27 Nis 2015

Çernobil Olduğunda Neredeydiniz?

1986... Nisan

Karadeniz kıyısında kömürün şehrinde yaşıyoruz. Kolejde ilkokul 4. Cumartesileri İngilizce kursu var. Bir cumartesi okula gidiyorum. Arkadaşımın üzerinde yeşil bir etek var. Benim saçlarım açık. Sınıfa giriyorum. Çok sevdiğim ingilizce öğretmenim ağlıyor. Yüzünde beyaz bir maske var. (Hafızam beni yanıltıyor olmalı çünkü o tarihlerde maskeyi nereden bulacak? Mendil olmalı.)

Ağlayarak bir şeyler anlatıyor öğretmen. Türkçe anlatıyor, yine de anlayamıyoruz. Anladığım. Hava zehirli... Su zehirli. Ne kadar hızlı gitsek de kaçamıyoruz. Radyasyon denen bir şey var. Sütte var en çok.

Kardeşim bir yaşında... Hep süt içiyor. Süt içmediğinde kıyamet kopuyor. Her gün bir şişe pastorize süt alınıyor eve. Sütte zehir var. Havada zehir var. Denizde zehir var.

Ağlaya ağlaya yürüdüğümü hatırlıyorum eve doğru. Annemle babam öğretmene kızıyor. Anlamak için küçüğüz... Sonra delirmiş gibi okuduğumu hatırlıyorum. Yıllar içinde. Radyasyon... Çay... Fındık... Kanser... 10 yıl içerisinde çıkacak olan kanserler. Çernobilin 10. yılında kanser olmadığım için şükretmem. Şansılardan olmam... Yıllarca kabus. TVde çay içen uzmanlar.

Yıllar sonra ölçümü yapan kişiyle tanıştım. Çayda radyasyon var, hem de nasıl.

10 yıl demişlerdi. Daha uzun sürdü.

Gençler hatırlamıyor. Siz hatırlıyor musunuz?

http://yesilgazete.org/blog/2015/04/26/c-e-r-n-o-b-i-l-29-yeni-cernobillere-izin-verecek-miyiz/
https://eksisozluk.com/cernobil-faciasi--80568?nr=true&rf=cernobil%20faciasi


Nurturia'da konuştuklarımızdan paylaşılanlar...


dm: ya ben 4 yaşındaydım çok net değil hatırladıklarım açıkcası.bi çay mevzusu dolanıp durduydu ama sanki çernobil sebebiyleydi

ha: ben de hatırlamıyorum ama sonrasında annemler yıllarca çay içirmediler bana sonra da ben içmedim halen de içmem

bk: 1, benim de tek hatırladığım çay ve hala icmem. 

om:  ilkokul 1 deymisim ekranda cay içisini hatırlıyorum cok net

m: Hatırlıyorum çok iyi babam köy bakkallarından eski çay toplamıştı :)

k: Bizimkiler o donemde kacak cay icmeye baslamislardi. Hala da kacak cay icerler.

q: Annemle babam gizlice cay icerlermiş bizleri yatırıp. Abimin cay kaşıgı sesiyle uyanıp cay diye agladıgını anlatır hep. Tek bildigim bu.

es: Ah benim en derin yaram ve travma sebebim :( ilkokul 1deydim tesaduf haberlerde izledim,cay icemiyorum o gundur findikta yemiyorum.kizkardesim o donem dogmustu ve yaşamadı: ( cernobile bagladilar kahrolsun nükleer santral

p: Yatmadan önce özel uçaklar, yerin metrelerce dibinde siginaklar yapmayi duslerdim. 

my: 1986 yilinda ben sekiz yasindaydim. Ailem Trabzonlu, buyuk cay bahceleri var. O yaz ve sonraki 4-5 yaz babaannemlerin yanina Trabzon'a gittik biz. Hic bir sey olmamis gibi. Annem cay bahcelerinin kurudugunu anlatmisti. Ben TV'de bakanin cay ictigini, Türkiye'ye radyasyon gelmedigini soylediklerini hatirliyorum. Sonra ilkokulda bedava dagitilan findiklar vardi. Hizla ilerleuecek olursak o zaman 4 yasinda olan kardesim 24 yasinda agir metastatik bir kansere yakalandi. Anne ve babalarini koca yasimda tanidigim (100 yaslarina kadar yasamislardi) dedelerim,kardesleri, onlarin kusagindan onlarcasi kanser yuzunden 60-70 yaslarinda hayatlarini kaybettiler. Bunlar anektod, rakamsal hic bir deger yok cunku kanser vakkalariyla radyasyon arasinda korelalasyon kurulabilecek calismalarin onu kesildi. İnsanina bu kadar dusman nasil olunur ben bilemiyorum. Kac kurus karin hesabi gozetildi, gozetiliyor? 

es: Karadenizde yasayan findigi ve sutu cok seven ve icen dedemin 3 sene sonra kemik iliği kanserinden vefatini demeden geçemeyeceğim: (( 

n: Yillarca çay icmek adına travma oluştu bi çoğumuzda...hala bile çay içerken annemin babamın evdeki olaylar ve ölen insanları anlattıkları gelir aklıma...bence de deniz yazmalısın.

i: Bu sabah söylene söylene gittim işe metrobüsten indikten sonra. Daha metrobüs duraklarındaki asansörleri çalışmayan ülke kalkıp nükleer ssntral kuruyor. Sen mevcut engellilerine ne kadar iyi bakabiliyorsun ki böyle göz göre göre yenilere davetiye Çıkarabiliyorsun. Saçma bir bağlantı belki ama o an onlar geçti kafamdan

ö: 2 yasindaydim zonguldakta ve hic cay icirmediler bana tadini bile bilmem hala sevmem ama ne yazik ki evde benim disimda herkes icti o caylari ve sonuclari hala beni cok korkutuyor.

M: Türkiye bir kaç sene down sendromu Çernobil'den sonra artmış böyle bir bilimsel makale gördüğümü Hatırlıyorum. Amasyadaydık, tepemizde sarı bir bulut vardı biz de a bu radyasyon bulutudur demiştik ve Sarmaşık beyaz gül vardı renk değiştirmişti. Tabi kullan pek ilginç bir şey söylemedim ama. En önemlisi babam deli gibi eski Çay aradı ve hepsini topladı :)

z: Biz Hollanda'daydik ve hic hatırlamıyorum ben. Ilkokul 4.sinifta geldiğimizde sürekli burada fındık dağıtıldığını hatırlıyorum. Eşim Trabzonlu. Halası kanser. Teyzenin eşini uç yıl once, yengesini gecen yıl, kuzenini gecen yıl kanserden kaybettik. Bir illiyet bağı kurulabilir mi, bunlardan nükleer patlama sorumludur denilebilir mi? Dogu Karadeniz'de Artvin Rize ve Trabzon'da ciddi kanser hastaları var. Insanların cogu hayatını kanserden kaybediyor bu bolgede. 

em: Geçen enerji kaynakları konusu var 10. Sınıflarda o konuyu tartışıyoruz çocuklarla. Nükleer enerji var konuda. Öğrenciler daha 16 yaşında ama nükleer enerji santrallerini istemeyenler Türkiyenin gelişmesini istemiyor falan dedi. Tahtayı tebeşirle ikiye böldüm ve bir tarafa artıları diğer tarafa eksileri yazdım. Önce artılarını yazın dedim gelip sirayla yazdılar. Sıra eksilere geldi. Tık diye sustu sınıf. Hadi dedim biliyordunuz bu konuyla ilgili gerekli herşeyi. Neyse ben başladım anlatmaya. Çernobil, Hirosima vs...derken sınıftan çıkan çocuklar neredeyse pankart alıp sokağa çıkacak modda idi. Nükleer enerjiye Hayır falan diye. Demem o ki çoğu kimse tvde konuşan siyasilerin söylediklerinin ötesinde bişey bilmiyor. Başlayan bir nükleer zincir rxnunu durdurmanin mümkün olmadığını, yangın söndürmek gibi olmadığını, biyolojik sistemlerde yaptığı etkileri... ben görevimi yapıp anlatıyor ve bilinçlendiriyorum çocuklarımı derslerde. 














3 yorum:

anne kaleminden dedi ki...

çernobilde 8 yaşında ve ankara' daydım. ama her yaz giresun' a memleketimize gidiyorduk. çok arkadaşımızın hastalığını uzun yıllar sonra duyduk. çaykolik bir aile olarak annemler çaya ara verdi mi bilmiyorum. ama fındıklar toplanıp fiskobirlik' e o sene de satıldı. sonraki yıllarda ise okullara ücretsiz fındık dağıtıldığını ve yediğimizi hatırlıyorum maalesef...

Adsız dedi ki...

O sene 7 yaşındaydım. İç anadolu bölgesinde yaşıyorduk. 2 sene önce tiroid kanserine yakalandım. Bence kesinlikle bu olayla ilgili. Ailemde benden başka 2 kişi daha tiroid sorunları yaşıyor. 6 kişilik ailenin 3. Kanser vakasıyım.
Çiğdem

Ozguranne dedi ki...

anne kaleminden:
:((( evet...

çiğdem:
çok üzüldüm :( Geçmiş olsun.