa şu anda olduğum anne/kişi olmayacaktım. Bu nedenle blog yazmak bana harika bir hediye vermiş oldu...

Başka işlerim güçlerim de olduğu için blog yazmayla "ciddi" düşünmedim. Flört ettim. Canım isteyince yazdım, İstemediğinde aylarca uzak kaldım. Blogu para kazanmak için bir yol olarak görmedim. 

Ancak, yurt dışında gerçekten çok başarılı anne-blogcular var. Bu işten gerçekten iyi para da kazanıyorlar. Ciddiyetle yazıyorlar, okurları var. Bizde de bu ekolde başarılı olmuş blogcu anneler var. Bana göre bunda hiç bir yanlışlık yok. Bir meslek, bir girişimcilik gibi düşündüğümüzde, bir insan günlerini saatlerini üşenmeden harcıyorsa, yazdığına çizdiğine dikkat ediyorsa, neden para kazanmasın? Bloga reklam almakta ya da bir ürünün tanıtımını yapmakta yanlış bir yön görmüyorum. Anneler yazarak para kazanıyor, harika bence.

İlke olarak karşı olmamakla birlikte, bir de "bazı" yazılar oluyor. Tanıdığınızı sandığınız bir blogcu anne, önceki düşüncelerine ters bir yazıyı hele hele tanıtım amaçlı yazdı mı, insan hayal kırıklığına uğruyor. Güven kaybı yaşıyor. Blog yazan annelerin bunu iyi düşünmesi gerekir bence. Bunu yakın zamanda yaşanan bir olaya dair yazmıyorum. 6 yıldır blog dünyasında yaşayan biri olarak gözlemlediğim bir durum. İnsan tutarlılık istiyor. Göremediğinde hayal kırıklığı yaşıyor, doğal bir durum. 

Bir de "okur" olma durumu var tabi. Bu yazıda biraz blog okuyucusuna seslenmek istiyorum. Blog yazan kişiler (ben mesela) mühendis bir insanım. Ne psikoloji, ne sosyoloji, ne tıp okumuşluğum var. Gıda mühendisliğinden anlamam. Buraya yazdığım her şey (mesleğim dışında) amatör. Sağdan soldan duyduklarıma göre oluşturduğum fikirlerden ibaret. Büyük bir kısmı da muhtemelen yanlış. Diğer blogcular için de aynı şey geçerli. Annelik kültleşmeye çok elverişli bir hal. Anne olmadan önce çok rasyonel, akılcı hallerde olabilirsiniz. Ama doğum bitip eve geldiğiniz dakika bu değişiyor. 

Bir anda nazara inanılmaya başlanıyor mesela! Tahtaya vurmalar, popo kaşımalar... Aklınıza yatmasa da (Allah aşkına ya grip için odaya soğan konulur mu!) ya tutarsa diye olmadık şeyler deneniyor. Böyle olması da doğal belki. Çünkü annelik çok içgüdüsel, çok hayvani, medeniyet karşıtı bir şey. Öyle bir duygu geliyor yerleşiyor ki, "ben yokum, o var" dedirtmeye çalışıyor sana. O dalgada normalde "hadi canım" diyeceğiniz şeyler dünyanın sonu gibi gelmeye başlıyor. Çocuk bir damla çikolata yerse ölecek, bir saniye tv görse beyni tutulacak gibi hissetmeye başlıyorsunuz. Abartılı duygular bombardımanı. Bende ilk yıl feciydi, sonra giderek azaldı. Çocuk 6 yaşına yaklaştı, ben 6 yıl önceki halime yeni yaklaştım. 

Ve gördüğüm (sadece ben değil) anneler olarak çok hızlı kültleşebiliyoruz. Organikçiler bu yana, çiğsütçüler bu yana... Çok fazla fikir var. Olması da güzel ama tartışmalar çok duygusal zeminde gidiyor bazen. Kaynaklar nerede, içerik nerde, araştırma nerede. Annelik insanın içindeki "şüpheci"ye sus diyor. "Sus ya doğruysa". Annelik kaygısı mı, içgüdüsü mü, nedenini bilmiyorum. İnanma ihtiyacı öyle yüksek ki, birisi bir doktor ismi söylüyor, haydii o doktora. Birisi bir akım söylüyor, haydi o akıma. Biraz şüpheci bakabilsek, biraz araştırsak, eleştirel bakabilsek görüyoruz ki aslında pek çok şey çeviri. Çevirilerin kaynağı şüpheli. 

O nedenle benim önerim, her şeye inanmamak. Bir blogcu yazdı diye, hatta gazetede bile çıksa. Hayır. İnanmak zorunda değiliz. Şüphelenip araştırabiliriz. Eğer çok sayıda kaynak varsa, araştırma varsa tamam. Bir kaç birbirini referans gösteren zayıf bağlantılar varsa, hayır. Düşünün, sorun.

Annelik bir denge hali. Siyah/beyazdan çok grinin bin yüz elli tonu var. 

Görüşmek üzere!

11 yorum:

Adsız dedi ki...

Kesinlikle katılıyorum. Çok güzel yazmışsınız.
Çiğdem

Bilgen dedi ki...

kesinlikle!!

Cancan'ın annesi dedi ki...

Ben sizi geç buldum. Son yazınızda yorumum var hala. Fakat birden kayboldunuz. Yapmayın böyle. Bu yazınıza da katılıyorum. Sizi daha sık okumak istiyorum.

egeninannesi dedi ki...

Gerçekçi bakış açısıyla yazılmış bir yazı ,bu da sizin rasyonelliğiniz ,mühendisliğiniz.Brawoo.Kimi zaman blogları okuyunca karamsarlığa bürünüyorum.imkan ve imkansızlıklardannkaynaklı.

Ozguranne dedi ki...

Çiğdem :

Çok teşekkür ederim.

Bilgen: Sevindim :)

Cancan'ın annesi:

Eskisi gibi yazamıyorum. Yazmadıkça da yazılmıyor. Ama mesajınız çok iyi geldi, yazmaya çalışacağım. Çok motive oldum:D

Ege'nin annesi:

Hep artılar eksiler değerlendirmeli sanki çocuk konusunda. İdeal dünyada yaşamıyoruz ki... Elimizden gelenin en iyisi.

anne kaleminden dedi ki...

annelikte ekolleri sevmiyorum ama ona da "doğal ebeveynlik" diyorlarmış :)) illa bişeyci olacağız yani :)

KUZEY TAN dedi ki...


Aslında Nasrettin Hoca damdan düşünce damdan düşen birini çağırmasaydı doktoru çağırsaydı biz böyle olmazdık.

Biz de her doğuran Ebe ;her anne çocuk doktoru; her blog yazan yazar; bugün güzel giyinen moda editörü; 1 pasta yapan pasta ustası bu yüzden oluyor:)))

Herkesin gittiği yol doğru diğerlerininki yanlış. Sonuca giden yol tek değil biz böyle görmedik matematikte; farklı reaksiyonlardan aynı sonuç çıkabilir biz böyle gördük kimyada.....

seni hep okumak istiyoruz Özgüranne. Çok güzel yazıyorsun.

egeninannesi dedi ki...

Kuzey Tan döktürmüşsünüz.yorumunuza katılıyorum

Blogcu Anne dedi ki...

Keşke daha sık yazsan...

Bir Anne dedi ki...

İnsan bildikçe lanetleniyor sanki...bilgi kirliliğimidir nedir bilmiyorum ama bişeye inanıyorsun 2 gün sonra başka biri çıkıyo o yanlış tersi doğru diyor. Bu sefer hoop başka biri ikisi de yanlış diyor. Okuduğum kitaplardan dinlediğim insanlardan edindiğim nihai bilgi şusur ki "içgüdülerine güven" belki buna da yanlış derler ama benim doğrum da ..sevgiler;)

feyza karapınar dedi ki...

Merhaba bende sizin dediginiz gibi bu işi sadece yazmayı sevdigi için yapan ve çevre edinmek isteyen acemi bi blogger adayiyim :) yazmanın bazı insanlara bahşedilen çok önemli bi özellik oldugunu düşünüyorum keza herkes beceremiyor bu sebepten blogger anneler yda anne adayları olarak birbirimize destekten kaçınmayalım birbirimizden öğrenecek çok şeyimiz var. Banada beklerim sizi takibe alıyorum sevgiyle kalın ;) www.cinarinannesi.com @cinarinannesii instgrm ;)