20 May 2015

Sanallar ve Gerçekler

Blogu yazmaya ilk başladığım zaman tek bir isteğim vardı. Olması gerekeni, olmasını hayal ettiğimi değil, olanı yazmak. Zamanla bunun sandığımdan çok daha zor olduğunu anladım. Olanı bilmek kolay değil. Bazen akışın içinde öyle bir an var ki, muhteşem. Onu anlatamıyorsun. Ya da bilerek küçültüyorsun. Bazı şeyler canını sıkıyor, es geçiyorsun. Olumlu gördüğünü de, olumsuz gördüğünü de çarpıtıyorsun... Bilmeden.

Bazen de bilerek yapılıyor bu. Zaman imaj çağı. İmaj derken gerçekten image/görüntü olarak da öyle. Instagramdaki fotoğraflar mesela. Az önce filtrelerle ilgili bir makale okurken aklıma geldi. Kadın/çocuk dergilerinde, web sitelerinde gördüğünüz pro insanlarca düzeltilmiş görseller vardır. Anne baba çocuk elele. Çocuk mavi gökyüzüne doğru fırlatılmış gülerken, babası onu yakalamaya çalışır hani... Bir mutluluk, bir yumuşak ışık.... Pırıl pırıl. İnsan okurken, bu fotoğrafların kurgu olduğunu bilir tabi. Gözümüze hoş gözüksün diye koyuyorlar.

Artık sıradan insanlar olarak bizler de dergiye çıkmışcasına fotoğraf verebiliyoruz. O ışıltılı filtreli fotoğraflar bizleri de sanallaştırıyor. Filtresiz fotoğraflar size de çok boş gelmiyor mu? Aynaya bakacağınıza, selfie çekin, bir kaç filtre deneyin. Ne kadar güzeliz, cildimiz pırıl, saçlar parlak. Cilt kötü mü, bas fondöteni. Bütün çirkinlikler kapatılsın, örtülsün. Fondötenle, pudrayla sil yüzünü, Kendine yeni gözler, yeni kaşlar çiz.

Geçenlerde bir belgeselde Zürafa gördüm. Hayvan belgeseli izleyen bir insan değilim, daha önce dikkatimi çekmemiş herhalde. Nasıl çirkin bir hayvan. Dilinin siyah olduğunu biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum. Çünkü Zürafa'yı 1-.çizgi filmlerden 2-çizim kitaplarından 3-Ela'nın legolarındaki zürafadan 4-pelüşlerden tanıyorum. Gerçek Zürafa hakkında hiç bir fikrim yok. Gerçek olanı alıp allayıp pulluyoruz. Kurtlu elmayı alıp parlatıyoruz. Sonra da parlattığımızı gerçek, gerçeği de kötü kopya sanmaya başlıyoruz. Zürafa'nın sorunu kötü ışıkta filtresiz yakalanmış olması. Zürafa'nın selfisini çeksem, biraz airbrush, biraz filtre derken çiçek gibi yaparım. Oh deriz ya, ne güzel Zürafa.

Uygulamalar sağolsun, filtreler sağolsun. Instagram hesaplarına bakın, hep ne güzel, hep şık. Hep bir eğlence, her gün etkinlik. Başkalarını eleştirmek için yazmıyorum. Benimki de farklı değil. Facebook'a bakarsan her gün geziyoruz ve sosyallikten çatlamak üzereyiz. Bir neşe, pür neşe. Sanki dertler yok, sıkıntılar yok. Çocukla oyun oynamayı seviyorum evet, ama bu demek değil ki bazen içimi fenalıklar basmıyor. Kimi çok eğlenceli ortamlarda içime dolan "bitse de gitsek" hissi. Okurlar, takipçiler, arkadaşlar ve "like"lar arasında arada bir içine dolan "ben kimim, burada ne arıyorum" hissi. İsimleri yüzlerle birleştirememek, hikayeleri karıştırmak. Çok kalabalık oldukça özü sürekli kaybetmek.

Demek istediğim... Bloglara, kişilere, hatta en yakınınız olan kişilere bile bakarken, gözünüzde büyütmeyin. Gördüğümüz gerçeğin bir yönü. Karşılaştırma yapmak mutsuzluğa giden en kısa yol.

Hem kurtlu elma da sağlıklı. Organik iyidir.

6 yorum:

Bademle Buduk dedi ki...

zürafaları ben hala çok tatlı buluyorum :)
bazen sosyal medya profilini bildiğimiz birini gerçekte görünce tanıyamıyoruz, olabiliyor :)

anne kaleminden dedi ki...

herkes süper, herkes mutlu, herkes başarılı, herkes sosyal ve eğleniyor :))

Ozguranne dedi ki...

Bademle Buduk :
Evet, illa ki oluyor.

Anne kaleminden:
Evet, biz de öyle gözüküyoruz mutlaka. İnsan bulaşık yıkarken ya da terden bayılacakken ki halini koymuyor:DD

Biranne Doğdu dedi ki...

durumları olduğundan kötü yansıtan bir ben varım zannettim okurken, sonra yok ya ben de geçmişe dönüp facebook profilime bakarken hep aynı şeyi hissediyorum dedim, "ulen bu kadar mutluydum da yıllarca neden terapistlerin kapılarında yattım" Instagramda geberik anne olabilirim lakin facebookta feci sosyal ve mutlu bi insanım. Al sana kişiliğim de bölündü. Hadi bakalım.

Ozguranne dedi ki...

Bir anne dogdu:

Yazida onu da anlatmaya calistim. Olan olayi oldugundan kotu anlattigim da olmus. Olumlu ya da olumsuz yonde carpitiyorsun bilincsizce. Tabi blog facebook instagram farkli ortamlar. Facebook yapisi geregi sosyallik patlamasi. :)

egeninannesi dedi ki...

Ben zürafaları saatlerce izleyebilirim 😄 çok da sevecen bulurum 😄 pek de severim 😃bir zaman sonra beğenmeyeceğim birşey de bulabilirim 😉