22 Ara 2014

Hükümet Gündemi mi, Provakatif Anne Blogu mu?


Televizyonu hayatımızdan çıkardık. Zaten izlemiyorduk artık evimizde eşya olarak da yok. Gazete almıyoruz. Haberleri twitter, facebook ve haber sitelerinden alıyoruz artık. Çok kayda değer de bir şey olmayınca okumadan geçtiğim de oluyor açıkcası.

Yalnız son dönem değişik bir şey oldu. Mesela polemik bloggerları vardır. Troll gibidirler. Kaliteli yazı yazamaz da kavga çıkması mümkün konuları döne döne kışkırtıcı bir şekilde yazar. İlgi manyaklığının değişik bir türü.  Ekşi sözlükte, nurturiada... Kadınların yaralı olduğu, fikir ayrılıklarının keskin olduğu konular belli zaten. Her zaman ratingi var. Bu konular nelerdir yazalım:

1- Sezaryen mi, normal doğum mu?

2- Kardeş şart. Korunmayın kardeşim. 10 tane, 14 tane Allah ne verdiyse doğurun...

3- Çalışan anne/Çalışmayan anne: Geçenlerde biriyi çalışan kadın fuhuşa hazırlık yapıyor mu demişti? Öyle bir konu

Yani hükümet mi, anne blogu mu karar veremedim. Bütün dertler halloldu, bir bunlar kaldı. Çok güzel.

Yukarıda benim gebelik fotoğrafım var. Doğum hikayemizi okumuş muydunuz bilmiyorum. Doğum kanalını kapatan bir myom nedeniyle normal doğurma şansım olmadığından 41. haftanın sonunda sezaryen oldum. Eğer sezaryenin olmadığı bir çağda yaşasaydım ölecektim. Sen bu kadına gelip, sezaryen fıtratında yok diyorsun.  E yok tabi. Modern tıbbın hani aracı var?

Neyse kendilerini Selçuk Erdem'in meşhur kahramanlarına havale ediyorum.



"Ne vermiş" seviyesinde yaşamayacağımız günler dilerim.